Coğrafi yapımız, her ülkeyle irtibatlandırıyor bizleri.
Vatanımızın üç tarafında deniz egemenliğimiz var.
Konum, çevremizde ne oluyor ne bitiyor bilmemizi gerektiriyor.
Bu yönüyle Türkiye'nin önemi günümüzde daha da artmaktadır.
Ortadoğu'da, Rusya'da yoğunlaşan çatışmalar doğrudan Türk devletini ilgilendiriyor.
Başka milletlerin varlığını hiçe sayarak, onları sömürmeye ve yok etmeye çalışan devletler de var.
Bunun için binbir türlü yollar deniyorlar.
Şartlara ve ortama göre yöntemler geliştiriyorlar. Hatta dost görüntüsü algılar oluşturabiliyorlar.
En tehlikesi sloganlaştırılmış akıl kalıplarıdır. “Yav ne dış gücüymüş” “Dünyanın bir ucundan kalkıp da bizi nasıl etkileyeceklermiş” “Ben, Yunan da gelse ibadetimi yaparım.” gibi söylemler ülke insanını uyuşturmak ve pasivize etme yöntemlerindendir.
Son kırk yıldır hiçbir ülke bizim gibi sistematik bir terörizmle karşı karşıya kalmadı.
Etnik cehrelerini, dinî reflekslerini ve mezhepçiliğe dayalı eylemlerini ön plana çıkaranların neredeyse çoğunluğunun beyni dolaylı olarak kötü niyetli ülkelerin ajanları tarafından elde edilmiştir.
Kahraman ordumuzda askerliğini yapmış, savaşlarda şehit olmuş bu toprakların aslî unsurları arasına; doğulu batılı, yerli göçmen, dıştan gelme gibi birçok ayrımcılığa zemin hazırlayan söylemler üretmek tehlikelidir.
Kimlik ve kişilik zafiyeti olanlar için bu sözlerin; onları ruhen tatmin edici bir yönü olsa da kavramlaştığı andan itibaren, ülkemizin birlik ve beraberliğini bozacak niteliğe bürünebilir
Soylu Türk bayrağı dururken ellerinde yabancı bayraklarla bölücü söylemler peşinde koşanlara geçmişte şahit olduk.
Bunun için inanç özgürlüğü ve insanın temel hakları önemlidir.
Bunun için bilinçli toplum önemlidir.
Bunun için birlik ve beraberlin önemini okul öncesi eğitimden itibaren anlatmak önemlidir.
Bunun için gerçek demokrasi önemlidir.
.