ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

21.03.2021

ANDIMIZ

“Türküm, doğruyum, çalışkanım!” 

Şimdi hepimiz ilkokulda sabah ilk derse girmeden andımızı okuduğumuz zamana gidelim. Ben gözlerimi kapattım. Karşımda öğretmenim Havva Kâhya ve yanında başöğretmenimiz. Okulun bahçesindeyiz, tüm öğrenciler çocuk sesleri ile “Andımız'ı” okuyoruz.

“Türküm”, Türkiye Cumhuriyeti'nin yurttaşıyım, bu benim birinci görevim. “Doğru olmak,” ikinci görevim; evde annem, babam, anneannem de böyle öğretti. “Çalışkan olmak” üçüncü görevim. Ben bu sözcükleri küçük bedenim, her şeyi doğru anlayan aklımla böyle algıladım ve içselleştirdim. Bir daha hiç sorgulamadım.

“Yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.”  Bundan güzel ödev mi olur? İnsan en çok yurdunu ve milletini sever. Onun yücelmesini ister. “Çağdaş uygarlığı” bize Atatürk, varacağımız hedef olarak göstermişti. “İzleyeceğimiz yol akıl ve bilim yolu” demişti. Başka bir yol bilmem ben!

“Ülküm yükselmek, ileri gitmektir.” Tüm uluslar yükselirken bizim durmamız ne kadar gülünç olur! Hele geriye, ortaçağa gidiş hiç olmaz! Salgın hastalığa karşı aşıları yaratan bilim adamları için laboratuvarlar kurmalıyız. Benden “küçükleri korumam” istenirken büyüklerime yani “bilgili insanlara karşı ödevim, kıymet vermektir”. Bilenlerin, yetkin insanların uyarılarını, yol gösterici tavırlarını hemen uygulayıp “barış adasına” çevirmeliyiz ANADOLU'yu. 

Tüm ülkelerle kültür, sanat, spor, ekonomik konularda dostluk bağları kurmak, anlaşmalarla ticaretimizi artırmak amacımız olmalıdır. Ülkemizin çıkarlarını her atılan adımda korumak en kutsal görevimizdir.

Yurdumuzun adı, karada ve denizlerde işbirliği, dayanışma, anlaşma çalışmaları ile anılmalıdır. Gencecik askerlerini yurdundan uzak topraklarda kurda kuşa yem yapmak değildir!

Zaten her Türk yurttaşı “varlığım Türk varlığına armağan olsun,” ilkesiyle yetiştiriliyor. Tüm yurttaşların yüreğinin derinlerinde “vatanın her karışını savunma görevi, içselleştirildi.” Saldırma ve işgal bilmeyiz biz. “Yurtta barış dünyada barış” deriz, bundan gurur duyarız biz.

 Ey büyük ATATÜRK,

“Açtığın yolda” tarım ve hayvancılığımızı dünyayı imrendirecek denli geliştireceğiz. Yurdumuzun derelerini, ırmaklarını, göllerini, denizlerini gözümüz gibi koruyacağız. Banka kredilerini, milletin efendisi yapamadığımız ÇİFTÇİMİZ kullansın diye “adaletli dağıtacağız.” Okullarımızda öğrencilerimiz için “laboratuvar ve zengin kitaplıklar” kuracağız. Tiyatroları, konser salonlarını, spor salonlarını çocuklar kültür ve sanatla zenginleşsin diye çoğaltacağız. Enerji kaynaklarının insana, doğaya, canlılara yararlı olanını seçeceğiz. 

Yaşadıkça her nefes alışımızda “Ne mutlu Türküm diyene” sözü ile gurur duyacağız. Şimdi, Cumhuriyetin yüzüncü yılına yaklaşırken en büyük ödevimiz:

BİZ, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ SONSUZA DEK YAŞATACAĞIZ!

 


Bu yazı 131 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans