ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

01.07.2020

KISA KISA (3)

POŞET


Naylon (plastik), yaşamın her alanına girdi. Marketlerde, pazarlarda, dükkanlarda poşet kullanımı yaygınlaştı. Bulundurma, kullanım ve taşıma kolaylığı sağladığı da doğrudur. Geri dönüşümüsağlanamadığı için yüzde 99'u çöpe atılmaktadır. Çöplükler, yakın çevreleri, köy ve kasaba civarları, yollar, piknik yerleri rüzgarın da savurması ile her yer atık poşet doludur. Bu durum hem çevre
hem de görüntü kirliliği yaratmaktadır.
Daha kötüsü bir poşet karada 800 yılda, denizlerde 400 yılda yok oluyormuş. Yakılma ile yok etmeye kalkılsa havayı kirletiyor.
Saptanacak zorunlu ambalajlar dışında naylon yaşamımızdan çıkarılmalıdır. Hele poşet kullanımı tamamen yasaklanmalıdır.
Dünyamız yaşanılmaz hale gelmeden, hemen önlem alınmalıdır.
Poşetin paralı hale getirildiği 2019 yılbaşından bu yana marketlerden aldıklarımızı, edindiğimiz ince bez torba ile taşır olduk. Paralı satılması caydırıcı bir önlem olabilir. Ancak parasının devlet bütçesine gidiyor olması hiç içimize sinmedi. Bari Kızılay ve benzeri bir yardım kurumuna verilmiş olsa vatandaşı bu derece rahatsız etmeyecek.
Devlet poşet parasına mı kaldı diyor pek çok insan.
****

DEVRİM GİBİ
Ekonomi ile ilgili birçok paket açıklandı.
Doğu ve Güneydoğu ile ilişkin, bölgesel sorunları çözeceği
söylenen sayısız programlar sunuldu.
Milli Eğitimde, sınav sistemi ilişkin pek çok paket dile getirildi.
Her paket açıklanırken ‘'devrim gibi bir paket ‘' denildi. Sırf
kamuoyuna kabul ettirebilmek için böyle söylendi. Bu paketlerin
hangi derde derman olup- olmadığı üzerinde duracak değilim.
Sonuçlarını herkes biliyor.
‘'Herkül gibi kuvvetli'', ‘'cennet gibi doğa ‘', ‘'ay parçası gibi
güzel ‘' benzetmelerinde olduğu gibi, anlatımı güçlendirmek amacı
vardır.
Mademki ‘'devrim gibi'' diyorsunuz, o zaman devrim en ideali
demektir. Devrim yapın da bir derde deva olur belki. Devrimi,
devrimciler yapar. Devrimciler en doğrusunu, en idealini yapmış
olurlar. Hem devrim karşıtı, devrimci düşmanı olacaksınız, hem de
hazırlanan bir programa ‘'devrim gibi'' benzetmesi yaparak
halktan destek arayacaksınız.
İşte bu tutarsızlıktır, iki yüzlülüktür.
****

ANAYASA MAHKEMESİNE İPTAL DAVASI AÇMA YETKİSİ
Yıllardır siyaset ortamında bazı kavramlar kasıtlı olarak istismar edilir, zihinlerde kargaşa yaratılmak istenir.
Çok partili demokratik parlamenter sistemde eşit koşullarda seçimler yapılırdı. Sonuçta halkın iradesi belirlenirdi. En çok oy alan parti başkanı hükümeti kurar iktidar partisi olurdu. İkinci parti de ana muhalefet partisidir. Diğer partilere de muhalefet partileri denirdi.
2017'de yapılan Anayasa değişikliği ile 24 haziran 2018 tarihinde yapılan seçimlerden bu yana Cumhurbaşkanlığı Hükümet
Sistemi'ne geçildi. Hükümeti artık partili Cumhurbaşkanı kuruyor.
İster bugünkü sistemde olsun, ister parlamenter sistemde olsun anayasamızın 150 inci maddesi ile ‘'Anayasa Mahkemesi'nde iptal davası açma'' yetkisini, Cumhurbaşkanı'na ve iki büyük partiye tanımış. Birinci parti iktidar partisi olduğuna göre, yasayı iktidar partisi meclis çoğunluğu ile çıkarır. Kabul edilen yasa anayasaya aykırı olduğu iddiası ile yüce mahkemeye kim gidecektir. Doğal olarak ana muhalefet partisi gider.
Anayasanın tanıdığı bu görev ortada iken, birileri kalkıyor ‘'bu CHP de Anayasa Mahkemesi'nin kapısından hiç ayrılmıyor'' diye konuşuyor, alay ediyor. Elbette, görevini yapıyor. Sen düzgün yasa yap, anayasaya uygun yasa çıkart, onlar da iptal davası açmasın.
Çok polemik yapılan bir konudur. Umarım bu tür polemiklerle halkı yanıltma yolundan çıkılır diye düşünüyorum.

Bu yazı 313 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans