METE KOZDAĞ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. İNSAN İLİŞKİLERİNDE YENİ ÖLÇÜ: FAYDA (3)

İNSAN İLİŞKİLERİNDE YENİ ÖLÇÜ: FAYDA (3)

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Aktarıyorum (Mete Kozdağ)

      Psk. Dr. Feyza Bayraktar tarafından kaleme alınan ‘İnsan İlişkilerinde Yeni Ölçü: Fayda’ başlıklı yazısındaki açıklamalar, anlaşılır ve de kıymetli.

      Okunması gereken bu yazının, 3’üncü bölümünü aktarıyorum…

Bana İyi Gelmeyen İnsanlar…

Son yılların en popüler cümlelerinden biri şu: “Bana iyi gelmeyen insanları hayatımdan çıkarıyorum.” Kulağa sağlıklı geliyor elbette. Gerçekten zarar veren, manipülatif, yıpratıcı ilişkilerden uzaklaşmak gerekir. Yalnız bu cümle bazen daha steril ve rahatsız edici bir yere dönüşüyor: İnsanları, yalnız işlevine göre değerlendirmeye.

Çünkü artık ‘iyi gelmek‘ çoğu zaman huzur vermek anlamına gelmiyor. Daha motive hissettirmek, daha görünür kılmak, daha başarılı hissettirmek anlamına geliyor. Bir insanın yanında sakinleşmek değil; ‘daha iyi versiyonuna dönüşmek‘ önemli hale geliyor.

Arlie Hochschild’in yıllar önce tarif ettiği duygusal emek bugün yalnız iş hayatında değil, insan ilişkilerinde de görünür hale geliyor. İnsanlar artık yalnız çalışırken değil, ilişkiler içinde de sürekli ‘iyi hissettiren’, motive eden, duygusal olarak besleyen kişi olmaya zorlanıyor. Böyle olunca birçok ilişki fark edilmeden küçük motivasyon alanlarına dönüşüyor. İnsan artık bazen dost bile aramıyor; kendisini daha değerli hissettirecek insanlar arıyor.

Oysa dostluk bazen tam da hiçbir işe yaramadığı halde sürmesidir. Birlikte susabilmektir. Yorulmuş, başarısız olmuş, çökmüş birinin yanında kalabilmektir. Çünkü insan ilişkileri, sürekli verim üreten makineler değildir.

Ama bugünün ilişki iklimi, gerçek yakınlığı taşımakta zorlanıyor. İnsanlar artık bağ kurarken bile hayatı ‘hafif‘ tutmaya çalışıyor. Emek isteyen, karmaşık duygular taşıyan, uzun süreli ilişkiler birçok kişiye ağır geliyor. Çünkü gerçek yakınlık yalnız sevilme ihtimali değil, incinme ihtimali de taşır. Öte yandan derin bağlar insanı yalnız görünür değil, savunmasız da kılar. Bu yüzden birçok insan yakınlık ararken aynı anda görünmekten korkuyor. Oysa çağımız insanı duygusal dayanıklılıktan çok duygusal konfor arıyor.

Sessizce Değersizleşmek…

Bazı insanlar, yalnız yükselirken kalabalıklaşıyor. İş değiştirince, çevresi güçlenince, yeni bir ilişkiye başlayınca eski dostlarını sessizce hayatın kenarına koyuyor. Üstelik bu çoğu zaman büyük kavgalarla olmuyor. Daha modern ilerliyor. Daha sessiz.

Kimse, açık açık “Artık sana ihtiyacım yok” demiyor. İlişkinin ritmi değişiyor. Merak azalıyor. Mesajlar seyrekleşiyor. İnsan, bir zamanlar değer gördüğü yerde; yavaş yavaş görünmez hale geliyor.

Bir zamanlar her gece konuştuğun biri, artık yalnız canı sıkıldığında yazıyor. Eskiden yanında ağlayan insanlar, hayatları düzene girdiğinde sessizce uzaklaşıyor. Bazı insanlar seni tamamen kaybetmek istemiyor; yalnız seni hayatlarının merkezinde tutacak kadar da ihtiyaç duymuyor artık. Seni silmiyorlar ama yavaşça hayatın fonuna itiyorlar. Böylece ilişki bitmiyor; canlılığını kaybediyor.

Ve belki de bugünün insanı en çok bu yüzden yoruluyor: Açıkça reddedilmekten değil, sessizce değersizleştirilmekten.

Çünkü net bir kopuş yas tutulabilir. Ama yavaş yavaş önemsizleşmek, insanın kendi değerini sorgulamasına neden olur. İnsan bazen terk edildiği için değil; artık kimsenin zihninde öncelikli olmadığını hissettiği için kırılır. Çünkü bazı ilişkiler bitmez, yavaşça bekleme odasına alınır.

      Yarın, son bölüm…

      Güzel bayram günleri olması dileğiyle, saygılar.

İNSAN İLİŞKİLERİNDE YENİ ÖLÇÜ: FAYDA (3)
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Yenihaber Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin