ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ İLETİŞİM

03.05.2020

İZLENMESİ GEREKEN İKİ FİLM

Bugünlerde en çok izlediğim televizyon kanallarının başında TRT-2 geliyor. Sanat ve kültür ağırlıklı yayın yapan kanalda her akşam gösterilen filmler ise
harika.
Bunlardan ikisini, sizler için paylaşmak isterim. İsterseniz, bu filmlere bir şekilde ulaşır ve izleme olanağı bulursunuz.
“SAHAF”
Katalan yönetmen İsabel Coixet’in çektiği Sahaf’ta(The Booshop) kitap sevgisi yüceltilirken, bir yandan da tek başına bir kadının topluma karşı verdiği
mücadele anlatılıyor. Filmin baş rollerini Emily Mortimer ve Bill Nighy paylaşıyor.
1950’lerin İngiltere’sinde, Florence Green, eşini kaybetmenin acısını yüreğine gömerek, bir sahil kasabasında, tarihi bir yapıda bir ev kitapçısı açar. Ancak
kasaba halkının önyargılarını ve dar kafalıklarını kırmakta çok zorlanacaktır.
Penelope Fitzgerald’ın aynı romanından uyarlanan filmde, genç kadın, büyük risk alarak girdiği işte başarılı olarak bir süre sonra kasaba halkına ödünç kitap
vererek kitabevini bir kütüphaneye dönüştürür. Yaşamını yoluna koyduğunu düşünen Florence’nin bilmediği gerçekler vardır. Kasabada yaşayan inatçı bir
kadının, tarihi bina ile ilgili başka planları vardır ve kadın, planlarını gerçekleştirmek için her şeyi yapmaya kararlıdır.
“Sahaf”tan şu cümle çok dikkatimi çekti:
“Kitaplar, hayattan daha fazlasını anlatır.”
“ÇAVDAR TARLASINDAKİ ASİ”
İnsanın sevdiği işi yapmasının başarıyı beraberinde getirdiğini anlatan muhteşem bir film de, “Çavdar Tarlasındaki Asi”ydi.(Rebel in the Rye)
Biyografi-dram kategorisinde, ABD yapımı olan filmde, 2. Dünya Savaşı’nda asker olarak geçirdiği dönemi bir türlü aklından çıkarmayı başaramayan,
Nicholos Hoult’un canlandırdığı J. D. Salinger, buna karşın genç ve yetenekli bir yazar adayı olarak dikkati çekmektedir. Kısa öykülerinde yarattığı Holden
Caulfield karakterini bir romana aktarması ve daha çok öykü yazması için Colombia Üniversitesi’ndeki hocası Whit Burnett(Kevin Spacey) sürekli olarak
onu cesaretlendirip yönlendirmektedir. Bir yandan da Oona O’Neill ile yaşadığı aşk ve yazar olarak kimliğini bulma çabası genç adamın, yaşamının en bunalımlı
dönemlerinden birini geçirmesine yol açmaktadır.

“Çavdar Tarlasındaki Asi” filminde, 20. yüzyıl Amerikan Edebiyatı’nın en önemli yapıtlarından “Çavdar Tarlasındaki Çocuklar”ın(Catcher in the Rye) yazılış
süreciyle ilgili fazla bilinmeyen bir öykü anlatılıyor.
Filmde etkilendiğim cümle ise şu:
“Yazarken tüm dünyayı unutuyor ve büyük bir mutluluk duyuyorum.”


Bu yazı 31 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
Röportajlar
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

WHATSAPP HATTI

0 533 792 29 72

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir

MAİL ATIN

bilgi@balikesiryenihaber.com
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans