Rıhtım sessizliğini seviyorum.
Denizin rıhtım taşlarını okşayışını, martıların, poyrazın hafif esintisinde çığlık
çığlığa dolaşmasını, limanın sessizliğinde dinlenen sandalların, teknelerin ninnilerini seyretmeyi seviyorum.
Rıhtım, benim sığınağım.
Yalnız, bir bankta oturup, denizin maviliğine dalmak…
Çok uzaktan, adalardan süzüle süzüle gelen gemiyi izlemek.
Düşüncelere dalmak.
Düşüncelerde dinlenmek.
Yaşamın bu kısa diliminde, uzun bir iç yolculuğuna çıkmak.
Aç bir martı çığlığı.
Bir çocuk kahkahası.
Martılara ekmek parçası atan yaşlılar…
X X X
Rıhtım, yanı sıkılanların, kafası bozulanların, küfür savurmak isteyenlerin, kendini dinlemek isteyenlerin, sessizliğe sığınmak isteyenlerin limanı…
Rıhtım, insanın kendi ayak sesinde, kendini dinlediği bir sessiz dost sığınağıdır.
Rıhtım, benim sessizliğimin yoldaşıdır.
X X X
Rıhtımda seni dinleyen çok dost bulursun.
Sessiz, sakin, dilsiz dostlar…
Deniz, martılar, su karabatak, terk edilmiş sandallar, yalnızlığın dost bankları…
X X X
Ben rıhtıma sarınırım.
O beni dinler, ben de onu.
Yalnızlığımın yoldaşı.
Güneş, denizi öptü, öpecek.
Rıhtım, bu vedâyı seyretmek isteyen insanların, sessiz ibadetinde, insanlara eşlik ediyor adeta.
X X X
Rıhtım benim sessizlik yoldaşım.
Rıhtım
0
Paylaş
