Geçtiğimiz günlerde, yaygın medyada beni çok etkileyen şu haber yer aldı:
“Adıyaman’da, bahar ve yaz aylarında nüfusu 2 bine yaklaşan 250 haneli Sarıkaya köyünde, kışın sadece muhtar ve ailesi kalıyor. Kendisini köye bağlayan en önemli nedenin sokak hayvanları olduğunu belirten muhtar Ali Rıza Bildik, ‘Köyüme herhangi bir zarar gelmemesi ve bu sokak hayvanlarının aç kalıp ölmemeleri için tek başıma yaşıyorum’ dedi. Eşi ve iki çocuğuyla birlikte kışın köyde yaşayan muhtarı köye bağlayan en önemli neden ise köyün kedi ve köpekleri…”
Bu güzel haberden kısa bir süre sonra ise şu kötü haber de yer aldı, medyada:
“Adana Çukurova’da, parkta, bir direk üzerinde bulunan ahşap yuvayı sallayan 4 çocuk, önce içindeki kuşu uçurdu, ardından da kuş yuvalarını parçaladı.”
İnsan olmak, bir sanattır.
Bütün insanlar suçlu değildir ama bütün hayvanlar masumdur. Hayvanlara karşı acımasız olan, iyi bir insan olamaz.
Yazıma, bir Kızılderili atasözü ile son veriyorum:
“Hayvanlara ne olduysa, insanlara da olur. Her şey, birbirine bağlıdır. Yerkürenin başına gelenler, yerkürenin çocuklarının da başına gelir.”
Sokaktaki canlar için bir güzel, bir kötü haber!
0
Paylaş
