RECAİ ÇEVİK
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Sabahlar hep yoksuldur

Sabahlar hep yoksuldur

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Siz sabahı bilmezsiniz.
SABAHLAR yoksullarındır.
Siz sabahın ayazını sıcak yorganınızla örterken, günlük rızkın acımasız yarışına
katılanlar, çoktan “bismillah” diyerek sokağın soğuk sessizliğine dalmışlardır.
Her sabah, soğuk, sessiz ama umutla başlar.
Umutla.
X X X
“Seher, gecedir. Kalbinden öper
Her sabah güneşi.”
Refik Durbaş demiş.
Güneşin ilk sıcaklığı nasıl ısıtıyorsa sabahı, işine koyulan, ilk rızkını kazanan
insanın yüreği de öyle ısınır. Hele ki işsizliğin, insanımızın sofrasına kör bir bıçak
gibi saplanan, acı veren şu umutsuz günlerde. Yoksulluğun insan onuru ile dalga
geçtiği acımasız sabahlar…
Soğuk, kör sabahlar…
X X X
“Kalbi, kâinata saplı küçük bir çocuk çakısı…” der, Küçük İskender, bir dizede.
Sabahın ayazında simit satan çocukların uykuyu aç gözleriyle.
Nedense çocuktur simitçiler.
Nedense hüzünlü ve nedense öfkelidirler.
X X X
“Gecekondular da
Hava bulanık, puslu
Ekmeğe, aşka ve ömre
Küfeleriyle hükmeden
Ciğerleri küçük, elleri büyük
Nefesleri yetmez avuçlarıma
İlkokul çağında hepsi
Kenar çocukları
Kar altındadır.”
Ahmet Arif, çalışıp koşturan çocuklar için, böyle der.
X X X
Onlar, karıncalar gibi hızlı, tekdüze ve sessiz düşerler yola. Ve yalnız ayak sesleri
duyulur, sokakların sessizliğinde.
Siz, sabahı ve sokakları bilmezsiniz.
SABAHLAR yoksullarındır.

Sabahlar hep yoksuldur
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Yenihaber Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin