ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

04.03.2021

TC

Altı yüz yıl hüküm süren Osmanlı Devleti 30 Ekim 1918'de Mondros Ateşkes Anlaşması ile fiilen sona erdi.

     Anlaşma hükümlerine dayanılarak yurdumuzun bazı bölümleri, düşman askerleri tarafından işgal edilmeye başlandı. Saray ve İstanbul Hükümeti tam bir teslimiyet ve çaresizlik içindeydi.

     Mustafa Kemal Paşa önderliğinde Kurtuluş mücadelesi yapıldı. Yurdumuz düşmanlardan temizlendi. Yeni bir devlet kurulması, Lozan Antlaşması ile uluslar arası çevrelere de kabul ettirildi.

     Yeni devletin idari şekli de yeni olmalıydı. Doğal olarak padişahlık sistemi mutlakıyet tarihin sayfalarına bırakıldı. Devletin idare adı Cumhuriyet oldu.

     Böylece Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Kısaca TC denildi.

                                ****

     Türkiye adı, Avrupalılar tarafından, Osmanlı Döneminde bile Türklerin yaşadığı yer anlamında kullanılmaktaydı.

     Türkiye Cumhuriyeti'ni milli sınırlarımız içinde yaşayan halklar ortak kurmuştu. Lozan Antlaşması'na göre azınlıklar, sınırlarımız içinde yaşayan Rumlar, Ermeniler, Yahudiler olarak belirlendi.

     Lozan'da Türk, Kürt, Çerkez, Laz vb. adı geçmedi. Çünkü bunların ortak adı Türk Halkı idi. Çünkü bu halk, emperyalizmi ortak mücadele ile ülkeden püskürttü, attı.

     O nedenle, yeni devletin adı Türk Cumhuriyeti değil, Türkiye Cumhuriyetidir.

     Aradaki anlam farkı önemlidir. 

     Yine ;

     ‘'Ne mutlu Türk olana'' denilmemiş, ‘' Ne mutlu Türküm diyene'' diye söylenmiştir. Buradaki anlam farkını dikkatlerinize sunmak isterim.

     Alman vatandaşlarına Alman, Fransız vatandaşlarına Fransız, İtalya vatandaşlarına İtalyan denir. Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı veya pasaportu taşıyan herkese dünya milletleri Türk der. Dini, mezhebi, ırkı alt kimliktir. Burası ayrıntıdır, sonraki iştir.

                                      ****

     Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında konulmuş kurallar akıl doludur. İnce düşünülmüş kurallardır. Çeşitli çevreler, konulan kuralları bozmak istiyorlar. Yaratılan ulus devleti parçalamak isteyen bölücü ve ayrılıkçılar var. İnsan haklarına en uygun laiklik ilkesini yok edip, şeriat sistemi getirmek isteyenler var.

     Cumhuriyetimiz kurulurken konulan ilkeleri bozmak, yok etmeye çalışmak vatana ihanettir. Türk Halkı'nı aşağılamaktır. Bu bozguncular, emperyalizme hizmet etmiş olurlar.

     İster ayrılıkçılık yapan ırkçı guruplar, ister laiklik karşıtı dinci, şeriatçı, hilafetçi guruplar küçük bir azınlık, marjinal kümelenmelerdir. 

     Halkın asıl büyük gurubu Atatürk Cumhuriyetine bağlı, vatanını ve milletini seven, Cumhuriyetimizi koruma kararlılığındaki yurtseverlerdir.

     Atatürk'ü, Cumhuriyeti, Gazi Meclisi ve Şanlı Ordumuzu itibarsızlaştırma çabaları, ABD emperyalizminin Türkiye Masası Şeflerinin yönlendirmesidir.

     ABD ve Avrupa Birliği emperyalistleri, yurdumuz ve bölgemiz üzerindeki emelleri için Büyük Ortadoğu Projesi adı verilen hedeflerine ulaşabilmek için her yönteme başvuruyorlar. Bazı yöneticileri ikna etseler, TBMM var, Türk ordusu var, Türk halkı var. Bu güçler, olası saldırıları durdurabilecek yüksek akla sahiptir.

     Türk adından kimse tedirgin olmasın. Tarih boyunca Türk adı hep var olmuştur. Türk halkı, Türk ordusu, Türk bayrağı demeyeceğiz de, ya ne diyeceğiz. Bazı kurum adlarından Türk ve Türkiye adlarının kaldırılma girişimlerini çok yanlış buluruz. TC kısaltmasını kaldırmak girişimlerini nefretle kınıyoruz. TC sembolünü silenler, silme girişiminde bulunanlar bu vebalin altında kalırlar.

     Her bağımsız ülkenin sınırları bellidir. Bizim de sınırlarımız içinde yaşayan halk vatandaşımızdır. Tüm vatandaşların ırkına, inancına, mezhebine, cinsiyetine, meşrebine, düşüncesine, yaşama biçimine bakılmaksızın eşit yurttaşlarımızdır.

     Ülkemizin başkenti Ankara'dır. Sembolümüz ay- yıldızlı Türk bayrağıdır.

     Eğitim dili Türkçedir. Türkçe ortak dil olmak zorundadır. Ana dilde eğitim kabul edilemez. Ana dilde eğitim uygulaması, içinden çıkılamaz kargaşa yaratır. Bölünmelerin yolunu açar. Ana dilini de öğrenmek isteyenlere ayrıca olanaklar yaratılmalıdır.

     Devletin dini de olmaz, olmamalı. İnanmak veya inanmamak kişinin kendi özgür iradesiyle vereceği bir karardır. İstediği dini veya mezhebi seçmesi ayıplanamaz, engellenemez, baskı yapılamaz. Demokrasiye ve insan haklarına uyan budur.

     Ayrılıkçı, ırkçı terör örgütü PKK da, Cumhuriyetin temellerini sarsan ve dinci bir devlet kurmak isteyen irticacı örgütler de ülkemize benzer zararı veriyorlar.

     Bu tür zararlı ve yıkıcı örgütlere karşı herkes uyanık olmalı, mücadele etmeli ve karşı çıkmalıdır.

     Her zaman görevimiz, Atatürk Cumhuriyetini sonsuza kadar korumaktır.

     Sağlıklı kalınız.


Bu yazı 312 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans