ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

15.10.2020

BİR ANI ve ÇIKARILACAK DERSLER

   Askerlik anıları unutulmazdır. Askerlik yapmış erkekler arasında ne zaman askerlikle ilgili bir söyleşi başlasa, bitmez tükenmez anlatımlarla söyleşi sürer gider.
   Benim askerliğimi yaptığım dönemlerde (1968), ilkokul öğretmenleri, dört aylık temel askeri eğitimden sonra fiili askerlik biterdi. Kalan askerlik süresini okullarda görev yaparak tamamlardık.
   1960'lı, 1970'li yıllarda askeriye içinde okuma-yazma okulları vardı. Askere alınan erler taramadan geçirilir, okuma yazma bilmeyenler belirlenir, bu okullara gönderilir.     Burada dört aylık süre içinde okuma yazma öğretilirdi. Bir adı da ‘'Ali Okulu'' olan bu okullar çok önemli bir görevi yerine getirmişler, on binlerce askeri okur-yazar yapmışlardır.
   Bizim dört aylık temel eğitimden, sonra bazı arkadaşlar ile birlikte okuma yazma okulunda görev almayı gönüllü kabul ettik. 114 öğretmen okulda kaldık. Diğer asker öğretmenler köylere tayin edildiler.
   Kısa zamanda 114 öğretmen tanıştık, kaynaştık, neşe ile okuma yazma bilmeyen askerlere öğretmenlik yapmaya başladık. İçimizdeki üç öğretmen farklı davranıyor, farklı görüşler öne sürüyor, farklı gazeteler okuyorlardı. Oturma bankları üzerinde askerlere ve diğer öğretmenlere göstermek ister gibi namaz kılıyorlardı. Ceket  ceplerinde Vakit ve şimdi adlarını hatırlamadığım o zamanların dinci gazeteleri vardı.
   Sivaslı Cevdet isminde sessiz, sakin, içine kapanık bir arkadaş vardı. Bu üç dinci öğretmen, Cevdet'le arkadaş olup sık bir arada görünmeye başladılar. Bir süre sonra Cevdet de gösteri namazları kılmaya başladı. Cevdet'in de ceket cebinde dinci gazeteler görünür oldu.
   68 kuşağı diye adlandırılan bizim yaşıtların büyük çoğunluğu Atatürkçü, devrimci, demokrat, ilerici, solcu idi.
   Üç iken dört olan dinci arkadaşlar bizimle pek ilişki kurmuyor, uzak duruyorlardı. Aramızdaki tartışmalara katılmıyorlardı.
   Aradan birkaç ay geçmişti. Bir gün Cevdet Öğretmen ders verdiği sınıfında, öğrenci askerlerin kitap ve defterlerini toplamış. Sınıfın ortasına yırtmış, yırtmış tepe gibi yığmış.
    Askerlerin ceplerini boşalttırıp mendil, cüzdan, fotoğraf ne varsa onları da yığıntının üstüne atmış.
   Lüleburgazlı Vahittin Özen Öğretmen koridordan geçerken durumu görmüş. Ben de kendi sınıfımda dersteydim. Geldi bana gördüklerini anlattı. Beraber Cevdet'in sınıfına girdiğimizde, gözleri yerinden fırlamış, öfkeli bize öyle bir tepki gösterdi ki, geri çekildik. Hemen bölük komutanı ve okul komutanı albaya durumu anlattık.
   Biraz sonra askeri bir ambulans ve sağlık görevlisi subaylar geldi. Cevdet'i alıp götürdüler. Akıl hastanesine götürmüşler söylentisi dolaştı. Başka bir haber de alamadık.Bir yıllık görev süremiz bitene kadar Cevdet Öğretmen geri dönmedi.
****
   Cevdet'in gelmişi-geçmişi hakkında bilgi sahibi değildik.
   Ancak sessiz, sakin Cevdet'in akli dengesini kaybetme konumuna nasıl geldiğini o zamanlar anlayamamıştık.
   Daha sonraki yıllarda gazete haberlerinde, rüyasında emir alıp çocuklarını kurban eden, şeyh-şıh-tarikat liderinin akıl almaz isteklerini yerine getiren, dinciliğin kölesi yapılmış insanlarla ilgili pek çok haber okuduk. Bu tür haberleri okudukça hep Sivaslı Cevdet Öğretmen aklıma gelmiştir.
   Bizim fikrimizce inanmak bu değildir. Dindarlık bu değildir. Kuran'daki İslam insanlardan temiz, ahlaklı, dürüst, kötülüklerden uzak olmalarını ister. Akli dengesini yitirecek düzeyde, meczup insan olmalarını istemez. Aklınızı kullanın der. ‘' Aklını kullanmayanların üstüne pislik yağar ‘'der.
   İnancı gereği dini ile ilgili ibadetleri yapmak başka bir şey, militan gibi davranmak, dinci kölesi olmak başka bir şeydir.
   Her işte, her durumda, her yerde aklımızı kullanırsak doğruyu bulur, hata yapmayız.
   Tüm inananlar yeteri kadar dini bilgi almalıdır. Fazlasınıyetkililer, uzmanlar öğrensin. Her inanandan uzmanlık bilgisi beklemek anlamsızdır. Fazla yükleme Cevdet        Öğretmen gibi zayıf karakterlerin ruhsal dengesini bozacağı kanısındayım.

   Okuyucu dostlarımızın çevrelerinde benzer örnekler mutlaka vardır.
   Beden sağlığı kadar, ruh sağlımız da çok önemlidir. Sağlıklı günler dilerim.

Bu yazı 289 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans