ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR VATANDAŞ DİYOR Kİ KURULUŞ İLETİŞİM

07.05.2020

O GÜNLERİN ANKARASI-1920 (2)

Hüsrev Gerede anılarında anlatmaktadır ;( Önal, 147 -155) 18 aralık 1919’da Ankara’ya gitmek için Kayseri’ye doğru yola çıktıklarında kar yağmaktadır. 19 Aralık’ta Şarkışla’dan sonra Kayseri yönünde giderken altlarındaki araba, Kafkas Cephesi’nden beri kullandıkları Mercedes, kötü yollarda devamlı arıza yapmaktadır. Akşam Kayseri’de Mustafa Kemal Paşa ile buluşurlar. Onun da arabası sürekli arıza yapmıştır. Kar, fırtına ve soğuk vardır. 26 Aralık’ta Ankara’ya 70 km. uzaklıktaki Bünyam köyünde gecelemeyi planlarlar. 100 km uzaklıktaki Köprüköy ile Bünyam köyü arasında çamura saplanırlar.
Mazhar Bey ve Rauf Bey dört saat yürüyerek Bünyam köyüne varabilirler ve orada daha önce gelen Mustafa Kemal’le saat 01.30’da buluşabilirler.
Köye 15 dakika kala Hüsrev Gerede’nin arabası ikinci kez çamura saplanır ve geceyi arabada geçirir.27 Aralık’ta Bünyam’dan yola çıkılır. Ankara uzaktan harap bir kasaba görünümündedir.
Kentte Ali Fuat (Cebesoy) Paşa’nın onlar için çok iyi hazırlattığı Ziraat Okulu’na gelirler ve oraya yerleşirler.
Yozgat ve Zile-Aslıhan isyanlarının bastırılmasından sonra Mustafa Kemal Paşa’dan, ayrılışından yedi ay sonra, “Ankara’ya dön” emrini alan Kılıç Ali ise anılarında şöyle anlatıyor (Turgut, 121);”Paşa’nın karargah kurduğu Ankara tren istasyonunda müdür lojmanını Cevat Abbas ,Hüsrev ve dayızadem Muzaffer yatakhane olarak kullanıyordu. Ambarın üzerindeki kilitten başka içinde hiç bir şeyin kalmamış bölümlerinden sonuncusunu yatak odasi haline getirdim..” Gece yatmadan önce yaptıkları konuşma sırasında Hüsrev Bey “Sen hiç değilse düşmanlarını biliyordun. Bizler , iyilikle , kötülüğün nereden ve kimden geleceğinin bilinmezliği içindeydik. Hala da öyle” diyordu.
Bir vatan kurtarmak için yola çıkanların ordusu, örgütü , silahı ve bunları sağlayacağı parası yoktu.
Gurubun mali işlerinden sorumlu ve muhasebe kayıtlarını tutan Mazhar Müfit, Ankara’ya geldiklerinde “Ekmekçiye verecek paramız bile yoktu” diyor “kasada sadece 48 kuruş vardı”. Şeker pahalıdır. Gurupta herkes kendi şekerini kendi satın almaktadır. Bazen kahve şekersiz içilmektedir.
Ankara Müftüsu Rifat ( Börekçi) Efendi onları ziyarete geldiğinde ikram etmek için çay, sigara ve şeker yoktur. Müftü Efendi “sıkıntıda olduğunuzu duyduk. Ankara halkının topladığı 1000 lirayı getirdim” dediğinde inanamazlar. Mustafa Kemal’in Ankara’yı kuracağı devletin merkezi olarak seçmesinin nedeni kentin stratejik bir noktada olmasıdır. Ve Halkının Mustafa Kemal’e olan inancı ve güvenidir.
Büyük Millet Meclisi’nın toplanacağı uygun bir bina yoktur. Ittihat ve Terakki’nin parti merkez binası olarak inşaatına başlanmış , yarım kalmış ve sonradan Numune Mektebi’ne dönüştürülmüş bina ilk meclis binası olarak seçilmiştir. Bir odasını Fransiz işgal müfrezesi komutanı kullanmaktadır. O binadan çıkartılıyor ve binanın çatısı Ulucanlarda yapılacak bir okul için getirilmiş kiremitlerle kaplanıyor. Bina kullanılabilir duruma getiriliyor. Başkanlık kürsüsü derme – çatma düzenleniyor. İşte
1920’nin 23 Nisan’ında açılan meclisin çalışacağı bina budur.


Bu yazı 77 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans