ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

10.02.2021

TARIMSAL ÜRETİM

    Son zamanların en önemli haberlerinden biri, ayçiçeği yağına yapılan yüzde yüzü aşan zam haberleri oldu. Halkımız sıvı yağ olarak zeytinyağı değil, daha ucuz diye ayçiçeği yağı tüketiyor. Gelen aşırı fiyat artışı halkın tepkisine neden oldu.

     Burada bir gözlem ile konuya girmek istiyorum. Avrupa'dan, Trakya'dan, Çanakkale'den gelen taşıtlar, Kaz Dağları'nı aşıp Altınoluk içinden geçip, Ege, Batı Akdeniz ve iç bölgelerimize gidiyorlar. Başka yol yok. Yaz aylarında zaten aşırı yoğunluk olan  Edremit Körfez yolunun bu araçlarla trafik yoğunluğu, daha da artıyor.

     Bu yolun Altınoluk'un içinden geçmesi zorunluluk gibidir. Eğer, yapımı devam eden Çanakkale Boğaz Köprüsü ve devamı planlanan yol Lapseki, Çan, Yenice, Balya üzerinden, yeni açılan İstanbul-İzmir otobanına Balıkesir yakınlarında bağlantısı yapılırsa, hem mesafe kısalacak, hem de Altınoluk'un ve tüm Körfez'in trafik yükü azalacaktır. Belki de ileriki zamanlarda Körfez'in trafik yükünü azaltmak için Behramkale'nin oralardan Ayvalık'a feribot işletmesi de düşünülür.

     Sonbaharda, eylül ekim aylarında Altınoluk'ta ana yolda sık sık saman balyası yüklü kamyon ve tırları gördüğümde üzülürüm. Durdurup da soramazsın ki, bu saman Çanakkale'den mi, Trakya'dan mı, Bulgaristan'dan mı diye. Bulgaristan'dan değildir inşallah diye kendi kendime konuşurum. Güzelim Ege ovalarında buğday ekilmeyip, dışarıdan saman getirilmesi insanı üzüyor. Samanı bile Bulgaristan'dan alıyorsak vay halimize !

                               ****

     İki yıl önce Bulgaristan- Romanya gezisine katıldığımızı daha önce de yazmıştım. Her iki ülke de komünizm döneminde toplulaştırdığı tarlaları, eski hak sahiplerine dağıtmış ama, belli kurallar koymuş. Tahmini 200-300 dönümlük bu büyük parselleri parçalayıp vermemişler. Senin burada 30, 50, 80 dönüm yerin var. Bunu biliyorsun. Bu toplu tarlayı kooperatif ya da gücü olan bir şahıs ekiyor. Hasadını yapıyor. Masraflar düşüldükten sonra yer sahiplerine yerine orantılı nakit gelir payı veriliyormuş.

     Böylece o büyük tarlada modern tarım işletmeciliği yapılabiliyormuş. Toprak tahlili, uygun gübre ve ilaç bilimsel olarak kullanılıyormuş. Daha kaliteli, daha çok üretim yapılabiliyormuş. Merkezi bir planlama ile hangi ürünlerin ekileceği belirleniyormuş.

     Gezide gördük ki, Bulgaristan'da en çok ayçiçeği, mısır, buğday ekiliyor. O gezide arkadaşlarıma ‘'bu Bulgaristan bize çok ayçiçeği ve ayçiçeği yağı satar'' demiştim. Yaptığım küçük bir araştırmaya göre dışarıdan en çok aldığımız tarım ürünü ayçiçeği ve ayçiçeği yağını Ukrayna ve Bulgaristan'dan alıyoruz. 

     Bizim tarafa, ülkemize dönünce daha Trakya'da bile doğru-dürüst ekiliş göremiyorsunuz. Miras paylaşımı nedeniyle arazide gittikçe küçülmüş parseller görünüyor. Birçoğu da boş ve ekilmemiş.

                            ****

     Dünyanın en iyi iklim coğrafyasında tarımsal üretimin bu derece düşmüş olmasının nedeni tek değil, pek çoktur.

     Üretimi arttırmak için en doğru yöntemleri tarım uzmanları bilir. Bu bizim işimiz değil, ancak bazı önerilerde bulunmak istiyorum.

  1- İzmir İktisat Kongresi benzeri, partiler üstü Türkiye Tarım Kongresi toplanmalıdır. Tarımı canlandırma yöntemleri bu kongrede belirlenmeli ve hükümetlere tavsiye etmelidir.

  2- Ülkemizdeki ekim ve dikim yapılabilen araziler sulu ve susuz tarıma göre toplulaştırılmalıdır.

  3- Toplulaştırılan tarlalarda ekim-dikim işleri, kurulacak kooperatifler veya bu işi yapabilecek şahıslar eliyle ve modern usullerle üretim yapılması sağlanmalıdır.

  4- Toplulaştırılan bu arazilere hangi ürünün ekileceği toprak, iklim ve pazar koşullarına uygun merkezi planlama ile yapılmalıdır.

  5- İlaç ve gübre kullanımı uzman tarımcıların nezaretinde yapılmalıdır.

  6-Tarımsal üretim kooperatifleri kurulmalı ve devletçe desteklenmelidir. Her kooperatifte bir ziraat mühendisi, bir veteriner hekim görevlendirilmelidir. Ayrıca kooperatif memuru yetiştirecek okullar açılmalıdır.

  7- Yerli, GDO'su değiştirilmemiş kendi özgün tohumlarımıza dönülmelidir. Tohumculuk geliştirilmelidir.

  8- Üreticiye teşvik pirimi ekiliş anında ve ürünü satarken olmak üzere iki bölümde ödenmelidir.

  9-Hayvancılık da teşvik edilmeli, üretimi arttıracak çeşitli yöntemler uygulanmalıdır.

 10- Modern hayvan üretim çiftliklerinin yanında, köylünün daha çok hayvanı olması teşvik edilmelidir.

 11- Kara avcılığı da akarsu, göl ve denizlerimizde yapılan su ürünleri avcılığı da en az 3 veya 5 yıl kesinlikle yasaklanmalıdır. Geçimini avcılıktan sağlayanlara bu süre içinde devletçe belirli bir maaş bağlanabilir.

 12- Var olan ormanlar kesinlikle korunmalı, ormansız alanlar da hızla ağaçlandırılmalı, erozyonu önleme çalışmaları önemsenmelidir. 

 13- İklim özelliklerine ve toprak yapısına göre üretim havzaları oluşturulmalı ve teşvik edilmelidir.

 14- Seracılık ve turfanda üretimi teşvik edilmeli, üreticinin ürünü ve hayvan varlığı sigorta yapılmalıdır.

15- Kırsal mahalle ve köyler de toplulaştırılmalı, küçük ve uzak köylerin merkezi köylere toplanması teşvik edilmelidir. Yolu, okulu, sağlık ocağı olan köyler oluşturulmalıdır.

                              ****

    AKP yaklaşık yirmi yıldır ülkeyi tek başına yönetiyor. Tarımsal üretimi arttırıcı önlemleri çoktan almalıydı. İhmal şuradan belli, üretim gittikçe düşüyor. Tek başına iktidar olmayı iyi değerlendirememiş, hatta heba etmiştir.

     Gıdada marka olma olanaklarımız varken, başarılamadığı için temel gıdalarda sıkıntı çeker durumdayız. Neredeyse tüm ürünlerde dışa bağımlı hale geldik.

     Hayvan yemi samanı bile dışarıdan alıyorsak vay halimize.


Bu yazı 279 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans