ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ İLETİŞİM

10.09.2020

HEY GİDİ DÜNYA

“Ey gidi dünya ey… Demek seni de deli deyi buraya getirmişler…”

Beyazıd'ı Bestami

Beyazıd'ı Bestami'nin “buraya” dediği yer, veliler yurdudur. Veliler yurdu ise şimdilerde ruh ve akıl hastalıkları hastanesi dedikleri, çoğumuzun tımarhane dediği yerdir. İçimizde akıldan, duygudan ve incelikten yana en sağlamlarımızın içine atıldığı yerlerdir belki de o hastaneler. Onlara göre dışarıda, yani günlük hayatta o kadar çok tutarsızlık, saçmalık ve yanlışlık var ki; şairin dediği üzere; deli olmak içten değil.

“Geceyi aç geçirip de kılıcına dayanmayanın aklından şüphe ederim” diyen ve sarınacağı kefenin bile devlet malı olmamasını isteyen Ebu Zer'in öfkesi ve aklı uzun zamandır içerdedir. Yani, tımarhanede.

Bizler ise dışarıdayız; hayat dediğimiz şeyin içinde bir yerlerde nefes alıyoruz.

Ölümlerin, kazaların, tecavüzlerin, açlığın, haksızlıkların ve umutsuzlukların ortasında bir yerlerde ne de güzel nefes alıyoruz. Güzel sıfatını nefes almak gibi eylemlere değil eşyalara ve nesnelere layık görüyoruz. Misal; ne güzel araba, ne güzel cihaz, çok güzel veasire… Evine, arabasına, saatine, sanal dünyadaki sayfasına ya da bilmem nesine tutkun, vurgun ve sevdalı varlıklar olduk çıktık. Güzelliği nesneler ile ortak kılıyoruz. Güzelliği sanal olan bilumum ne varsa ona yakıştırıyoruz. Selfie ya da özçekim dedikleri fotoğrafların sanal alemde bolca yer almasının nedenini düşündünüz mü?.. Her halini, sevincini, üzüntüsünü, dudak büküşünü, sırıtışını, eşini, dostunu, soy sopunu ya da sadece kendini öz be öz çekimler ile paylaşan insanoğlunun elindeki telefon ya da tablet denen nesne ile kendini de nesne haline getirmesidir o çekimler o paylaşımlar, o selfieler. Sefil halimizin selfieleri… Nesne haline gelen insanoğlu… Bir nesnenin kullanılması basittir çünkü… Bir nesne olarak tüketmemiz istenir bizlerden. Düşünmemiz ve sorgulamamız ise beklenir bir eylem değildir. Eylem sahası arayan için ise hazır burada çok sosyal medyalar varken nereye?.. Ömer Seyfettin'in cesedi otopsi için beklerken fotoğraf çektiren hademe ve tıp öğrencileri gibi aptal bir halimiz var. Neyi niçin yaptığımız ya da ne yaptığımız belli değil.

Hava gibi her yanımızı saran ama hava gibi de görünmez değil, görünür ve belirli olaylara ve saçmalıklara karşı alışkın, tepkisiz ve duyarsız yaşıyoruz. “Yine” kelimesi hayatımızda sık kullandığımız kelimelerden biri oldu; çünkü çoğumuz farkında olmasak da yinelenmiş ve yinelenen bir hayatı yaşıyoruz. Yine trafik kazası, yine şehitler, yine ölümler, yine cinayetler, yine tacizler, yine o tımarhane dışındaki hayatın tımarhane haline gelmek ile tanımladığımız halleri… Oysa tımarhaneler belki de hayatın bize gerçek diye yutturulan saçmalıkları ile kirlenmemiş mekanlarıdır; hiç düşündünüz mü?..

Öykünün birinde, yüksek, demir ve resmi bir kapının önüne kapıkullarından biri tarafından konulan ve kapının önündeki dik yokuşta kafasına ve dizine taşlar atılan bir adam anlatılır. Öyle anlık ve öyle beklenmedik olur ki olanlar; o anda patlayan gökyüzünden yağan sağanak, olayı da adamı da yok eder o yokuştan. O yokuş kimine göre gerçek bir yokuştur, kimine göre hayatın kendisi. Beyazıd'ı Bestami'nin “ey hayat” dediğidir belki, veliler yurdunda rastlayıp şaşırdığı. Kimine göre o taş atanlar gerçek birileridir, kimine göre de hayatın eziyetleri. Kiminiz o kapıya sokağınız, eviniz, yurdunuz dersiniz; kiminiz de el kapısı ya da başkalarının kapısı. Çoğu zaman anlatılanın ötesine geçer anlayanın sesi. Günümüz insanı ise bu öteye geçmekten de uzak; çünkü kendinde ve hayatta değil.

Uzun zamandır tımarhane dediğimiz yerlerin sesi, dışarıya ulaşmıyor. Duvarları yüksek, ilaçları yüksek doz. Veliler ya da deliler bize bakmıyor bile. İçeride mutlular. Eşyadan ve dünya telaşından uzaklar. Bizler ise dışarıda, sözde özgür, özde esir, nesnelerin ve nesne olmaların içinde nefesler alıp selfieler veriyoruz…

Dünyayı da deli deyi tımarhaneye tıkmadıkça insana kurtuluş yok…

Bu yazı 63 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
Röportajlar
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir

MAİL ATIN

bilgi@balikesiryenihaber.com
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans