ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ İLETİŞİM

17.06.2020

Yeni normal hayat-siyaset

Son dönemin en çok kullanılan cümlesi ‘yeni normal' yaşam yani, maske, sosyal mesafe ve temizlik-hijyene azami dikkat edilecek bir yaşama düzeni. Olmazsa olmazlar bunlar. Ama maskeyle yaşamak biraz zorlayıcı olsa gerek ki; maske takanların çok yüksek kısmı uzman önerilerinin aksine. Maskelerin önemli kısmı istenen standartların dışında yetmedi takanlarda kurallara uygun takmıyor. Kimisi burnunu açıkta bırakıyor, kimisi da ağırlıklı olarak çenesinin altında tutuyor. O değiştirme sıklıklarına kim dikkat ediyor o hiç belli değil.
Esas konumuz siyasetin yeni normali, yani…
LİYAAKAT MI, İTAAT Mİ?
Kesinlikle itaat! Siyasetin her kademesinde görev yapan ve aday olan son Başbakan Binali Yıldırım ‘itaat et rahat et' ben böyle yapıyorum demedi mi… Onu duyan siyaset tayfası da itaat ediyor üçer, dörder koltukları kapıyor, bol sıfırlı maaşlar hesaba yatıyor.
Tabi hep diyoruz ya, şaşıranlara şaşırıyoruz diye. Hakkaten şaşıranlar gerçekten mi şaşırıyor yoksa şaşırıyor muş gibi mi yapıyor anlaşılabilmiş değil.
Yine uzun zamandan beri ülke insanımızla ilgili bir tespitlerimiz, insanımızın çok önemli bir kısmı bu torpilli atamaları, görevlerde zenginleşmeyi yani yolsuzlukları çok kusur olarak görmüyor. Çoğunun iç dünyasında; ben olsam bende yaparım, benim imkanım olsa bende kendim, çevrem ve çıkarlarım için kullanırım düşüncesi hakim.
Kısacası herkes; SIRA BANA NE ZAMAN GELECEK BEKLENTİSİ İÇİNDE
Erdoğan iktidara geldiğinde kendilerine yönelik partili kadrolaşma eleştirileri karşısında bunun siyasi yetkiyi kötüye kullanmak, haksızlıklara göz yummak, hak etmeyenlerin siyasetin tavassutuyla hak edenlerin yerine geldiğini, iktidarlarında bunların ortadan kaldırılacağını. İktidarlarında siyasi torpille, siyasetin tavassutuyla değil, hak edenin hakkını alabildiği, liyakate bağlı olarak görevlendirmelerin, atamaların yapılacağını söylemedi ki!
Ne dedi. Bizden önce siyasi kadrolaşmalar olmadı mı? Bizden öncekiler nasıl kadrolaştıysa elbette bizde kendi kadrolaşmamızı yapacağız, bizim tabanımız da yıllardır bu günleri bekledi şimdi sıra bizde dedi.
Ha ölçüyü kaçırdı bu kadar da olmaz diyorsanız, bir ölçü vermedi ki! Sıra bizde dedi.
Ve sırayı istediği gibi hoyratça, ölçüsüzce kullanıyor.
Son tartışma Milli güreşçi, eski AKP milletvekili, bakan yardımcısı, cumhurbaşkanı danışmanı Hamza Yerlikaya'nın Vakfbank yönetim kuruluna atanmasıyla gündem oldu. Son atamayla birlikte Vakıfbank Yönetim Kurulunun 11 üyesinin 8'i eski bakan, milletvekili ve partili cumhurbaşkanı Erdoğan'a sadakatle bağlı en yakınları.
Ziraat Bankası ve Halkbank dahil diğer kamu kurum ve kuruluşlarında durum farklı değil. Liyakat ve eğitim aranan öncelikli şart hiç değil, öncelikli aranan şart itaat ve partililik.
Her yönetimde yönetime yakınlıkların görev almada payı olabilir ama bu düzeyde nepotizmin belirleyici olduğu bir dönem görülmüş değildir. Kadrolaşmada ölçünün olmadığı gibi nepotizmin de ölçüsü öyle bir kaçmış durumdaki, ailenin yakınları TÜİK gibi en önemli kurumların başına gelmesiyle başta enflasyon ve işsizlikle ilgili açıklanan rakamlar olmak üzere açıklanan verilerin hiçbir inandırıcılığı ve değeri yok.
Nepotizm: Akraba ve yakınların ayrımcılık içeren alımlar bir kimsenin beceri, kabiliyet veya eğitim düzeyine bakılmaksızın istihdam edilmesidir.
Kronizm: Görülen kayırmacılıklarda tanıdık, eş-dost kayırmacılığı…
Patronaj: Siyasal ve dinsel kayırmacılık…
Klientelizm: İktidara ve seçmen kesimlerine yönelik kayırmacılık…
Bütün bu literatürleri aşan bir şekilde itaate dayalı kayırmacılık her görevde başat rol oynamaktadır.
Herkes sırasını bekler durumda; acaba bana sıra gelir mi, gelirse ne zaman gelir bekleyişi içinde…
 
 
 
 
 

Bu yazı 59 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
Röportajlar
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

WHATSAPP HATTI

0 533 792 29 72

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir

MAİL ATIN

bilgi@balikesiryenihaber.com
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans