ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

11.03.2021

ŞÜKÜR BUNU DA GÖRDÜK

65 yaş üstü bizim kuşak,  bunu da gördü. Tam bir yıldır okullar kapalı. Pandemi nedeniyle öğrenciler okullarına gidemiyorlar. Hiçbir yaş gurubu böyle bir durumu yaşamadı.

     Neler görmedi ki bizim kuşak. Askeri darbeleri, sağ-sol çatışması adı altında 1980 öncesi yitirdiğimiz gençleri, ekonomik krizlerin bilmem kaçıncısını, kırk yıldır PKK terör örgütüne karşı verilen mücadeleyi, bölücü ve dinci terörün yaşamdan vakitsiz kopardığı canları…. Neler gördük, neler yaşadık, çok acı çektik.

     Bir de şimdi bu acılara eklenen, salgının getirdiği yeni problemler, kaybedilen canlar. İşsizlik, yoksulluk, pahallılık ve işini kaybetme korkusu. 

     Okul, yani yüz yüze eğitim, hem öğretim hem eğitim yapılan yerdir. Okulsuz geçen bir yıl, bir kuşağı kaybetmemize neden olabilir. Okuma yazma, temel bilgiler sonraki zamanlarda ek çalışmalarla eksiklikler giderilebilir.

     Fakat sosyal gelişim ve küçük yaşlarda başlanması gereken eğitimle kazanılacak temel bilgi ve beceriler sonradan telafi edilemez. Müzik, spor, yetenek gerektiren diğer etkinlikler sonradan olmaz. Çok küçük yaşlarda beceri kazandırılması gerekir.

     Jimnastik, tenis, bale, keman, piyano erken yaşta başlamayı gerektiren etkinliklerdir. Futbol, basketbol, voleybol gibi spor dallarına da küçük yaşta başlanmalıdır.

     Okul olmayınca, her şey gibi sporcu olma, müzisyen olma hayalleri de yok olur gider.

     Örnekleri çoğaltabiliriz. Boş geçen yıl ve yıllar önümüzdeki zamanlarda kendini olumsuz anlamda gösterecektir.

     Liselere geçiş sınavı, askeri okul sınavları, üniversite giriş sınavları yine yapılacak. Yine kontenjanlar dolacak. Kimler kazanacak? Okulların kapalı olduğu süreçte, özel ders alabilen, takviye olanağı olan varlıklı aile çocukları kontenjanları dolduracak. Fakir aile çocukları ek destek alamadıkları için açıkta kalacaklar. Hayalleri sönüp gidecek, bunu da kader sanacaklar. Yoksullukları  devam edecek.

     İşte burada devlete çok önemli bir görev düşüyor. Düz ovada yolunu şaşırmış fakir aile çocuklarına yol açmak görevi. Şimdiki iktidar sahiplerinin ‘'eski Türkiye'' diye aşağıladığı dönemlerde, fakir aile çocukları okuma olanağına kavuşuyordu. İş ve meslek sahibi olabiliyordu. Gelecek hayalleri kurabiliyordu. ‘'Parasız yatılılık''  sayesinde, devletin pozitif korumacılığında fakirlikten kurtulma olabiliyordu.

     Bugün bu olanak yok. 

                                 **** 


     Okulsuz geçen bir yıldan sonra, çocuklar yeniden okul ve öğretmenlerine kavuşma sevinci yaşamak istiyorlar. Ama öğretmenlere zamanında aşıları yapılabilseydi de, buluşma daha sağlıklı bir ortamda olabilseydi. Aşı yapılamadı. Neden?

     Keşke sağlık çalışanlarından hemen sonra öğretmenlere aşı yapılsaydı. 65 yaş üstündekiler nasıl olsa evlere kapalı, tecrit edildiler. Öğretmenlere öncelik verilseydi okulları daha rahat açabilirdik. Öğretmenlere hiç aşı yapmadan eğitim ve öğretimi sağlıklı yürütemeyiz.

     Öğretmenlere neden aşı yapılamadı? Bunun yanıtı gayet basit. Elde aşı yok, belli oldu. Bu nedenle aşılama sayısı iyice düştü. Halbuki hızlı aşılama ile toplumun yarıdan fazlası, yüzde 70'i- 80'i aşılanabilseydi, salgının yayılma hızı düşecekti. Korku ve panik olmayacaktı.

     Öğretmene aşı yapmadan sınıfa derse sokmak, kaybettiğimiz sağlık çalışanları gibi, pek çok eğitim çalışanı da yitirebiliriz. Eğitim emekçilerinin ses çıkaracak hali mi var. ‘'Çalışmak istemiyorsan git'' deyiverirler. Kapıda atanma bekleyen 400- 500 bin öğretmen var. Yine de Eğitim-İş, Eğitim Sen Sendikaları aşı talebinde bulunuyorlar.

                                   ****

     Devlet bütçesi de aile bütçesi gibidir. Sadece büyük ölçekte… Ailenin gelir ve giderleri dengeli tutulmazsa, işte böyle ani oluşan zor zamanlarda sıkıntı yaşanır. Ailenin büyükleri acil durumlar için yedek akçe denilen para, altın, döviz cinsinden tasarruflarını bir kenarda tutar. 

     Devlet de gelirleri ve giderleri dengesini tutturmalıdır. Yedeği olmalıdır. Devletin tüm kurumları da buna uymalıdır.

     Salgın, yılını tamamladı. Bu süre içinde ne harcamalar, ne savrukluklar yapıldığını vatandaş olarak biz bile görüyoruz. Millet bahçeleri, saray inşaatları, Karadeniz yaylalarına yol inşaatları ve  yaylaları imara açma kararı, inadına Kanal İstanbul inşaatları olmasaydı da, aşı alacak paramız olsaydı. Halkın acil beklentisi aşı iken, bu ne iştir.

     Çocuğunun biri hasta iken ilacını alamayan baba, diğer çocuğuna yaş günü partisi düzenlemez.

     Vatandaş aşı bekliyor. Yasaklar ve salgın korkusundan işyerini açamıyor. İflas eden edene, siz de halkı meşgul edecek, salgını unutturacak sözler ediyorsunuz.

     Okullar açılacak, yüz yüze eğitim başlayacak ama öğretmen çocuğa dokunamayacak, çocuk öğretmenine yaklaşamayacak.

     İşimiz Allah'a kalmış gibi.

     Sağlık ve huzur dilerim.


Bu yazı 228 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans