ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

19.06.2020

KISA KISA (2)

ÇOCUĞUM


   İçinde bulunduğumuz salgın günlerinde daha iyi anladık ki doktorluk saygın bir meslektir. Başta doktorlarımıza ve sağlık çalışanlarımıza saygımız, sevgimiz daha bir arttı.
   Son yıllarda hastanelerdeki doktorlara ‘'hocam'' diye seslenildiğini duyuyoruz.
   İlköğretimde ‘'öğretmenim'' diyen çocuklar, daha ortaokula geçince ‘'hocam'' demeye başlıyorlar. Lise ve üniversitelerde de bu seslenme yerleşmiş oldu.         Camideki görevliye hoca denmesi uygundur. Okuldaki görevlinin adı öğretmen olmalıdır. Doktorun ne güzel, ne saygın bir meslek adı varken hocam denilmesi Türk dilinin zayıflamasının sebebi sayarız. Doktora doktor, mühendise mühendis, subaya subay, avukata avukat, mimara mimar vb.
denilmesi uygundur. Haydi tıp fakültesindeki öğretim elemanlarına hocam denilmesi neyse de, hastanedeki doktora hocam denilmesi
kabul edilemez. Ben doktor olsam kabul etmem.
   Artık herkes birbirine ‘'hocam'' demeye başladı. Pazardaki satıcı bile ‘'buyur hocam'' diyor. Ben de ‘'neden bana hocam dediniz?''
diye sordum. ‘'Müşteriye saygıdan''diye yanıt verdi. Gördünüz mü iş nereye vardı. Dilimizde her cinsiyete ve yaşa uygun seslenme sözleri vardır. Onları kullanmayıp ‘'hocam''deniyor. Yanlış olan budur.

   İşte bu dinci bir zemin, dinci bir iklim yaratma sonucudur.
   Dincilik muteber, saygın; diğer sosyal konumlar önemli değil gibi bir algı oluşturmaktır. Bu algı değişmelidir.
****

TAZİYE ÇADIRI
   Terör belası yüzünden şehit gelmeyen köy, mahalle, kasaba kalmadı. Şehitlerimiz için yapılan devlet töreninde hemen üç çadır kuruluyor. Acılı ailelere taziye sunuluyor. (acılar paylaşılıp başsağlığı dileniyor) Bu çadırlara da taziye çadırı deniyor. Bizim köylerimizde, kasabalarımızda böyle bir uygulama hiç görülmedi. Bizde çadır kültürü yoktur. Orta Asya'da, göçebe topluluklarda vardı diyenler çıkabilir. Yerleşik düzene geçenler çadıra ihtiyaç duymadılar. Çadır yaşamımızdan kalktı.           Fakat Arap kültüründe çadır vardır. Bazı Arap liderler gittikleri ülkelere çadırla giderlerdi. Paris'e çadır kuran Arap Devlet Başkanları'nı biliriz.
   Taziyeye gidenler acılı ailelerin evine, bahçesine yer hazırlanır.
   Üzüntülerini, baş sağlığı dileklerini buralarda sunabilirler. Türkler Müslüman'dır, fakat Arap değildir. İslam'ı kabul edenler Arap olmak zorunda değillerdir. Her milletten insan Müslüman olabilir.
   Taziye çadırı ve bazı parti mitinglerinde meydanlara kurulan, neye yaradığını bilmediğim çadırların halkın gözünü çadıra alıştırmak için, çadır kültürünü yerleştirmek için, Araplaştırmak için yapıldığını düşünmekteyim.
   Ulusal karakterimizi, milli geleneklerimizi yaşatmak, Türk gibi kalmaya çalışmak görevimiz olmalıdır.

Bu yazı 324 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans