ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

21.12.2020

GÖKYÜZÜ

   Çember iyice daraldı sıkıştık zor günler geçiriyoruz sosyal, ekonomik, siyasi,bir de salgın...
Kişi başına düşen milli sabrımızla  dayanıyoruz çok şükür hala..
Salgın geçecek bir şekilde hiçbir salgın kalıcı olmamış ama dünyanın ve ülkemizin geldiği ekonomik koşulların yarattığı travma ve neden olduğu ahlaki çöküntü nasıl geçecek, nasıl iyileşeceğiz?
Siyasileri suçluyoruz, elbette onların payı büyük geldiğimiz bu noktada ama yalnızca onları suçlayarak sıyrılamayız işin içinden.
Mucize bekliyoruz bizi bu iktidardan kurtaracak, bütün bu olumsuzlukları ortadan kaldıracak, tıpkı elinde sihirli bir değnek varmışçasına dokunsun ve her şey düzelsin hatta hep söylenir ya; ''bu ülkeye ikinci bir ATATÜRK gelmeli diye, işte öyle bir mucize bekliyoruz.
İnsanların ahlakını düzeltecek bir mucize var mı?
 Aslında bütün bunları yaşamayabilirdik; haksızlıklar yapıldığını karşısında durabilseydik...
Başkalarına yapılan haksızlıklara seyirci kaldık, kendimize yapıldığında bağırdık ama bizi de duyan olmadı, yalnız kaldık.
Hırsızlara göz yumduk, '' çalıyor ama çalışıyor'' anlayışını kabullendik, bunları her yeri yönetici seçtik, apartmanımız,sitemiz dahil Belediye Başkanı, milletvekili, bakan yaptık. Bu zihniyetten iyi şeyler yapmasını bekledik, hala bekliyoruz.
Sorgulamadık, denetlemedik, sorumluluk almadık, elimizi taşın altına koymadık.
Dürüst, liyakat sahibi,nitelikli, aydın insanlar ''siyaset kirlendi'' diyerek siyasetten uzak durdu, bu anlayışın kendini yönetmesine (yönetememesine) izin verdi, ülkede ''aydın'' sorunu da var!
Okulda konuşanların tahtaya yazıldığı bir eğitim sisteminden geliyoruz. Oysa konuşmayanlar yazılmalıydı tahtaya...
Sevmeyi öğrenebilseydik keşke, biraz daha fazla... Bir çocuğu, ağacı, kuşu, börtü böceği, şiiri, sanatı, kitabı, kediyi, köpeği, kadını, erkeği, tüm canlıları doğayı.
Atatürk'ü daha fazla tanısaydık, anlasaydık onu...
O zaman olmazdı bunca öfke, kin, nefret, ego...
Paylaşmayı bilseydik ve onun keyfini yaşayabilseydik.
Paylaşmak insanın sahip oldukları ile ilgili bir şey değil, yürekle ilgili...
Pek çok şeyi olan insanlar yürekleri yetmediği için paylaşamıyorlar.
Ormanların ve şehirlerin betona dönüşmesine seyirci kalıyoruz, çevreyi kirletiyoruz, kendi çöpümüzü toplamayı öğrenememişiz hala. Tatil yapma bilincine erişmiş insanların attığı çöplerle dolu yol üzerindeki en güzel manzaralı yerler.
Burada pek çok koy var, bakir,çoğunun kara yolu bile yok,teknelerle gelip çöplerini bırakıp gidiyorlar.
Bunu biğldiğim için buralara giderken çöp ntorbası,eldiven,maske ve dezenfektan ile gideriz, önce çöp toplar sonra oturur keyfini çıkarırız.
Yine böyle bir gün çöp toplarken genç bir anne kayalara sıkıştırdığı bebeğinin bezini ve yanındaki çöpünü göstererek almamı söyledi.
Çocukları büyüyünce onu sokağa bırakan ve bunu alışkanlıkla devam ettiren kadınlar tanıyorum.
Yani bir düzelmeden, bir iyi insan olmadan güzel düzelir mi her şey, iyileşir mi dünya?
Ege'de yoğun yağış vardı bir haftadır, yağmur duasının dozunu kaçırdılar galiba yağmur değil adeta başımızda bir yangın söndürme helikopteri dolaşıyor gibiydi.
Uzun zamandır bu kadar yakından tanık olmamıştım böylesine güzel yağmurlara, çiçek ve çam kokulu...
Seyretmek, koklamak, çatıya vuran sesini dinleyerek ormanı ve gökyüzünü seyretmek çok keyifli.
Böylesine güzel bir gökyüzünün altında bu kadar kötülüğün nasıl yaşandığını şaşarak?

Bu yazı 136 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans