GÜRAN TATLIOĞLU
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. DÖRDÜNCÜ HAÇLI SEFERİ-3

DÖRDÜNCÜ HAÇLI SEFERİ-3

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

edildi. 400.000 civarında olan kent nüfusunun binde 5’i, 2000 kişi öldürüldü. 15 Nisan’dan sonra yağmalama durdurulduğunda üç merkez kilisede toplanan ganimetler 300.000 markı ve 10.000 atı geçiyordu ve yağmacı askerlerde kalan servet ise 500.000 marktan fazlaydı. Bu değer bir Avrupa devletini on yıl geçindirebilecek bir servetti. Bu talanda Istanbul’dan, Bishop Nivelo of Soissons ve Abbot Martin of Pairis isimli iki din adamının, gemiler dolusu, kiliseler ve kutsal yerlerden kaçırdığı kutsal eşyalar, kemikler, resim ve heykeller ve dinsel sanat ürünleri en büyük kayıptı. 1203 Temmuz ve Ağustos’undaki, 1204 Nisan’ındaki yangınlar ve 1203-4 ayaklanmaları ve nihayet bu talan sonucu, Istanbul’un- Bizans’ın- kütüphaneleri ,sanat ve mimarlık eserleri onarılamaz bir yıkıma uğradı . Doğulu Hıristiyan devletin serveti, Batılı Hıristiyanlarca darmadağın edildi. 1204 Mayıs’ı ortalarında Avrupa’nın en zengin adamı ve Dördüncü Haçlı Seferi’nin ana destekçisi Baldwin of Flanders Ortodoks Bizans’a Latin Imparatoru oldu.Venedikli Thomas Morosini de en üst din liderliğine, patriyarklığa getirildi. Bizans bir anlamda Haçlı seferi liderleri tarafından paylaşıldı. Fakat sonuçta Bizans Latin Imparatorluğu politik, mali ve kültürel bir başarısızlıkla sonuçlandı. Istanbul fethinden bir yıl sonra, 14 Nisan 1205’de Baldwin Edirne’de karşıt Bizans ve Bulgar kralı Joannitza’nın kuvvetlerine yenildi.Yakalandı. Sefer liderlerden Louis of Blois öldürüldü. 1204 olaylarından sonra Bizans merkeze bağlı ufak devletçiklere ayrılmaya ve Istanbul merkez gücünü kaybetmeye başladı. Böylece Bizans’ın kaderi değişmeye , ileriki yıllarda Osmanlıların Bizans’ı fethi için ortam kendiliğinden hazırlanmaya başladı. Bu olaylar Bizans’ın yıkılış sürecinin başlangıcı oldu. Avrupa’da Istanbul’dan kaçırılan kutsal eşyalar için büyük bir pazar oluştu. Bizans’tan kaçırılan kutsal eşyaların satışı, Avrupa’nın bazı bölgelerinde ekonomik refahın artmasına neden oldu. Istanbul’da Hipodrom’dan kaçırılan Dört At Heykeli bugün Venedik’te St.Mark’s meydanında yeni emperyalizmin simgesi olarak bulunmaktadır (Tyerman, 558). Dördüncü Haçlı Seferi Kutsal Topraklarda Hıristiyan- Latin – egemenliğini sağlamak için yola çıkmışken , onun yerine Yunanca konuşan Bizans’ın başkenti Istanbul’u – Constantinople ‘u-, tarihinde görülmeyen bir şekilde, 13 Nisan 1204’de yağmalamaya başlamakla sonuçlandı. Nedeni Bizans’ın Batıya olan aşırı derecede borçlanması ve Batı’nın bu alacakları tahsil etme kaygısı idi. Oxford Universitesi Bizans Araştırmaları Merkezi Direktörü Peter Frankopan 26-27 Mayıs 2012 tarihli International Herald Tribune gazetesinde yayınlanan “Here come the crusaders again” başlıklı yazısında Yunanistan’dan borçlarını tahsil için Avrupa Birliği’nin o tarihlerde , Yunanistan’ın üzerine çullanmasını , 821 yıl önce Haçlı Seferiyle Istanbul’un işgal edilmesine benzetti 1200’lerde Istanbul, Doğu’dan gelen baharat,ipek ve lüks eşyanın geçiş noktasıydı. Bu ticaret bir çok insanı zengin yaptı. Tıpkı son yirmi yılda Yunanistan’ın, Portekiz , Ispanya ve Italya ile yaptığı ticaret gibi. Genç fon yöneticilerinin Yunanistan’da yaptığı gibi, 12.yüzyılda Venedikli , Cenevizli ve Pisalı tüccarlar Istanbul’da özel imtiyazlarla ticaret yapıyor ve yasa boşluklarından yararlanıyordu. Elde ettikleri imtiyazlarla vergi ödemiyor, yerli tüccarlardan daha üstün durumda bulunuyorlardı. Yerliler onlarla rekabet edemez duruma gelmişti. Tıpkı o günlerde Yunanistan’a giren ucuz yabancı sermaye gibi. Bizans Imparatorluğunda keskin bir şekilde ticaretin daralması ve Avrupa’nın Merkez Bankası durumundaki Venedik’teki aşırı harcamaları , kısa bir süre içinde, para kaynaklarını ve kredileri kuruttu. Alacakların tahsilatı ön plana çıktı. Iyimser senaryolara dayanarak , günümüzde Yunanistan’a verilen kredileri verenlerin sorumluğu hiç yokmuş gibi, 1200’lerde Venedik sorumluluk yüklenmedi Bizans’tan alacaklarını tahsilde direndi . Bizanslılar borçlarını ödemeliydi. Istanbul’a -Constantinople’a – gelen Batılı delegeler borçların açıkça hemen ödenmesini talep ediyorlardı. Sonunda Venediklilerin kontrolunda Haçlılar Istanbul’u işgal etti ve ülkenin kültürel ve tarihi varlıklarını ve halkını hiç dikkate almayarak kenti ve sonra da Bizans’ı talan ettiler. Fahişeler Ayasofya kilisesinde dans ettiler. Kiliseler darmadağın edildi. Kutsal eserler , eşyalar Avrupa’ya kaçırıldı. Haçlılar ve Venedikliler , o günkü Bizans yönetiminin beceriksizliği ve iç kavgaları nedeniyle , alacak tahsilinde kendi adamları Baldwin of Flanders’i imparator yaptılar. Frankopan’a göre bu, bugün Yunanistan’ın maliyesine IMF’in klasik el koymasına benzemektedir. Osmanlı Imparatorluğu da benzer olayları 1854 aldığı ve sonra almaya devam ettiği borçlarını 1874’de ödeyemeyerek ve moratoryum ilan ederek yaşamıştır. 1881 ‘de alacakların tahsili için Batılıların kontrolunda Düyun-u Umumiye – Alacak Tahsili Idaresi – ve ardından Osmanlı Bankası kurulmuştur. Osmanlı Imparatorluğunun parçalanma nedenleri arasında dışa borçlanması ve borcunu ödeyememesi önemli rol oynamıştır.

DÖRDÜNCÜ HAÇLI SEFERİ-3
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Yenihaber Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin