" /> " /> " />

ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

09.11.2020

BÜYÜK ÖNDERE
"BÜYÜK ÖZELEŞTİRİ"YLE!

Yaşama veda edişinin 82.Yıldönümü'nde, büyük Atatürk'e, ilkelerinin izinde, sonsuz sevgiyle...

14 Haziran 1926'da,
İzmir Suikastı girişimi sonrasında Atatürk;
"Benim naçiz(önemsiz) vücudum, elbet bir gün toprak olacaktır.
Fakat Türkiye Cumhuriyeti daima yaşayacaktır." demesinin ardından 15-20 Ekim 1927'de de o ünlü, büyük Söylev'ini (Nutuk) verir.

19 Mayıs 1919'dan 1927'ye kadar geçen sekiz uzun yılın hikayesini dile getirerek, ulusunu bilgilendirir.
En önemlisi de, daha sonraya ve geleceğe ilişkin kimi öngörüleri ve uyarıları ile Söylev'ini bitirir.
Bunları dile getirdiği en son bölüm de "Gençliğe Söylev(sesleniş)"dir.
Aslında gençlik sembolize edilerek bütün gelecek kuşaklara yöneliktir.
Çünkü Ata'ya göre "genç demek, genç düşünceli olan, demek"tir.
Özel olarak da Cumhuriyet, gençliğe emanet edilir.
İşte bugünkü dille Ata'nın Gençliğe Söylevi:

"Ey Türk Gençliği!
Birinci görevin,
Türk bağımsızlığını,
Türk Cumhuriyeti'ni, sonsuza kadar korumak ve savunmaktır.
Varlığının ve geleceğinin tek temeli budur.
Bu temel senin en değerli hazinendir.
Gelecekte dahi seni bu hazineden yoksun bırakmak isteyecek, içte ve dışta kötülüğünü isteyenler olacaktır.

Bir gün, bağımsızlık ve cumhuriyeti savunmak zorunluluğuna düşersen eğer, göreve atılmak için, o an içinde bulunacağın durumun olanaklarını ve koşullarını düşünmeyeceksin!
Bu olanaklar ve koşullar, çok uygun olmayan bir durumda ortaya çıkabilir.
Bağımsızlık ve cumhuriyetine kastedecek olan düşmanlar, bütün dünyada örneği görülmemiş bir galibiyetin temsilcileri olabilirler.
Zorla ve çeşitli hilelerle aziz yurdun bütün kaleleri ele geçirilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi fiilen işgal edilmiş olabilir.

Bütün bu koşullardan daha kötü ve daha tehlikeli olmak üzere, ülke içinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.
Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, emperyalistlerin siyasi emelleriyle birleştirebilirler. Millet, yoksulluk ve zorluklar içinde harap ve bitkin düşmüş olabilir.

Ey Türk geleceğinin evladı!
İşte, bu durum ve koşullar içinde dahi görevin,
Türk Bağımsızlık ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun güç, damarlarındaki soylu kanda mevcuttur!"

Aziz Ata'nın bu büyük söylevinde dile getirdiği "büyük uyarılarından" bugün yaşanmayan ne kalmıştır?
Cumhuriyetin kurucu önderinin, geleceğe dönük bu kadar net, birebir ve bu kadar somut uyarıları ve öngörüleri ortada iken, ta 11 Kasım 1938'den başlayarak, Atatürk'ün yokluğunun 82.Yılı'nda, bu gün gelinen noktada Cumhuriyetin durumuna baktıkça, büyük öndere, büyük emanetine ve iki büyük eserine karşı, 
büyük sorumlulukla, "büyük özeleştiri" yapılmak zorunda!...

Bu yazı 172 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans