ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

09.01.2021

İŞ AHLAKI VE DİNLER (2) B

Birbirine zıt ve şüphe ile bakan din ve doğal ekonomik hırs böylece reformasyonla bir uzlaşmaya varmış oluyordu. Her biri kendi sınırları içinde kalmak koşuluyla artık bir barıştan söz edilebilirdi.

VIII. Henry (1491-1547), babası VII. Henry'nin ölümünden sonra 1509'da İngiltere kralı oldu. Kendisi Katolikdi. 1521'de Katolik ile ilgili bir kitapçıktan dolayı Papa Leo X kendisine “Iman'ın savunucusu” unvanını vermişti. Tahtı bırakacağı bir erkek çocuğu daha önceki eşlerinden doğmayan kral VIII. Henry son eşi Catherine'dan ayrılıp Anne Boleyn'le evlenmek istedi. Papa, Henry'nin Catherin'le evliliğini iptal edecek bir dini bildiriyi yayınlamadı. Aracı Kardinal Wolsey Papa'yı iknada başarılı olamadığından gözden düştü ve yerine 1529'da Thomas More (1478-1535) Adalet Bakanlığına getirildi. Thomas Cromwell (1485-1540)'de kralın danışmanlığına atandı. Cromwell, Henry'e İngiltere'de kilisenin başına, Papa'nın yerine kralın geçmesini önerdi. 1533'de İngiliz mahkemesine getirilen bu öneri kral lehine kabul edildi ve Papalığın krala üstünlüğü iptal edildi. Papa buna karşı Henry'i aforoz etti. 1535'de Henry Papa'ya parlamentonun kabul ettiği üstünlük yasasının özeti ile yanıt verdi; “”İngiliz Kilisesinin yeryüzündeki tek başı bütün yetkileri ile İngiliz kralı ve onun varisidir….” (Lindberg;1996, 317). Böylece İngiliz Kilisesi Papalık'tan ayrılmış ve Church of England-Anglican Kilisesi doğmuş oldu. Bu ayrımın temelinde görüldüğü gibi dini bir neden yoktu.

Bununla beraber İngiltere'de 1520 ve 1530'larda Tyndale (1494-1536), Robert Barnes (1495-1540) ve Cranmer ve Cambridge Üniversitesi bilim adamları tarafından Luther'in görüşleri hızla yayılıyor ve taraftar bulunuyordu. O tarihlerde İngiltere'deki Katolik Kilise organizasyonu çeşitli skandallarla çok yıpranmıştı, Avrupa kıtasında şiddetle esen Protestanlık rüzgarına karşı duracak güçte değildi. Yeni çağın rüzgarlarını İngiltere'de ilk estiren John Wyclif (1330-1384) oldu.

İngiltere'de geleceğin protestan hareketinin öncüleri, hala faaliyette olan Cambridge'deki White Horse Inn isimli pubta yaptıkları toplantıda Lutherizmi desteklediklerini bildirdiler. Bu toplantıya katılanlar Cambridge Üniversitesinde klasikleri öğreten ünlü bilim adamları Robert Barnes, John Lambert ve Frith, geleceğin başpiskoposları Crammer, Health, Parker ve May, geleceğin psikoposları Latimer, Sampson, Shaxton, Bale, Foxe ve Day idi. Cambridge'de başlayan bu hareket sonra Oxford'a sıçradı. Oxford'da William Tyndale 1522'de İncil'in İngilizce'ye tercümesini önerdi. Londra psikoposu Cuthbert Tunsall, bu öneriyi red ediyor aksine “Matbayı ve basını yok etmeliyiz.” diyordu. Norwich Piskoposu Nix'de bu düşünceye katılıyor ve “Durduramazsak bu hareket bizi sonlandıracak” tahmininde bulunuyor; karşı cepheden John Foxe ise “Tanrı matbaayla vaaz kapılarını açtı” diyordu. (Lindberg; 1996, 314) Cambridge ve Oxford'da başlayan bu oluşum Reformasyon hareketinin bir üniversite hareketi olduğu görünüşü destekleyen bir kanıt olarak da düşünülebilir. Tyndale, Hamburg'a Wüttenberg'e oradan da Antwerp'e gitti. 1535'de bir ihbar üzerine yakalandı, tutuklandı, boğuldu ve kazıkda yakıldı. Fakat Tyndale'in İngilizce'ye çevirdiği İncil tercümesi hala İngiltere'de etkinliğini korumaktadır. Yeni çeviri ve yorumlamalarda daima ona baş vurulmaktadır. İbranice, Yunanca, Latince, İtalyanca, İspanyolca, İngilizce, Fransızca ve Almanca bilen Tyndale yalnız İncili İngilizce'ye çevirmekle kalmadı, Luther'in bütün yazılarını da İngilizce'ye kazandırdı. Luther'in yazıları İngiltere'de yasaklandığı için bu yazılar parçalar halinde kiliselere gelen cemaate, vaazlarda fark ettirmeden aktarılıyordu. 

                                                



VIII. Henry'nin yeni karısı Anne Boleyn ve zamanın Canterbury başpisikoposu Thomas Crammer'in Protestanlığın İngiltere'de gelişmesinde büyük çabaları oldu. Katolik piskoposların çoğu protestan piskoposlarla değiştirildi.

Henry'nin 27 Ocak 1547'de ölümünden sonra Jane Seymour'dan oğlu Edward VI. (1538-1553) dokuz yaşında Kral oldu. 1553'de ölümüne kadar o ve onun danışmanları sayesinde Reformasyon  hareketi İngiltere'de iyice yerleşti. 1553'de tahta Henry'nin kızı Katolik Mary Tudor'un geçmesinden ve protestan hareketini yok etmesinden korkulduğundan Henry'nin yeğeni Lady Jane Grey (1537-1554) kraliçeliğe getirildi fakat onun saltanarı ancak dokuz gün sürdü. Jane Grey ve taraftarları Hooper, Coverdale, Latimer, Crammer ve Ridley kavgayı kaybetti ve bedelini idam edilmekle ödediler.

Onun ardından gelen Mary Tudor (1553-1558) İspanya Kralı Philip'le evli olmasından dolayı Katolik'lik ülkede tekrar üstünlük kazandı. Fakat Kasım 1558'de Mary'nin, ondan on iki saat sonra da Kardinal'i Pole'un ölümüyle bu akım durdu ve 1558'den 1603'e kadar 45 yıl sürecek Elizabeth I (Tudor) devri başladı. Elizabeth orta bir yol takip ederek hem radikal Katolik hem de radikal Protestanları kontrol altında tutmaya çalıştı ve Anglikan Kilisesi doktirini üzerine ağırlık verdi. Elizabeth, Nisan 1559'da parlemantodan geçirilen Kralın üstünlüğü yasasına dayanarak yetki verilmiş herkesin; resmi memur, hakim ve ruhban sınıfı üyelerinin kendisine sadakat yemini etmesini istedi. Katolikler kısmen memnun etmek için Dua Kitabında (Book of Players) bazı imaj ve haç işaretleri bulunmasına izin verdi. 1563'de kabul edilen Birlik Yasası ise dualarda birliği ve bunun çok sıkı bir şekilde uygulanması ve kontrolünün zorunluluğunu getirdi. Bu iki yasa kiliseyi Roma'nın Katolik şatafatından arındırmak isteyen radikal Protestanların haklarına tecavüz gibi göründü. Anglikan Kilisesi içindeki işte bu gurup sonradan Puritan adıyla anıldı (Lindberg;1996, 328). Bunların içinden de Episcopal, Methodist, Congregationist, Presbyterian, Quaker adıyla aralarında bir çok ayrılmalar oldu ve bu gruplar kendi bağımsız kiliselerini kurdu. 

Feodal yapıdan kapitalizme dönüşen üretim şeklinin özellikleri arasında normal pazar ekonomisinin kara dayalı akılcı organizasyonu, iş hayatının aile yaşamından ayrılması, aile için değil kar için üretim, akılcı bir muhasebe sistemi ve bütün bunların yaratılmasında neden olacak hür emek gelir. Bunlardan sonra da tedavül edebilir hisse senedi, hamiline yazılı çek ve bono, devlet borçlarının karşılığında verilen yatırım aracı olarak devlet bonoları, nihayet hisse senedi borsası gibi kapitalizmin kurum ve araçları yer alır. Teknik üretimin yanı sıra da bunu destekleyecek hukuk ve yönetim sistemi kapitalist düzenin temelini oluşturur.

O güne kadar ortaçağ Avrupası'nda etkin olan Vatikan'ın Katolik doktrini, kendi dinine mensup bir kişiyi şu özellikleri taşır hale sokmuştu;

Katolik sessizdir. Daha çok mal edinmeye daha az isteklidir. O, zenginlik ve şeref getirse bile heyecanlı ve riskli bir hayat yerine, az gelirli fakat emniyet içinde yaşanacak bir hayatı tercih eder. Bilindiği gibi atasözü “ya iyi yiyin ya da iyi uyuyun” der. Protestanlar iyi yemeyi, Katolikler ise katıksız bir uykuyu tercih etmektedir. (Weber; 1958, 41). (DEVAMI YARIN)


Bu yazı 89 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans