Başlık, şöyle de olabilirdi:
TUTSAK İNSAN…
Parti, dernek, tarikat, mezhep, din hep birliktelik, insanı birey olmaktan çıkarıp,
yönlenen, yönlendirilen bir topluluk içinde, insanın kendisini tutsak etmenin
toplumsal tuzaklarıdır.
İnsan, bu tuzakların içinde bir türlü kendisi olamaz.
X X X
Bilgiyi, bilge insanlara bırakır.
Bilginin yorucu sorularından kaçınıp, uzak durup, cehaletin kutsandığı,
dogmalarla beslenen dinsel topluluklarda kendini, hoca, şih, şeyh gibi cehalet
önderlerinin yoluna bırakır.
Böylece hayatı sorgulama zahmetinden kurtulur, kendini sürü cehaletine
bırakır. Teslim olur.
Hayatın gerçeklerine sarılacağına, saldıracağına, özgür insan olmanın
mücadelesini vereceğine, düşsel bir uyuşukluğun girdabında yok olur gider.
X X X
İnsan olmak zor iş.
Birey olmak zor iş.
Direnç ister, bilgi ister, mücadele gücü ister…
Kendisine, benliğine yapılacak tüm enformatik, iletimsel, yazınsal saldırılara
göğüs gerebilecek bilgi donanımına sahip olmak gerek.
X X X
Diktatoryal yönetimler, çaresiz insanlar üretir.
O çaresiz, muhtaç insanlar, onların erklerinin payandası olurlar.
Onlar, velinimet bildikleri bu oligarklara hizmet etmenin kutsallığı da köle
olduklarının bilincinden uzak, düş cennetinde yaşarlar.
X X X
İnsan olmak, insan olarak kalmak o kadar zor ki.
Oysa sürüden biri olmak…
O kadar kolay ki.
Kuşatılmış insan
0
Paylaş
