ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

18.02.2021

ÖZELLEŞTİRME

Isınma, kış aylarının en öncelikli sorunudur. Isınabilmek için doğalgaz, petrol türevleri, elektrik, fosil yakıt (kömür), odun kullanırız. 

     Isıtılamayan evlerde başta çocukları, anneleri, çaresiz babaları düşününce içim titrer, üzülürüm.

     Doğalgaz ve petrolde dışa bağımlı olduğumuz için, pahallı olması kabul edilebilir. (Asıl neden aşırı vergiler.) Geriye elektrik, kömür ve odun kaldı. Acaba bunlarla daha ucuza ısınabilir miyiz?

     Menderes ve Demirel de özelciydi ama esas özelleştirmeci Özal idi. O Başbakanken;

  - Özelleşme olduğunda rekabet olacak, rekabet de ucuzlama sağlayacak, demişti. Seçmenlerin önemli bir kesimi buna inandı. Özelleştirmeci partileri iktidara taşıdı. Elektrikte özelleştirme olduğunda, nasıl rekabet olacak? Ben A dağıtım şirketi yerine, B veya C şirketinden elektrik alabiliyor muyum? Cep telefonu operatörlerinde olduğu gibi. Evimin yanından bir elektrik hattı geçiyor, üç-beş hat geçmiyor ki…. Elektrikte ucuzlama oldu mu? Hayır ! Dahası taşıma bedeli, kayıp-kaçak bedeli, vergiler vb birçok eklentilerle kabarık faturalar tüketiciye, vatandaşa yansıtılıyor.

     Kömür işletmeleri de özelleştirildi. Hiç de rekabet olmadı, tüketiciye yansıyan bir fiyat düşüşü görülmedi. İşletmelerde cinayet gibi ölümlü iş kazaları arttı. 301 emekçinin can verdiği Soma olayını unutamayız.

     Eskiden tekel ürünleri dediğimiz içki ve sigara üretim ve dağıtımı da özelleştirildi. Oh be özelleşti de ucuzladı diyen bir kişi var mı? Özelleşti ve aynı zamanda yabancı tekellerin eline geçti. Bir tek yerli sigara çeşidi kalmadığı gibi Türk köylüsünün ürettiği Türk tipi tütün de kalmadı. Dünyanın en pahlı içki ve sigarası bizde satılıyor. Zenginlik onlara geçti, bize fakirlik kaldı. 

     Kamu işletmelerini ‘'paşalar gibi satacağız''  diyen bakan da unutulmadı. Yandaşlarına peşkeş çekmenin adı özelleştirme oldu.

     Özelleştirilen kamu işletmelerinin tümünü saymaya sayfamız yetmez. Şeker, kağıt, dokuma, demir-çelik vb pek çoğu kamunun elinden özel sektöre devredildi. Fakat beklenen ucuzluk gelmediği gibi, şimdilerde her şeye zam üstüne zam yağmuru olarak vatandaşa dönüş oldu.

                                             ****


     Dünyadaki birçok ülkede, çok partili demokratik sistemlerde ;

   1- Özel sektörcü, özelleştirmeci, sermaye yanlısı partiler vardır.

   2- Hem özel sektörün var olduğu, hem de kamunun yatırım ve hizmetler yapabildiği karma ekonomi yanlısı siyasi partiler bulunur.

     Cumhuriyetin kurulduğu 1923'ten 1950'ye kadar karma ekonomici iktidarlar vardı. Bu durum biraz da zorunluluktandı. Çünkü ülkemizde sermaye birikimi yoktu. Girişim, yatırım yapacak sermayedar yoktu. Halkın temel ihtiyaçları için şeker, dokuma, cam, demir çelik vb. fabrikalar önce devlet tarafından kuruldu. Sonra da özel girişimciler teşviklerle yatırım yapmaya başladı.

     1950'den sonraki tüm iktidarlar özel sektör yanlısıdır. Kamu sektörüne ‘'üvey evlat'' muamelesi yaptılar. Bu işletmelerin teknolojileri zamanında yenilenmedi. Buraları arpalık gibi kullandılar. Bu işyerlerine yandaşlarını, gereğinden fazla doldurdular. Devlet malı deniz……..dediler. Liyakat unutuldu. Kaytarmak geçerli oldu. Sonuç, zarar ettirildiler. Özelleştirelim dediler. Bu anlayışı emeği ile geçinen emekçilere bile inandırdılar. Hiç kar ettirecek yol ve yöntemler aranmadı, düşünülmedi. Neden, çünkü bu bir sınıf mücadelesidir.Baştaki siyaset öyle istiyordu.

     Bugün ne satılacak kamu yatırımı kaldı, ne de yeni kamu yatırımı yapılıyor. AKP iktidarı yirmi yıla yaklaşan tek başına iktidar süresinde kamu iktisadi yatırımı yapmadı. Bir tek fabrika açmadı. Çünkü bunlar da özelcidir. Bakar mısınız, Milli Eğitim Bakanı özel okullar patronu, Sağlık Bakanı özel hastaneler patronu, Turizm Bakanı otelleri olan patrondur. Diğer bakanları da siz araştırın. Emek dünyasından kimse yok. Bu bir tercih meselesidir.

     İşte burada iş seçmene düşüyor. Kim kimden yana seçmen bunu bilecek, bilmelidir. Bilmezse ‘'özelleştirme olacak, rekabet sonucunda ucuzlama olacak'' kandırmacasına inandırırlar.

     Yapılan özelleştirmeler sonucunda, ucuzluk olmadığı gibi, kamu işyerleri kapandığı için, işsiz sayısı da arttıkça artıyor.

                                    ****

     Tüm bu belirlemelerden sonra ne olmalı? Özel girişimciliğin önü açılmalı, desteklenmeli, yatırımcılara kolaylıklar sağlanmalıdır. Yeni iş kapıları açılabilsin diye.

     Kamucu yatırımlara tekrar dönülmeli, Özel sektörün yapamadığı yatırımları kamu sektörü yapmalıdır. Devlet de ihtiyaç duyulan malların üretilmesine öncülük etmelidir. Gereklilik duyulan il ve ilçelere kamu veya kamu-özel ortaklığı ile sanayi yatırımı yapılmalıdır.

     Yeniden karma ekonomiye dönülürse, ‘'vatanın birlik ve bütünlüğü'' sağlanabilir. Dengeli kalkınma ve işsizliğe çare olabilir. Atatürkçü karma ekonomiyi savunmak, istemek halkın çıkarınadır.

     Doğal olarak geçmiş deneylerden ders çıkarılıp, kamu iktisadi kuruluşları ona göre şekillenmelidir.

     Özelleştirmeci politikalar işsizliği ve fakirliği arttırmıştır.


Bu yazı 242 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans