Milli mücadele yıllarında Atatürk Sivas'ı en güvenilir yer olarak tanımlamıştır. Tutuklanması için söylentilerin yayıldığı bir ortamda Sivaslılar, Atatürk'ü bağrına basmışlardır.
Atatürk, Sivas'a gelişini Nutuk'ta şöyle anlatır:” Sivas şehrine gelirken, caddenin iki tarafı büyük bir kalabalıkla dolmuş, askeri birlikler tören düzenini almış bulunuyordu. Otomobillerden indik. Yürüyerek askeri ve halkı selamladım. Bu manzara Sivas'ın Saygıdeğer halkının ve Sivas'ta bulunan kahraman subay ve askerlerimizin bana ne kadar bağlı ve sevgi dolu olduğunu gösteren canlı bir tanıktı.”
Sivas kongresi başladığında yurdun çeşitli yörelerinden gelen delegeler, ülkenin kaderi ile ilgili çeşitli yorumlar yapıyorlardı.
Bunlar arasında Amerika'nın güdümünü savunanlar vardı.
Hatta mandayı tek kurtuluş çaresi olarak görüyorlar, görüşlerini başkalarına benimsetmek için de büyük bir çaba gösteriyorlardı
O tarihte Sivas'ta bulunan Amerikalı gazeteci Mister Brown da manda fikrinin kurtuluş için tek yol olduğu konusunda çeşitli yöntemler kullanarak halkı, delegeleri ikna etmeye çalışıyordu.
Manda aleyhine konuşanlar da vardı. Bunlardan biri Bursa delegesi Ahmet Nuri Bey'dir. Konuşmasında “Kendimizi bütün bütün aciz ve meskenet içinde görerek, bizi kurtarın diye şuna buna yalvarmak gibi bir zillete bir millet tahammül edemez.” diyerek Manda aleyhine konuşma yapar.
1919 tarihinde 8/9 Eylül'de yapılan toplantı sonrası Atatürk'ün odasında gazeteci-sunucu Orhan Boran'ının babası Balıkesirli Askerî tıp öğrencisi Hikmet (Boran) da vardı.
Savaştepe doğumlu Hikmet Boran Manda karşıtı olarak Atatürk'e hitaben “Paşam, delegesi bulunduğum tıbbiyeliler beni, buraya istiklâl davamızı başarmak yolundaki mesaiyeye katılmak üzere gönderdiler. Mandayı kabul edemem. Eğer kabul edecek olanlar varsa, bunlar her kim olursa olsun şiddetle ret ve takbih ederiz. Farzı muhal manda fikrini siz kabul ederseniz sizi de reddeder, Mustafa Kemal'i vatan kurtaran değil, vatan batırıcısı olarak adlandırır ve tel'in ederiz. ”der.
Atatürk, Hikmet Boran'ın bu sözlerinden memnun olur ve ona “..Müsterih ol Gençlikle iftihar ediyorum ve gençliğe güveniyorum. Biz, azınlıkta kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez: Ya ölüm ya istiklâl”
Hikmet Boran ve arkadaşları, İngilizlerin İstanbul'u işgal ettiğinde de şimdiki adı Sağlık Birimleri Üniversitesi olan binanın iki kulesi arasına büyük bir Türk bayrağını asarak İngilizlerin işgaline başkaldırmışlardır.
Ülkemizin yetiştirdiği vatanseverlerin büstlerinin bulunduğu bir tarih yolu projesi hazırlanarak hayata geçirilmelidir.