ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR VATANDAŞ DİYOR Kİ KURULUŞ İLETİŞİM

02.02.2021

Polisin yarattığı güven ortamı ve Akçay pazarı

Kamu görevlisinin kamu düzeni ve güvenliği ile ilgili sorumluluklarını yerine getirmemesi karmaşalar yaratabilir, tehlikeler doğurabilir.

  Genel hukuk kuralları, suç işlendikten sonra değil, suç işlenme tehlikesinin öngörüsünde harekete geçilerek, önleyici tedbirlerin alınması gerektiğini söylemektedir. 

    Önleyici tedbirler bakımından modern suç teorilerinde; kişinin akıl eksikliği, tecrübesizliği ya da çeşitli psikolojik nedenlerden dolayı suça eğilimli ya da suça eğimli hale getirilmiş kişilerin önceden uyarılması ve eğitilmesi gerektiği görüşü savunulmaktadır. 

  Seçilmişlerin oy kaygısıyla yasalara aykırı davrananlara ses çıkarmaması, düzenleyici işlemleri; zamanında ve kararlılıkla yapmaması idareyi, kamuoyu karşısında zayıflatır. 

   Olayı geçen yıl kurban bayramından bir gün önce yaşadım. 

   Vatandaşın rahatsız olduğu bu konu ile ilgili, başkaları da defalarca görüş bildirmiş olabilir.

       Geçen bayram arife günü, Akçay Cuma pazarı tıklım tıklım doluydu. Orta yaşın üzerinde olan karı - koca ile pazarcının tartıştığına şahit oldum. 

   Bayan, nazik bir tarzda ve sakin bir ses tonuyla satıcıya: ”Evladım; fiyatını yazmamışsın, sana sormasam sattığın şeyin fiyatını nasıl öğrenebilirim.” diye cevap veriyordu. 

   Satıcı, olgunluk gösteren vatandaşı, sinirli ve onur kırıcı bir şekilde tersliyordu. Yanındaki diğer pazarcılar da haydi işine, diye pazarcıyı destekleyici sözler söylüyorlardı. 

   Kadının kocası karşılaştıkları haksızlığı direnerek tartışmayı uzatıyordu. 

  Karısı, kocasının kolundan tutup onu oradan uzaklaştırmaya çalışıyordu ve oradan ayrıldılar. 

   Biraz ileride başka bir satıcı, bu vatandaşların arkasından galiz sözler söylemeye başladı. Ben de gayriihtiyari vatandaşın arkasından konuşan satıcıya, gidenlerin haklı ve müşterinin velinimet olduğunu, bir öğretmenin ruh haliyle anlattım. 

    Bu sefer kabak benim başıma patladı. İkna etmeye çalıştığım pazarcının yanındaki başka pazarcı, olaya müdahale ederek benimle konuşan pazarcıyı kışkırttı ve pazarcı üzerime yürüdü. 

   Saldırganı önlemek için araya başkaları girdi ama ağrısı on gün süren okkalı bir yumruk koluma geldi. Yumruk çeneme, ya da kalbime çarpsaydı bu yazıyı yazamayacaktım

    Alışveriş için pazarda bulunan ve olaya tanık olan vatandaşlar, benim emniyeti aramam üzerine şahit olmak için beklediler.

    Şikâyet için telefonda konuştuğum emniyet mensubu, olayı dinledikten sonra olayın zabıtayla ilgili olduğunu ve zabıtaya müracaat etmemi söyledi. Darp ve hakaret olduğu konusunda ısrarlı olunca olay yerine kısa zamanda ulaşacaklarını belirtti.

   Polis arabası geldi. İşte bu sahne önemlidir

   Bağıran; çağıran, meydan okuyan pazarcılar, sus pus oldular. Vatandaş, kendisini güvende hissetti. Polis arabasının çıkarttığı ses, pazarın her yerine dağılan ve can veren bir oksijene dönüştü.

    Vatandaş, polisin her yerde var olmasıyla sağlanan huzuru polisten daha iyi idrak edemez. 

   Göreve gittikleri yerde büyük olaylar da olmasa kolluğun varlığı, vatandaş için gerçek bir güvencedir

   Kolluğun, sitemkâr, sinirli ve olayı küçümseyici bir izlenim bırakmaması ortamı bir ana bağrına dönüştürebilir. Hukuk içinde kalarak, huzur ve güven ortamı sağlayan gece gündüz koşturan güvenlik güçlerine hepimizin minnet borcu vardır. 

   Polis, olaya öğrenmeye çalışırken, pazarcıya dedim ki, Sen yetmiş yaşındaki bir insana var gücünle yumruk sallamanın sonuçlarını hiç hesap ettin mi?   Benden özür diledi ve olay kapandı.

   Akçay pazarında vatandaşın rahatsız olduğu sorunlar şunlar:

  1. Kapalı Pazar yeri, görüntü olarak bir düzensizlik içindedir.
  2. Vatandaş pazarcıların mallarını düzensiz sergilemeleri nedeniyle rahat alışveriş yapamamaktadır.
  3. Pazarcılara fiyat sorup almadığında almayacaksın, neden sordun diyorlar. Ve arkalarından saygısız bir şekilde “Bu alıcı değil sorucu diyorlar”.(Bulaşsan bela )
  4. Kimi pazarcılar ürünlerinin üzerine fiyat kartını takarken kimileri buna gerek görmüyor.
  5. Serbest piyasa ahlakını zedeleyecek şekilde ürünlerde farklı fiyatlar, isteniyor.
  6. Kimi pazarcılar örgütlü gibi hareket ediyor.
  7. Kilosu beş liralık bir sebze alıyorsun. Sana diyor ki altı lira tuttu. Beş liraya bir lira daha ekleyip verirken pazarcı aniden başını sağa sola çevirip vatandaşın dikkatini dağıtıp el marifetiyle bir lirayı yere düşürüyor ve diyor ki bana beş lira verdin. Müşteri verdiğimden eminim diye tartışınca da tamam tamam hadi benden olsun, diyor. (Olay sonrası yanımdan ayrılmayan bir vatandaşın yaşadığı olay)
  8. Yarım kilo istiyorsun bir kilo tartıyor.(Olay sonrası başka bir vatandaşın anlattığı.)
  9. Geçen günlerde de yine kavga vardı. Belediye yetkilileri ve polisler gelmişti( Olay sonrası bir vatandaşın anlattığı.)

……


   Olaya pazarcılar açısından bakıldığında ailesinin geçimini sağlamaya çalışan bir esnaf var.  

    Belki de çoğu günlük kazanıp günlük tüketiyor. Bütün bunlar, göz önüne alındığında sorunları tespit edecek ve çözüm önerileri sunacak sosyologlar görevlendirilmeli. Müşteri ile satıcı arasındaki sağlıklı iletişim konusunda pazarcılar, eğitilmeli. Korku yaratmaya çalışan ve efelenen pazarcılar uyarılmalı.

     Saldırgan pazarcı, alacağım rapor ve şahitlerin ifadeleri sonucunda hakaret ve yaralamak suçlarından ceza alabilirdi. Ardından açılacak tazminat davasıyla zararlı duruma düşer ve mahkeme süresince de işinden gücünden olabilirdi. 

     Böyle bir süreç hak kayıplarını önleyebilir ve benim lehime olurdu ama evini geçindirmek zorunda olan bir pazarcı için adil olmazdı

     Bir yıl içinde Pazar yerinde gerçekleşen haksız fiiller, tespit edilir ve istatistikî çalışmalar yapılırsa daha sağlıklı çözüm yolları bulunabilir.  

     49 yıldır Balıkesir'de ikamet ediyorum. Balıkesir merkezindeki pazarların hiçbirinde vatandaşı rahatsız eden aynı nitelikte olaylara rastlamadım. 

    Bir tatil beldesi olan ve genellikle emeklilerin yaşadığı göz önüne alındığında Akçay'da bu tür vakaların çoğalması emekliliği hak edip sakin bir hayat geçirmek isteyen büyüklerimize de saygısızlıktır.  

  Vatandaşta çaresizlik, çözümsüzlük psikolojisi yaratacak bu tür olayları umursamazlık, daha kötü sonuçlar doğurabilir.


Bu yazı 122 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans