ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR VATANDAŞ DİYOR Kİ KURULUŞ İLETİŞİM

02.03.2021

Kadınların gözlerindeki aydınlık

Karanlık gecelerde ay ışığının aydınlığı vardır, kadınların gözlerinde. Onlar, hayatımıza biçim verir. 

     Mahallemizin Niksarlı Bacısı, Zekiye Ablası, Dudu Teyzesi, Zehra Yengesi…savaş yıllarının tanığıydı. 

    Kınalı elli, kuş tüyü yumuşaklığında tülbentli bu kadınlar, yokluk ve sefaletin kol gezdiği savaş yıllarında her türlü acıları yaşamışlardı.  

     Yapraklar sararıp sert rüzgarlar esmeye başlayınca   bir araya gelir, kışlık hazırlıklarını yaparlardı. Bir yandan da yaşadıkları acıları anlatırlardı. Onları dinledikçe her biri mitolojideki Tanrıçalara dönüşürdü hayalimde. 

   Mahallemizin sokaklarına güneş ışığı vurduğunda iki kanatlı bahçe kapıları açılır, ilerlemiş yaşlarına rağmen bu kadınlar, ellerindeki süpürgelerle yolları tertemiz yaparlardı. 

   Gün bitimine kadar ortak kullanılan mahalle ocaklarından ve evlerden sokağa yayılan yemek kokuları evlerin odalarına mutluluk esansı gibi yayılırdı.

    Bayram, düğün gibi özel günlerde erkeklerin zihinsel çabası dışında bir katkıları olmazken bütün işler kadınların maharetli ellerinde şekillenirdi.     

   Her birinin terzilik, ebelik, sınıkçılık, hafızlık gibi nitelikleri olması mahallede büyüleyici bir güven atmosferi yaratırdı.

   Kadınların sokaklara, evlere sinen bu gücü her hanede hissedilirdi.

   Onların gizemli tarafları da vardı. 

  Kadınlar, fısıltılı konuşmalarla koşuşturuyorlardı. Meraklı bir ortam oluşmuştu.  Kiminin elinde havlu kiminin elinde kova vardı.

    Mahallemize yeni taşınan ailenin evinden keskin bir haykırış yükseliyordu. Kavurucu bir öğlen sıcağında    yeri göğü inleten bu çığlığın kaynağını öğrenmek için evin bahçesine girdim. 

     Karıncayı bile incitmekten çekinen Zehra Yenge, bir kartala dönüşmüştü. Kötü bir iş yapmışım gibi hiç beklemediğim bir öfkeyle beni kovdu. 

      Henüz okula gitmediğim bir çağda akıl ermez bir gizlilikle sürdürülen bu telaşların anlamını, herkesin gergin yüz ifadelerinin yerini gülümseme aldığında anladım.

   Ama doğum yapan kadının gür sesinin yankılarını unutamadım.

   Kadın ne müthiş bir varlık.  İnsanlığın anası

   Bizleri dokuz ay taşıyan, doğuran, yediren giydiren ama bunları başa kakmayan bir merhamet cenneti.

  Geçen haftalarda para için annesini öldüren gençler, bunları acaba neden idrak edemedi?

    Cemal Süreyya ne güzel söylemiş:


   BİR KADINI ORTADAN İKİYE BÖL

   YARISI ANNEDİR

   YARISI ÇOCUK

   YARISI SEVGİLİ

   YARISI AŞK

   DUYANLAR BUNU BİLMEZ

   DUYANLAR ANLAMAZ BUNU

   YARISI RİVAYETTİR

   YARISI GECE


Bu yazı 103 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans