ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ İLETİŞİM

04.05.2020

ŞİMDİ SİYASET ZAMANI DEĞİL!

Popülistler, seçkin karşıtı olmanın yanı sıra her zaman çoğulculuk karşıtıdır. Onlar, kendilerinin ve yalnızca kendilerinin halkı temsil ettiğine inanır.
Popülist yöneticiler, halkın bir bölümünün halk olduğunu iddia ederek; sadece kendisinin bu halk ile esaslı biçimde özdeşleştiğini veya sadece kendisinin bu gerçek ve doğru halkı temsil ettiğini ileri sürer. İktidara geldiklerinde meşru muhalefeti tanımazlar. Her ne kadar halk iradesinin demokratik temsilini savunuyor görünseler de, asıl olarak ‘gerçek halk’ın sembolik temsiline yaslanırlar.
Tıpkı bugünlerde olduğu, bugünlerde söylendiği gibi; şimdi siyaset zamanı değil…
İster Wuhan’da bir laboratuarda üretilmiş olsun, isterse doğal yollardan yayılmış olan bir virüs olsun. Sonuç değişmiyor. Bütün dünya koronavirüsle baş etmenin yollarını arıyor.
Öncelikle salgının yayılımını önlemek, salgına yakalananları tedavi ederek, en az can kaybıyla bu süreci atlatmak istiyor. Bunu yaparken de bugüne kadar görülmemiş izolasyon önlemleri alıyor. Bu izolasyon önlemleri günlük yaşamı, ekonomik hayatı derinden etkiliyor; sokağa çıkışlar kısıtlanıyor, işyerleri kapanıyor, üretim durma noktasına geliyor ve çalışanlar işini kaybediyor. Geçimini çalışarak sağlayanlar günlük yaşamını sürdüremez hale geliyor. Etkilenen yaşamı kolaylaştırmak için de ülkeler ekonomik gelişmişlik düzeylerine göre ekonomik tedbirler kapsamında paketler açıklanıyor (açıklanan paketlerin yeterliliğine, ihtiyacı olanların kaçta kaçına ulaştığına girmiyorum bile). İhtiyaç sahibi vatandaşlarına sosyal yardımlar ulaştırılmaya çalışılıyor.
Bugüne kadar vatandaşa yapılan sosyal yardımların merkezi yönetim mi, yerel yönetim mi, kimin yapıldığına bakılmadı. Merkezi yönetimlerde, yerel yönetimlerde yetkileri ve imkanları dahilinde bu yardımları yaptı. Sorun olmadı, tartışılmadı, gündem bile olmadı.
Ne zamana kadar? Koronavirüse gelinceye kadar.
Hani sıkça kullanılan; hiçbir şey korona öncesi gibi olmayacak, korona öncesi ve korona sonrası değerlendirmesinde olduğu gibi!
Bugünkü devlet ahalisi kendileri dışında seçilecek olanların sosyal yardımları ortadan kaldıracağını iddia etti. Halk bu iddiaya inanmadı özellikle 11 büyükşehir de muhalefete görev verdi. Muhalefet belediyeleri iddiaların aksine halka ulaştı, sosyal yardımları ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı; iktidarın elindeki en büyük ‘sosyal yardım’ kozunu aldı.
Vatandaşına yardım yapan yerel yönetimler FETÖ’cü, PKK’lı olmakla suçlandı. Yerel yönetimlerin yardım yapmaları ‘Devlet içinde devlet’ olmakla suçlandı. Yani halkın seçtiği yerel yönetimler, kendilerini seçenler zora düştüğünde, yardıma ihtiyaç duyar hale geldiğinde, yardım yapmak suçlamaya dönüştü, belediye başkanları hakkında soruşturmalar açıldı.
Ve merkezi yönetimin ilçe ve illerde çeşitli adlar altında oluşturduğu kurullar aracılığıyla yardımları yaparken siyaset yapmıyormuş; bu sizlere cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından gönderildi denmiyormuş, cumhurbaşkanı aynı zamanda bir partinin genel başkanı, bir siyasetçi değilmiş, yapılan da siyaset değilmiş gibi…
Halk tarafından doğrudan seçilen belediye başkanlarının yardım yapmaları devlet kuvvetiyle engelleniyor ve hep bir ağızdan haykırıyorlar; şimdi siyaset zamanı değil. Siyaset yapmayın.
Peki kim yapsın siyaseti? Partili cumhurbaşkanı…
Maske takmayı zorunlu hale getirip, vatandaşına 45 gündür maske ulaştıramayan devlet yönetiminin yardıma ihtiyacı olan vatandaşa yardım ulaştırması beklenebilir mi, elbette beklenemez. Çünkü her gün, her yerden yardım talepleri çığ gibi yükseliyor.
Dil, din, ırk, cinsiyet, coğrafya farkı gözetmeksizin insanlığın belası haline gelen virüse karşı topyekün mücadele edilmesi gerekirken; virüsle mücadeleyi en büyük siyaset malzemesi haline getiren yönetenler, siyasi rakiplerine şimdi siyaset zamanı değil diyor.
İktidar alternatifi olması gereken muhalefet mi? En çok eleştirdikleri cumhurbaşkanından siyaset yapmamasını, herkesi etrafında toplamasını istiyorlar! Yönetim sistemi değişmemiş, cumhurbaşkanı aynı zamanda bir partinin genel başkanı değilmiş ve partisinden başka kimseyi düşünmeyecekmiş gibi!
Popülist yöneticiler; kutuplaştırmaya ve insanları son büyük savaş olarak tahayyül edilen bir karşılaşmaya hazırlamaya devam ederler. Siyasal çatışmayı olabildiğince ahlakileştirmeye çalışırlar.
‘’Arkadaşlarım-taraftarlarım için her şey, düşmanlarım için kanunlar’’ diyen ‘’ayrıcalıklı hukuk’’ gücünü demokrasi adı altında kitleleri afyonlamayı sürdürürler.

 


Bu yazı 28 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
Röportajlar
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

WHATSAPP HATTI

0 533 792 29 72

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir

MAİL ATIN

bilgi@balikesiryenihaber.com
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans