ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

12.12.2019

ÖĞRETMENİM SOBA NE?

İnci Hanım pencereyi kapattı. “Çocuklar, dışarda kar yağıyor! Neden pencereyi kapatmadınız?”

Ön sıralardaki kırmızı yanaklı çocuklar hep bir ağızdan cevapladılar.
“Kalorifer yanıyor bugün, öğretmenim!”
“Temiz hava gereklidir, demiştiniz siz!”
“Nöbetçiler pencereleri kapatmıyor!”
İnci Hanım söylediğine söyleyeceğine pişman oldu. İçinden “Bunlara bir söyle
bin söz işit,” diye düşündü.
Öğrencilerin ödevlerine bakıp doğru yapanları, yazısı güzel olanları yüreklendirerek sıraların arasında ilerledi. Gözleri yaşlı Gülçehre’yi görünce İnci Hanım şaşırdı:
“Kızım neden ağlıyorsun?”
Gülçehre iki hıçkırık arasında şunları söyleyebildi:
“Öğret-menim, an-nem sabah-leyin sobayı yakar-ken benim defterimin say-fa-la-rını yırt-mış. Onlarla sobayı tutuşturmuş.”
Sözünü bitiren küçük kız daha çok ağlamaya başladı. Eliyle yırtılmış defterini özür diler gibi okşuyordu.
“Kızım, annen senin defterinin ne kadar önemli olduğunu bilmez mi?”
“Bilmez! Annemin okuması yazması yoktur. Kitaplarımızı, defterlerimizi sadece
kâğıt sanıyor!”
“Üzülme Gülçehre! Akşama yeniden yaparsın.”
Gülçehre sınıfın en çalışkan kızıydı. İlçenin yüzüncü yıl mahallesinden okula bin bir zorluk içinde gelebilenlerdendi. Ders gereçlerinin çoğunu okul veriyordu.
Çoğunlukla doğu illerinden göç edenlerin oturduğu mahallenin suyu bile yoktu!

Gülçehre gözyaşlarını silerken öğretmen arka sıralara doğru ilerledi. Arka sırada yalnız oturan Baran, ödevini yapmıştı. Gülerek öğretmenine baktı. Öğretmen Baran’ın uzamış saçlarını düzeltti.
“Baran, bugün kravat takmayı unutmuşsun!”
“Unutmadım öğretmenim. Annem dün kravatımı yıkamış. Sabahleyin ıslaktı. Gece bahçede kurumamış.”
Öğretmen şaşırdı:
“Bak Baran! Yaka, önlük, kravat gibi okul giysilerimizi sobanın yakınında bir yerde kuruturuz. Annen öyle yapsın olur mu?”
Baran ışıklı gözlerini kocaman kocaman açtı:
“Soba ne öğretmenim?”
Sınıfın yarısının evinde soba yoktu. Televizyon da yoktu. Su borusunun patlatıldığı gün tüm mahalleli çamaşır yıkadıktan sonra çocuklarını da yıkamıştı!
Belediye Sular İdaresi, haber alıp su borusunu onarıncaya kadar geçen günler, Yüzüncü Yıl Mahallesi’nin göç tarihinde “Su Bayramı” ilan edilmişti. O günlerde sadece çocuklar değil köpekler, koyunlar, kilimler bile yıkanmıştı yaz ya da kış…


Bu yazı 151 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans