Önce takvimi tee seçim zamanına geri alalım.
Yerel seçimler öncesi bu kez galibin CHP olacağı tabir yerindeyse kabak gibi meydandaydı.
Hoş, Türkiye’den, Balıkesir’den ve vatandaştan kopuksanız hayaller aleminde de yaşayabilirsiniz ama biraz olsun görüyor, dinliyor, yaşıyorsanız böyle bir zaferin geleceği belliydi.
Hatta Karesi’de son dakika aday değişikliği dahi CHP’yi yalpalatmadı. Karesi, Altıeylül, Büyükşehir CHP olarak alındı ve büyük başarı tarihe de geçti.
Haliyle seçmen iradesinde; isimlerden çok, önceki dönemin yaptığı hatalar ve yılların getirdiği yereldeki yıpranma etkisiyle beraber Türkiye’nin ekonomik durumunun ve toplumsal refleksin yansımaları çok daha fazla gözlemlendi. Bununla beraber Ahmet Akın isminin önceki dönemden getirdiği bir mağduriyet yakınlığı(İsmail Ok isminin ittifak adayı olarak ilan edilmesi ve Ahmet Akın’ın Ok lehine çekilmesi), sevimliliği, Akın’ın sempatik görünümü ve CHP Genel Başkan yardımcısı olmanın biriktirdiği tanınırlık etkisi var mıydı, vardı kuşkusuz ama Ahmet Akın yerine başka bir aday CHP adayı olarak çıksaydı, örneğin ittifakla bu kez Turhan Çömez gösterilseydi; O da rahat kazanırdı. Zira ülkedeki genel kamuoyu iktidarın uygulamalarına tepkiliydi.
Seçimler üzerinden aylar, aylar ve aylar geçti…
Seçim öncesi CHP’nin kazanacağına biz yüzde 100 gözüyle bakarken seçimin ardından belli oldu ki CHP ve adaylar kazanacaklarına inansalar da kazandıktan sonra yapılacaklara olması gerektiği kadar hazır değillermiş.
Neden böyle diyoruz, çünkü yerel yönetimlerde ekibin çok önceden hazır olması gerekir.
Neden böyle diyoruz, çünkü göreve gelir gelmez gereksiz yere yapılan logo değişikliği ile muhalefetin eline böyle eleştiri konusu olacak malzeme verilmez.
Neden böyle diyoruz, çünkü seçim öncesi AKP’ye yönelttiğiniz eleştirilere konu davranışları; –eğer iyi bir ekibiniz ve uyaranlarınız varsa– bile bile lades şeklinde yapmazsınız.
Neden böyle diyoruz, çünkü ekip iyiyse, her işin başkanın icraatı olmadığı, icraatı yapanın BBB olduğunun altının çizilmesi gerektiği hususunda toplumsal hassasiyetlerin dikkate alınmasının bilincinde olup yeri geldiğinde de o iyi ekip, başkanla bire bir tartışabilmelidir.
Var mı böyle bir şey sizce?..
Allasen kaç defa sadece biz bu köşede altını çizdik, her bültende, her konuda, her adımda isimleri ön plana çıkarmayın BBB olarak icraatlarınızı açıklayın dedik. Ama görülüyor ki vız gelir tırıs gider misali hiçbir eleştiri kaale alınmıyor; Dünya Sanat Günü’nde giyilen önlükte, Kaya Tırmanışçılarına verilen havluda; Yakın Çözüm ekibinin formalarının arkasında, bazı belediye araçlarında BBB başkanının ismi olmasının Ahmet Akın’a faydası mı var, zararı mı, bunu düşünen bir ekip ve uyaran var mı?.. Ki, misal verelim, kaya tırmanış etkinliği madem BBB himayesinde idi ve bunun üzerinden yine bol bol reklam yapıldı da havluya isim yazılırken etkinlik alanına niye 3-5 çöp konteynerı gönderilmedi fazladan, etraf leş gibi oldu da bunun düşünülmemesi bile tuhaf değil mi?..
Haliyle “kafası işleyen” bir ekibin öncelikle (yerel ve milli olarak tasvir etmek gerekirse) Balıkesirliler’den oluşturulması gerekir.
Çünkü malzeme bol, liyakatli insanlar çoktur. Elinizdeki kaynakları ince eler sık dokursunuz ama Balıkesir’i Balıkesirliler ile yönetirsiniz.
Ancak Akın cephesinin bu konuda hazırlıksız olduğu, Yücel Yılmaz ekibi(oysa onlar da Yücel Yılmaz ekibi değildi)(!) ile kamu görevinin birbirine karıştırıldığı seçim sonrası ortaya çıktı ki kilit görevlerde yıllardır hizmet veren deneyimli, liyakatli pek çok ismin görev noktasında değişikliğine gidildi. Haliyle partilerle işi olmayan, particilikle alakası bulunmayan, sadece işini yapan deneyimli pek çok isim küstürüldü, kenti bilmeyen, kente yabancı nice isim ithal edildi.
Neden tercih bu yönde oldu anlamak mümkün değil, örneğin Akın göreve başladıktan sonra üst düzey daire başkanlarından özel olarak ilk günden itibaren brifing aldı mı, tek tek birebir görüşmeler yaptı mı; cv’lerini birebir inceledi mi, tecrübelerine baktı mı? Ne duyduk ne öyle bir bilgi geldi kulağımıza…
Yoksa buzdağının görünmeyen yüzünde çalışanlara liyakat ve bilgiden çok; önyargı ve fiskos gazetesiyle mi yaklaşıldı?
Bununla beraber kuşkusuz yeni başkan; yeni isimlerle çalışmak isteyebilir ama “işini yapana dokunmayacağım” diyorsanız “işini yapanı” da sebepsiz görevden almamanız gerekir. Çünkü bu kez Balıkesir ailenizi tümüyle kırmış ve küstürmüş olursunuz. Getirdiğiniz isimlerin de gönderdiğiniz isimlerden çok daha dolu, çok daha vasıflı, çok daha daha daha olması gerekir ki yapılan tasarrufa saygı duyulsun.
Böyle olmadığı için seçimin üzerinden yıllar geçti aynı konuda tartışma ve eleştiriler bitmedi.
Hele hele gelenlerin Balıkesir dışından olması da dikkate alındığında çok yoğun eleştirilere doğal olarak muhatap olursunuz ve bu eleştirilerin haksız olduğu da söylenemez zira getirdiğiniz üst düzey bürokratlar Balıkesir’i bilmiyorsa, tanımıyorsa; kültürünü içine almamış, kişilerini, önemli eserlerini, önemli yerlerini sayamıyor; mahallelerini, sokaklarını arşınlamamış; merkezin ve ilçelerin ihtiyaçlarından bihaberlerse, belde ve ilçeleri tanımıyorlar ve hatta ilçelerin kaç tane olduğunu, isimlerini bile sayamıyorlarsa size faydadan çok zarar verirler.
Böyle olunca da kenti aile olarak değil yabancılarla yönetmiş olursunuz.
Oysa; Balıkesir‘i yöneten bürokratların…. Balıkesir‘i dertlenen insanlar….. olması gerekir.
Balıkesir için dertlenen, Balıkesir’de doğup büyümüş veya yaşayarak Balıkesirliden çok Balıkesirli olmuş, onlarca yıldır Balıkesir ile yatıp kalkmış onca insan varken neden dışarıdan farklı isimler getirilmiştir, bunun anlaşılması gerçekten zordur.
Ayrıca ithal bürokratlar; çalışanları tanımadıkları için; karşılıklı istişare dahi yapmadan ve hatta yüz yüze bile gelmeden, kulaktan dolma bilgilerle ve fısıltı gazeteleri ile personel hakkında yorum yapar hale geliyorlarsa ve bunu sadece basın değil, bilmiyoruz Balıkesir’de duymayan kalmamışsa gerçekten bu kez bu yaşanan tabloyu sadece ithal bürokratlara fatura edebilir misiniz, yoksa siyasi tercihleri mi sorgularsınız?…
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin personel kaynağına bakın, nice işini bilen isim sebep gösterilmeksizin görevden alındı. Kalan üç beş deneyimli liyakatli işini bilen isim de sürekli stres ve bilinmezlik içinde, “acaba ben de yarın görevden alınacak mıyım” düşüncesiyle huzursuzluğu tavana vurdurmuş durumdalar.
Sonuç olarak Balıkesir’i bilmeyen nice isim dışarıdan geldi. Gelenleri terazinin ayrı kefesine koyun…
Nice isim ise liyakat yetersizliği ile BBB başta olmak üzere Ahmet Akın’a zarar verir hale geldi. Bunu da diğer kefeye koyun.
Farkında mı yönetim bunun?
“Benim Ailem” derken, kendi bürokratlarınızı sebepsiz yere görevden alıyorsanız bunun muhasebesinin olumlu yansıması mümkün değildir.
Nokta atışı Balıkesir’in tüm sorunlarını bilen isimlerin bazıları kırıldıkları için emekli oluyor, bazıları kendi kabuğuna çekilir hale geliyorlar ve siz ithallerle başarı geleceğini düşünüyorsanız ve tamamen reklamasyon odaklı popülizme gark olmuş bir halkla ilişkiler yürütüyorsanız; siyaseten büyük bir hataya imza atıyorsunuz demektir.
Bu arada yanlış anlamalara sebep olmamak için önemle ve özellikle yazıyı bitirirken hatırlatalım… İthal olarak anılan bürokratların ne kişiliklerine ne bilgi ve birikimlerine lafımız var. Kuşkusuz bilgililerdir, kuşkusuz donanımlı ve liyakatlidirler ve kuşkusuz kendi alanlarında başarılıdırlar. Ama bu yazının anlatmak istediği zaten onların şahsiyeti değildir. “Yerelin liyakatlileri dururken ithal neden gelir ki” ve “neden benim ailem derken personele bu kadar uzaksınız” sorularıdır.
Tek soru soralım, farzedelim önümüzdeki seçimlerde Ahmet Akın kazamadı, ne yapacak gelenler, Akın ile beraber gitmeyecekler mi?
Haliyle böyle bir bakış açısının şehre fayda noktasında “doğru” olduğu söylenebilir mi?..
Yerel siyaset güçtür, milletvekilliği tabiri caizse “kebap iş”, belediyecilik “ateşten gömlektir”
Yeni yönetimler göreve geldiğinde, yeni umutlar ve çok daha fazla doğrunun hayata geçtiği günler hayal edilir. Hatalardan ders alınacağı düşünülür.
Bugün kollar sıvanırken; dünün hatalarının tekrarlanmaması gerekir.
Yapılan her bilinen hata, hayal kırıklığıdır.
Ve maalesef bugün “eleştiri” kavramı bile “tukaka” olarak görülürken ne desek nafile, Atalarımız söylemiş zaten en güzelini “anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.”
Aile, ailem, canım ailem, benim ailem derken..
Bir çuval inciri berbat etmektir olup biten.
Zira Balıkesir Ailesi, BBB Başkanı Akın’ın üzerine, kendisinin de farkında olamayacağı kadar çok ve büyük “beklenti” yüklemiştir.
AİLE AİLE; BU NASIL AİLE?
0
Paylaş
