ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

16.02.2021

YABAN ÖRDEKLERİ İLE ATEŞBÖCEKLERİ

Sevgili Öğrenciler,

Size güzel, eğlenceli bir öykü gönderiyorum. Öyküler, masallar yazdığınızı biliyorum. Başarılarınız sonsuz olsun. Kitap okumayı da çok seviyorsunuz. Biliyorum.

                     


Yaban ördeği yedi yavrusuyla ağaçtaki kovuktan ormana baktı. Kuşlar gölden su içiyorlardı. Güneşli bir gündü. Yavrularının gölde yüzme öğrenme zamanı gelmişti.

Ağaçtaki kovuktan kendisini boşluğa bıraktı. Kanatlarını özgürce açtı. Ohh… Ne güzel inişti bu? 

Ağaç yapraklarından kabarmış orman tabanına düştü. Kahverengi yapraklar öyle yumuşaktı ki hemen doğruldu. 

Başını kaldırıp yukarıdaki yavrularına baktı. Gözlerini korkuyla açmış düşen annelerine bakıyorlardı. Hepsi birbirinin üzerine yığılmış yün yumaklarıydı. 

Annelerinin gak… Gak… Gak… Diye onları çağıran seslerini duyunca canlandılar. 

Önce hangisi atlamalıydı? Birbirlerini öne iterek cesaret verdiler. Atak olanlar ardı ardına kovuktan atladı. Küçük kanatlarını açtılar, havada dönerek yere doğru süzüldüler. Yuvaları en az sekiz- on metre yükseklikteydi. 

İki tanesi karnının üzerine düştü. Biri kuyruğunun üstünde yuvarlandı. Kuru yapraklardan yatak çok yumuşaktı. Yuvarlanmak hoşlarına gitti. Anne yaban ördeği başını kaldırıp yuvadakilere:

“Gak… Gak… Gak…” diye bağırdıkça yukarıdakiler birbirlerini itiyordu. Cesaretlenen kendini ağaçtan boşluğa bıraktı. Bazıları başının üstüne, bazıları kanatlarının üstüne düştüler. Bu oyun hepsine çok eğlenceli geldi. Yerdekiler çıkardıkları seslerle annelerine yardım ediyorlardı. Ağaçtaki kovuktan kendini boşluğa bırakan kardeşlerinin üzerine düşüyordu. Yaprakların üzerinde başlayan yuvarlanma göl kıyısına kadar sürüyordu. Ayakları suya batanlar korkup kaçıyordu. 

Gölde su içen serçeler seslerini kesip onları seyrettiler. Karıncalar şaşırıp yuvalarını bulamadılar. Kendileri böyle yuvalarına yem taşırken kimdi bu neşeli yumaklar? Karıncaların başkanı:

“Siz eğlenenlere bakmayın! Yuvamıza yemleri taşıyalım akşam olmadan,” dedi. 

Göldeki kuğular “Bu küçük yün yumakları da ne?” diye bir süre yaban ördeği yavrularını keyifle seyrettiler. Allı Turnalar uzaktaki akrabalarına göl kıyısında oynayan yaban ördeklerini anlattılar.

Maymunlar, sincaplar daldan dala atladılar, buldukları meşe palamutlarını, kestaneleri ördeklere fırlattılar. Böylece oyuna istekli olduklarını göstermek de hiç geç kalmadılar. 

Anne ördek yavrularını peşine taktı. Gölün kenarına getirdi. Önce kendisi suya girdi. Sonra her birini gagasıyla suya itip cesaretlendirdi. Suyla oynamak yavruları sevindirdi.

Birdenbire yumuşak topraklardan yüzlerce kurtçuk, çıtırtılarla kuru yaprakların üstüne fırladı. Topraktan fırlayan kurtçuklar ağaçlara tırmandılar. Tüm kuşlar bu ani gürültüden ürktüler. Yüksek dallara doğru kaçıştılar. 

Kurtçukların sapsarı kanatları çıkmaya başladı. Hepsi birer ateş böceğine döndüler. Bir anda ormanı vızırtılı böcek korosu kapladı. Sayıları milyonları bulan ateş böcekleri kısa ömürlüydü. Ölenler dallardan düşüyor, kuru yapraklarla toprağa karışıyordu.

Anne yaban ördeği yavrularını peşine taktı. Göl kıyısındaki çalılara sığındılar. Ateş böcellerinin vızırtılı konseri sürerken daha büyük gürültü duyuldu. Avcılar ellerinde tüfekleri ateş ederek ormana girdiler. Av köpekleri çalıların arasına dalıyordu. Pat… Pat… Pat…

Avcılar durmadan ateş ettiler. Vurulan keklikler çalılığa düştü. Köpekler keklikleri yakalamak için çalılara daldılar. Yaban ördeği yavruları korkarak mağaraya sığındılar. Mağarada ayı yavrularıyla uyuyordu. 

Uyanan ayı homurdanarak yeni gelenlere baktı. Avcıların ormanı dolduran gürültüsü sürüyordu. Köpek havlamaları, tüfek sesleri, vurulan keklik çığlıkları ormanın derinliklerinde yankılanıyordu. 

Ayı tüm heybetiyle mağaranın kapısında göründü. Avcılar neye uğradıklarını şaşırdılar. Ayı pençelerini açmış üzerlerine yürüyordu. İki yavrusu da arkasındaydı. Avcıların kurşunları tükenmişti. Kaçmaya başladılar. Son vurdukları keklikler de dallarda asılı kaldı. 

Orman eski dinginliğine dönmüştü. Yaban ördeği Yavrularıyla yeniden göle girdi. Küçük balıkları ürkütüp taşların arasında yüzdüler. 

Ateş böcekleri boğazları yırtılıyormuş gibi ötüyorlardı. Ötüşleri bitince ağaçlardan yere binlercesi düşüp toprağa karışıyordu. Ölen böcekler orman toprağına zenginlik katıyordu.

Avcılar gidince kuğular, bıldırcınlar, turnalar yuvalarına döndüler. Çakılların arasından buldukları solucanları, böcekleri yavrularına yedirdiler…

Güneş batmıştı. Ateş böcekleri ormanın tüm ağaçlarını yüzlerce mumla donatılmış gibi ışıklandırmıştı. Cızırtılı konserleri tüm hayvanlar uyurken sürüyordu. Konseri biten yüzlerce böcek sessizce toprağa düşüyordu. 

Yaban ördeği yavrularını kanatlarının arasına aldı. Bir süre gülerek bu yorucu yüzme öğrenme gününü konuştular. Sonra gözleri kapanıverdi.   



Bu yazı 123 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans