ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

01.10.2020

DÖNGÜ

   Bir yaz dinlencesinin daha sonuna yaklaşıyoruz. Eylül ayının son günlerinde, sonbahar yağmurlarının ilk tıpırtıları başladı.
Yağmurla ıslanan toprağın kokusunu bilir misiniz? Benim çok hoşlandığım bir doğa olayıdır bu.
   Yazlıkçı genç aileler çoktan gittiler. İşi, okuyan çocuğu olanlar yazlıklarını kapattılar. Altınoluk emeklilere kaldı. Koronavirüs
salgını nedeniyle olsa gerek, bu sene dönmeyi erteleyenler epey çok gibi.
   Zaten büyük kentlerde işi olan, okula giden çocuğu olan, geçerli nedeni olan aileler otursun, çalışsın, üretsin, yaşasınlar.
Emeklilerin ne işi var büyük kentlerde? Sahil kasabaları,
   Anadolu'nun küçük yerleşimleri onlar için, ben de dahil bizim için çok daha sağlıklıdır.
   Büyükşehir Belediye Başkanları, emeklilerin küçük yerleşim birimlerine yerleşmelerini teşvik etmelidir. Hatta onlara yolluk adı altında parasal destek bile vermeyi düşünmelidirler.
****
   Bulunduğumuz yörede bu yaz çok sıcak ve kurak geçti. Bazı yörelerde ise yağmur ve oluşan seller zarar verdi, can kaybına bile neden oldu. Zeytin diyarı Edremit Körfezi çevresi kuraktı.
   Susuzluğa dayanaklı zeytin ağacının meyveleri buruş buruş olmuşlar. Bu yağmurdan sonra kısa zamanda dolgunlaşır, parlak sarı rengine dönüşürler.

   Dört mevsimin yaşanabildiği kuzey orta kuşakta bulunan ülkemizde sonbahar yağmurları ile birlikte havalar soğumaya başlar. Gündüzler gittikçe kısalır, geceler uzar. Derken kış mevsimi gelir. Gelir de, kışlar eski zamanlardaki gibi geçmiyor.
   Geçen yıl kar bile yağmamıştı buralara. 35-40 yıl önceydi, öyle çok kar yağdı ki, yollar kapandı. Altınoluk'ta mahsur kalmıştık.
Artık öyle kışlar olmuyor. Dünyamız gittikçe ısınıyor mu ne? En güzeli dört mevsimi yaşayabilmek. Kış kışlığını, yaz yazlığını göstermelidir.
   Koronavirüs salgını nedeniyle Altınoluk ve benzeri sahil kasabalarında kalmak isteyenler çok gibi. Ancak buralardaki evler yazlık mantığına göre yapıldığı için, en önemli sorun ısınma oluyor.Isıtılamayan evlerde kışı geçirmek zordur.
   Edremit ve Burhaniye ilçelerimize doğal gaz geldi. Birçok aile kış gelmeden bağlantı peşindeler. Dilerim Akçay, Güre, Altınoluk
ve Küçükkuyu beldeleri de en kısa zamanda doğal gaza kavuşur.
   O zaman bu güzel beldelerimizde kış aylarında kalanlar daha da artar.
****
   Sonbahar ve kış mevsimleri salgından uzak, olaysız geçer de yine gündüzlerin uzamaya başladığı, havaların gittikçe ısındığı
ilkbahar ve yaz aylarına kavuşuruz. Bu döngü her yıl tekrarlanır.
   Yaşadığımız yıllar içinde doğanın bu döngüsü çok büyük farklılık göstermeden sürüp gidiyor. Yeter ki savaş, salgın hastalık, terör ve kazalar olmasın. İnsanlar sağlıklı bir ortamda huzur içerisinde yaşasınlar, çalışsınlar, üretsinler.
   İnsanlığın elinde sekiz-on bin yıllık bilinen somut bilgi var.
   Birçok bilim insanı dünyanın yaşı ile ilgili milyonlarca yıldan söz etmekteler. Demek ki dünyamız bu döngüsüne devam edecektir.
   Peşi sıra mevsimler gelip geçecek, yıllar yılları kovalayacaktır.
   Asıl önemlisi özü, yaşadığımız çevrenin, bütünüyle dünyamızın doğal dengesini bozacak uygulamalara son vermek gerekir.
   Ağaçları, kuşları, suları, havası ile tüm doğayı korumanın yollarını bulmalıyız. Sağlıklı bir ortamı mutlaka yaratmalıyız.
Şarkı sözünde olduğu gibi;
‘'Yine mevsimler geçecek,
Yine yapraklar düşecek.
Giden gençliğim
Hiç geri gelmeyecek.'' Yıldırım Gürses
Sırası gelen gidecek. Gitsin.
   Dünyamız, çevremiz, Altınoluk'umuz var olmaya devam edecek. Gelecek kuşaklar da yaşamlarını sürdürecekler.
   Temiz hava, temiz su, temiz çevre ve temiz toplum istemek hepimizin ortak hakkıdır. Anayasal hakkımızdır. Bu asgari istekleri sağlamak idarecilerin, hükümetlerin görevidir.
   Görevlerini yapmalarını bekliyoruz.
   Sağlıklı, mutlu günler dilerim.

Bu yazı 251 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans