ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

23.11.2020

“BU DÜZEN DEĞİŞMELİ!”
“NE EZEN NE EZİLEN
İNSANCA-HAKÇA BİR DÜZEN!”

Halkçı-toplumcu siyasi düşüncenin en gür sesi:
“Bu düzen değişmeli!”
“Ne ezen ne ezilen, insanca-hakça bir düzen!”
Hiçbir siyasi mesaj, bugüne kadar, bunun kadar hafızalarda yer etmedi.
Ondan daha güçlüsü, daha üretilemedi.
Bu yüzdendir ki hiç mi hiç eskimedi.
Gücünden hiçbir şey yitirmedi.
Tam tersine, bugün için en yeni.


Özellikle 5 Haziran 1977 seçimleriyle birlikte, Ecevitli CHP'ye
% 42 oy kazandıran, Türkiye siyasetine ve de toplum yaşamına damgasını vuran ve bugüne kadar hiç aşılamayan en güçlü slogan.

Slogandan da öte, adeta bir felsefeyi yansıtan, toplumu derinden sarsan, dalga dalga dalgalandıran o slogan.

O günlerden beri bugün de hiç olmadığı kadar geçerliliği en yakıcı, en acil ve en güncel mi güncel olan slogan.

Ezenin hunharca ve daha çok yönlü, fazlası ile ezdiği bir zamanda; ezilenin de hiç olmadığı kadar ve hunhara ezildiği bu devranda, kitap gibi slogan:
“Ne ezen, ne ezilen; insanca-hakça bir düzen!”

Dünyada 150 yıldan beri yaşayan ve en evrensel olan “eşitlik, özgürlük, kardeşlik, adalet, dayanışma…” sloganları, nasıl ki hiç eskimediyse ve halen de fazlası ile geçerliyse; ülkemiz için de tam öyle: “Ne ezen, ne ezilen; insanca-hakça bir düzen!”

Bugün de ve nicedir de, ülkemiz için de;
“Bu düzen değişmeli!”
“Ne ezen, ne ezilen; insanca-hakça bir düzen!” diyebilmek; “demokrasi, özgürlük, eşitlik, dayanışma, laiklik, cumhuriyet, aydınlanma vb…” demek.
Sömürünün, ezilmişliğin, yolsuzlukların, çetelerin, iş cinayetlerinin, Niyazice ölmelerin, çatışmanın, haksızlığın, hukuksuzluğun, adaletsizliğin bitmesi; barışın, kardeşliğin vb… gelmesi” demek.

Ayrışma, bölünme değil, birlikte güçlenme; ırkçılık değil, yurtsever ulusal bütünlük, temiz çevre, temiz toplum, temiz siyaset vb demek.

Parlamenter demokrasi, çoğulculuk, cinsiyet eşitliği, ifade hakkı ve özgürlüğü, kişi güvenliği ve güvencesi, hepsi hepsi için;
“Ne ezen, ne ezilen; insanca-hakça bir düzen!”

Halen ülkede en zengin %20'lik kesim, en yoksul %20'lik kesimin
10 katı daha fazla gelire sahip durumdadır.
En zenginleri, ülkedeki gelirin % 75-80'ini almaktadır.
Bu durum, ülkede “en adil olmayan” bir bölüşüm uçurumudur.
Bu acı gerçeğin dışındaki konuları, bu “bölüşüm uçurumunu” perdeleyen yapay tartışmalar olarak gören mutsuz çoğunluk için umut budur:
“Ne ezen, ne ezilen; insanca-hakça bir düzen!” bunun için yenidir, bunun için hep geçerlidir.

“Halkçılık” ilkesinin bire bir kendisini, tam da özünü ve de özetini yansıtan bir düzene çağrıdır bu.
Halkçı olan, hakça olan bir düzendir bu.
“İnsan insanı; yabancının vatanı” sömüremeyeceği düzendir bu.

Yurttaşın ve bütün toplumun özgür olacağı, toplum yararının öncelikli olduğu bir düzendir bu.
Toplum yararı gerekçesiyle de olsa, bireyin kendisini sınırsız ve özgürce geliştirmesinin destekleneceği bir düzen.
Halk egemenliği dışında, başka bir egemenlik tanınmayacak;
hiç kimse, devlete de servete de kul olmayacak bir düzendir bu.
“Ne ezen, ne ezilen; insanca-hakça bir düzen!”

Bu çağrısı ile CHP de kendisini bulacak, kendisi olacak.
Bu çağrısı ile CHP, ezilenlerle buluşacak.
Ezilen “mutsuz çoğunlukta” iz bırakacak.
Ezilen “milyoncalar” için umut yaratacak.
Bu çağrısı ile CHP halkçı olacak, halkla olacak, halk olacak.
“Ne ezen, ne ezilen; insanca-hakça bir düzen!” diyerek CHP “halkçılık”la barışacak, halka karışacak.
Tepeden tırnağa “halkçı”laşacak.

“Ne ezen, ne ezilen; insanca-hakça bir düzen” çağrısı ile CHP, her yoksul, her ezilen, terk edilen haneye bir “mesaj” bırakacak.
“Halkçılığa” sarılacak; halkla kucaklaşacak.
Ne haram, ne helal; ne kul, ne de yetim hakkı!
Özü ile sözü hakçı, halkçı olacak, halkın olacak.
Güçsüzlerin, kimsesizlerin, ezilen, sömürülen, terk edilen halkın,
milyonların milyonların sesi, sığınağı olacak!...

Bugüne kadar, bu çağrıyı aşabilen, bunun yerini tutabilen; bunun kadar bu toplumu derinden etkileyen, sarsan, iz bırakan, dalgalandıran; hedefini bu kadar güzel ve bu kadar doğrudan anlatan, mesajı bu kadar güçlü olan tek bir slogan olamadı.
O halde halkçılar;
“Bu düzen değişmeli!”
“Ne ezen, ne ezilen; insanca-hakça bir düzen!” diyerek, olanca gücü ve en gür sesi ile “halkçılığına” sarılmalı.

Bu yazı 196 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans