ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

15.07.2020

OSMANLICILIK

   Türk'ler, tarihin belirlediği en eski uluslarındandır. Asya'da Çin ne kadar varsa, İran ne kadar varsa, biz de o kadar varız. Birçok devlet kurduk, yıktık. Fakat hiçbir zaman devletsiz kalmadık.
   Yeniden yeni devletler kurduk. Hep bağımsız yaşamayı başardık.
   Göktürk Devleti de bizim, Uygur Devleti de bizim, Büyük Selçuklu Devleti de bizim, Anadolu Selçuklu Devleti de bizimdir.
   Osmanlı Devleti bizimdir ve geçmişimizdir. Geçmişimize sahip çıkmalıyız. Osmanlı'nın mirasına da borcuna da sahip çıktık.
****
   O çağlarda dünyada ulus kavramı oluşmamıştı. Ulus devletler yoktu. Kral, şah, padişahların yönettiği büyük imparatorluk devletleri vardı. Askeri gücü fazla olan büyük topraklara sahip olabiliyordu.
   Ortaçağın derebeylik yönetimleri birleşerek, en büyük ve en güçlü derebeyinin liderliğini kabul ederek devletler kurdular. En güçlü derebeyi kral, şah padişah oldu.        Devletini büyüttü. Güçlü hale geldiler.
   Tarihte böyle pek çok imparatorluk var olmuştur. Çin, Moğol, Pers, Hun, Arap, Büyük İskender, Roma, Bizans, Büyük Britanya, Germen, Rus, Selçuklu, Osmanlı İmparatorlukları geniş topraklarda uzun yıllar yaşadı. Güçlü orduları ve devlet düzenleri vardı.

    Zaman içinde gerek kötü yönetimler, gerekse içinde bulunan şartlar (konjonktür) bu büyük devletlerin de yıkıldığını ve tarih sahnesinden çekildiklerini bize göstermiştir.
    Yaklaşık altı yüz yıl hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu 36 padişah tarafından yönetilmiştir. Bu padişahların bazıları, dönemlerinde başarılı yönetim becerisi göstermiştir.      Bazı padişahlar ise, kötü yönetimleri ve gelişen iç ve dış koşullar yüzünden önce duraklama, sonra gerileme dönemleri yaşanmıştır.
Avrupa'da İngiliz Devrimi ile krallığın (monarşinin) yetkileri sınırlanırken, 1789 Fransız Devrimi ile demokrasinin temelleri atılmıştır. İmparatorluklar yerine ulus devletlerin kurulması fikri kabul görmüştür. Artık her millet kendi ulus devletlerini kurmaya başlamıştır.
   Osmanlı Devleti işte bu yıllarda elindeki topraklarını kaybederek sona doğru giderken Mustafa Kemal Paşa kendi milli (ulus) devletini kurma zorunluluğu görmüştür. Bu başarılmış ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur. Ulusçu (milliyetçi) olanlar Osmanlıcı ve ümmetçi olamazlar. Hem milliyetçi hem ümmetçi olduğunu sananlar önce kendilerini kandırıyor demektir. Çünkü ulus kavramı kendi milletini, kendi sınırları içini kapsar. Ümmet kavramı ise, imparatorluk kavramı gibi birçok ırkı
ve ulusu içine alır. Bu nedenle hem milliyetçi hem ümmetçi olunmaz. Milliyetçiyim diyen önce Atatürkçü olmalıdır. Bizde ve başka ülkelerde milliyetçilik 1900'lü yıllarda başladı. Milliyetcilik Atatürk'le anlam kazandı.

   Avrupa'nın güçlenen devletleri Osmanlı Devleti'ni küçümseyerek ‘'hasta adam'' demeye başladılar. Nihayet 1. Dünya Savaşı sonunda Mondros ve Sevr Antlaşmaları ile
Osmanlı'ya son verildi. Galip devletler tarafından ülkemizin birçok yeri işgal edilmeye başlandı.
   İşte böyle zor bir zamanda öne çıkan Çanakkale Savaşı'nın Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Paşa, her şeyiyle bitik Anadolu halkının başına geçerek, işgalci düşmanı yurttan kovma savaşı vermiştir. Osmanlı'nın enkazına son vererek yepyeni bir devlet kurmuştur. Bugünkü sınırlarımız içinde bağımsız, özgür Türk Halkı'nı var etmiştir. Bu büyük bir devrimdir. Yüz yıla yaklaşan yaşıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti, dünya milletleri arasında onurlu, saygın yerini almıştır. 2023 yılında Cumhuriyet'imizin 100. yılını coşku içinde kutlayacağız.
****
   Artık Osmanlı hukuku değil, Cumhuriyet hukuku geçerlidir.
   Devlet padişahlık gibi değil, cumhuriyete uygun yönetilmelidir.
   Bugün önümüzdeki görev, cumhuriyeti ve demokrasimizi geliştirmek, inşa etmek, eksiklerini gidermektir. Yeniden Osmanlı'ya dönmek düşünülemez. Kim ki bunu söylüyor ya da istiyorsa halkı kandırıyordur.
   Şu anda dünyada Osmanlı benzeri bir devlet var mı? Milletler ailesi böyle bir devleti içine kabul eder mi? Başka bir devletin, komşularımızın Yunanistan'ın, Bulgaristan'ın, Suriye'nin, Irak'ın, İran'ın, Ermenistan'ın, Gürcistan'ın bir karış toprağını alabilir misiniz? Nasıl İmparatorluk olacak bu?

   Bizi padişah yönetecek öyle mi? Bu kadar yaşanmışlıktan sonra millet enayi mi, kocaman bir ülkeyi bir kişiye, bir aileye teslim eder mi? Yüz yıldır yöneticilerini seçimle belirleyen, beğenmediğini seçimle değiştirebilen bir halk aklını mı yitirdi padişahlık isteyecek? Halife efendi kimin halifesi olacak? Bütün
   Müslümanlar bizdeki halifeyi hemen kabul edecek mi sanılıyor.?
   Geçiniz efendim geçiniz. Bu artık bir aldatmacadır. Tekrar Osmanlı olmaz, olamaz, olmamalıdır. 
   Biz demokrasimizin eksiklerini, kusurlarını gidererek çağımıza, akla ve bilime uygun bir sistemi, rejimi geliştirmeye bakalım.
Doğru olan, yakışan da budur.

Bu yazı 288 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans