Siz bilmezsiniz,
nereden bileceksiniz.
Bir zamanlar Erdek’te “Kiraz Seyranı” vardı.
Kirazın seyranı. Onlarca kiraz çeşidi,
tüm bahçeleri süslerdi.
Al al, öpülesi kirazlar…
Ne kirazlardı tanrım!
X X X
Her mayıs ayının üçüncü hafta sonu “Mesavla Deresi”nin denize kavuştuğu kıyı
bahçelerinde “Kiraz Seyranı” olurdu.
Tezgâhlarda, sofralarda kiraz çeşidi bolluğu.
Civar kasaba ve köylerden de gelenlerle, kimi at arabaları ile kimi deniz
tekneleriyle bir festival şöleni gerçekleşirdi.
Bahçelerde salıncaklar kurulur, kızlar ip atlar, türküler söylenir, davul ve klarnet
eşliğinde, kızlı erkekli ne oyunlar oynanırdı.
Kızlar, en güzel giysilerini giyer, delikanlılar da, yürekleri pır pır, sevdiklerini
süzerdi.
Ne güzel günlerdi, o günler!
Ne güzel seyranı, o seyran!
X X X
Kurulan tezgâhlarda şekerlemeler, helvalar, ev tatlıları, giysiler, kadın el
işlemeleri, sebze ve meyveler…Her şey satılırdı. İnsanlar tanış olur,
mektuplaşmak için adresler verilir, adresler alınır, dostluklar başlar, aşkların en
güzellerinin tohumları atılırdı.
Kulaklarında al al kirazlarla bahçelerde dolaşan, koşturup duran çocuklar…
“Kiraz Seyranı”, bir dostluk, kardeşlik, sevgi, saygı seyranıdır.
Mutlu insanların, doygun insanların seyranıydı, Kiraz Seyranı.
Siz bilmezsiniz, nereden bileceksiniz.
Bir zamanlar, Erdek’te “Kiraz Seyranı” vardı.
Kirazın seyranı…
Kiraz seyranı
0
Paylaş
