ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

28.05.2020

ÖNCE HAYAL KURMALI (1)

Fakirlikten kurtulup, refaha ulaşmanın yolu nedir? Önce hayal kuralım. Şans oyunları, milyonda bir bile değil. Define (gömü) bulmak o da olamaz. Ya nasıl olacak? Çok çalışmakla diyorsanız, herkes, her çocuk çok çalışıyor. Her yaş gurubundan bir buçuk milyon genç yetişiyor. Bunların büyük çoğunluğunun fakir aile çocukları olduğu biliniyor. Bu çocuklar ne yapmalı, nasıl yapmalı da kurtulup, daha iyi yaşam koşullarına ulaşma hayali kurmaya kalkışsınlar.
Eğitim-öğretim, alt gelir sınıfından orta ve üst sınıflara geçmenin en bilinen yoludur. Kaliteli bir eğitim alan, iyi zekalı pek çok gencimiz, daha iyi yaşam standartlarına kavuştular.
Yakın çevremize bile bakarsak böyle pek çok örnek vardır.
İşte burada milli eğitim politikaları çok önem kazanmaktadır.
Demokrasinin gereği iktidar olan siyasi partinin eğitim politikalarını iyi takip etmek gerekir. Ona göre oy vermeliyiz. Şu anki iktidar partisi ülkeyi on sekiz yıldır tek başına yönetiyor. Her istediği değişikliği yapabilme, istediği yasayı çıkarma gücü vardır.
AKP 2002- 2020 arası iktidarında altı Milli Eğitim Bakanı ile çalıştı. Her bakan bir öncekinin yaptıklarını eleştirerek, yeni uygulamalar başlattı. Her bakan sınav sistemini değiştirdi.
Öğrencilerin, velilerin şaşkınlıktan başı döndü. Buradan şu çıkıyor.
Demek ki, AKP'nin bir eğitim politikası yokmuş. Eğitim işleri yap-boz yöntemi ile yürütülüyor. Tek başardıkları, dönemlerinde dini eğitim veren okul ve öğrenci sayıları hızla arttı.
11-Nisan-2012'de kabul edilen İlköğretim ve Eğitim kanunu ile 4+4+4 sistemini getirmek için ısrarla çabaladılar. Halkımız bu çabanın nedenini tam anladı mı bilmiyorum. Sırf bu sistemle kafalarındaki proje için ilköğretime başlama yaşı 7 iken 6'ya düşürüldü. Oysa çok yıllar önce 6 yaşında ilkokula başlama
denemesi yapılmıştı. Sonuçta başarısız olduğu görüldüğü için uygulamadan kaldırıldı. Böyle bir deneme varken neden ısrar edildi. Altı yaşındaki çocuğun daha el, kol kasları, fiziki yapısı ve zeka gelişimi tam olmadığı için çocuklar okuldan soğudu, bıktı, erken yoruldular. Çok çocuk ara sınıflarda yıl kaybetti, üzüldüler.
Neden altı yaşa çekme çabası ve illa 4+4+4 sistemi isteniyordu.
1- Altı yaş 1. Sınıf, yedi yaş 2. Sınıf, sekiz yaş 3. Sınıf, dokuz yaş 4. Sınıf. İlkokul bitti. Çocuğunu hafız yapmak isteyenler varmış.
(Hafızlık için en uygun yaşlar 9-10-11-12 yaşları imiş)
2-Kız çocuklarını dokuz yaşından sonra okula göndermek istemeyen aileler varmış.
3- Sekiz yıllık zorunlu eğitim varken, ilköğretimi bitiren on beş yaş civarındaki çocuklar dini eğitim yapan imam hatip liselerine gitmek istemiyorlarmış. Dokuz on yaşındaki çocuklar
öğretmenlerinin ve velilerinin yönlendirmesine direnemeyip bu okulların orta kısmına kaydı yapılabilirmiş.
Bu yaklaşım ideolojiktir, siyasidir. Toplumun ihtiyaç duyduğu bazı isteklere, demokratik zeminde çözüm bulunurdu. Çocuğunu hafız yapmak isteyen ailelere (yüzde bir bile çıkmaz) özel izinle fırsat tanınabilirdi. Kız çocuklarımıza, yarınların anne adayı olarak daha çok eğitim verilmelidir. Okullar toplumun ihtiyacına
göre açılmalıdır. İhtiyaçtan çok okul açmak, bu okullara gereğinden fazla öğrenci almak ülkemizi genel çıkarlarına uymaz.
2012'den bu yana uygulanan sistem yazının başında sözünü ettiğimiz hayalleri kurduracak sonuçlar vermemektedir. Fakir
halk çocuklarına yeni fırsatlar yaratmamıştır. Ataması yapılmıyor, iş bulma olanakları sıkıntılı, okutup da ne olacak diye düşünen veliler artmıştır. Fakir ailelerin çocuklarına vasıflı ve
vasıfsız işçilik ile ara eleman olma ya da işsiz kalma şansından başka yol bırakılmamıştır. Birçok meslek okulları ve parasız yatılı
kapıları kapanmıştır.

Bu yazı 454 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans