ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

05.11.2020

FUTBOL ÜZERİNE

Yazı yazmayı gerektirecek çok daha önemli konular var. Örneğin; acısını hala yüreğimizde hissettiğimiz İzmir depremi, sonu gelmeyen korona salgını,
durdurulamayan döviz yükselişi, işsizlik, enflasyon vs vs…
Ne yapacağımı, ne söyleyeceğimi bilemez haldeyim. Yaşım gereği uzun süredir evden çıkmayışımın etkisiyle kendimi kandırır gibi başka bir konuya yöneliyorum. Konum futbol.
Çocukluk ve ilk gençlik yıllarımda sokakta oynadığım oyunların dışında futbolla ilgim seyirci olmaktan öte geçmedi. Önceleri statta, sonraları televizyon karşısında maçlar izledim. Bu konuda bir kursa katılmadım, eğitim almadım, kitaplar okumadım. Sadece çok yıllar önce Balıkesirspor teknik direktörü olan Tamer Güney'i geceler boyu dinledim. O, her gece Yeni Haber gazetesinin bürosuna gelir, saatlerce ben ve birkaç arkadaşıma futbol dersleri verirdi.
Onun söyledikleri hala belleğimde. Şimdi televizyon karşısında maç izlerken onları anımsıyorum. “Kaleyi görünce şut atacaksın” derdi. Bakıyorum bunu hangi takım ne kadar yapıyor? Örneğin Fenerbahçe, son maçında 28 şut atmış. Ya bazıları? Bırakın şut atmayı, zar zor geçtikleri rakip sahanın ortasından kendi kalelerine geri pas yapıyorlar.
Bir zamanlar milli takım teknik direktörlüğü yapan Piontek “Futbolcular korkak” demişti de, yer yerinden oynamıştı. Onun anlatmak istediği risk almıyorlar, yaratıcı davranmıyorlar, işin kolayına kaçıyorlardı.
Beşiktaş teknik direktörlüğü yapan Gordon Milne'nin bir sözü var: “Futbol basit bir oyundur, onu zorlaştıran biziz” diye. Bakıyorum da ne kadar doğru biz söz; o kadar zorlaştırmışız ki futbol, futbol olmaktan çıkmış.
Geçenlerde Ayhan Akman televizyon programında “Kazanmak isteyen takım önce iyi defans yapmalı” dedi. Defansı zayıf olanın kazanma şansı az oluyor. Yine bakıyorum; defansın yerinde yeller esiyor. Herkes almış başını gitmiş bir yere!
Her takımda pek çok yabancı oyuncu var. Çoğu Afrikalı. Birileri onları buraya getirmiş. Ödenen paraları bilmiyorum ama az değildir kuşkusuz. O paraları yerli oyunculara versek de yetişmelerini sağlasak daha iyi olmaz mı? Örneğin Altınordu, Bursaspor şimdi bunu yapıyor. 17-18 yaşındaki gençler harikalar yaratıyor.
Futbolda malum “uzatma” diye bir şey var. 90 dakikanın sonuna duruma göre 3 dakika 5 dakika… ekleniyor. Buradan öneriyorum; “uzatma” gibi “kısaltma” da olsun. Boksta bu var; ring hakemi bir boksörün artık kendini savunamayacak duruma geldiğini, sürekli yumruk yediğini görünce ellerini kaldırıp maçı bitiriyor. Aynı şeyi futbolda da yapsınlar; futbol adına hiçbir şey yapamayan, rakip sahaya bile geçemeyen, saçma sapan goller yiyen, en yakınındaki arkadaşına pas bile atamayan bir takım için ellerini kaldırıp “Tamam, buraya kadar” demeli!!! Böylece hem onlara, hem biz seyircilere
büyük iyilik yapmış olur!
Şu takım, bu takım değil; ortadan konuşuyorum; Sahaya çıkan 11 futbolcuya “İstediğiniz gibi oynayın, canınız ne isterse onu yapın, taktik maktik yok” desek sonuç daha farklı olur mu?
İyica saçmaladığımın farkındayım, o nedenle bitirmek istiyorum. Boks hakemi gibi biri ellerini kaldırıp “tamam” demeden ben bitireyim. Nasıl olsa değişen bir şey olmayacak. İzlemeye devam…

Bu yazı 482 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir

ADRES

Altıeylül Mah. Çiğdem Sok. İnaler İş Mrk.No: 8 1/1 Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans