Aktarıyorum (Mete Kozdağ)
Psk. Dr. Feyza Bayraktar tarafından kaleme alınan ‘İnsan İlişkilerinde Yeni Ölçü: Fayda’ başlıklı yazısındaki açıklamalar, anlaşılır ve de kıymetli.
Okunması gereken bu yazının, son bölümünü aktarıyorum…
Narsisizmin Sessiz Hali…
Bugünün görünmez para birimi, dikkat. Kim görünürse o değerli hissediyor. Böyle bir düzende insanlar doğal olarak ilişkileri de kendilerini büyüten aynalar gibi kullanmaya başlıyor.
Bugünün narsisizmi artık yalnız yüksek sesli değil. İnsanlar artık aynaya hayranlıkla bakmıyor; başkalarının gözündeki yansımalarını sürekli kontrol ediyor. Çünkü mesele yalnız üstün görünmek değil, değer hissini dışarıdan canlı tutabilmek. Kırılgan insanlar çoğu zaman sevgiden çok, sürekli teyit edilmek istiyor.
İnsan bazen karşısındaki kişiyle, gerçekten merak ettiği için değil, onun üzerinden kendini güçlü hissetmek için ilişki kuruyor. Bazen seni küçümsemiyorlar; sana ihtiyaç kalmadığında uzaklaşıyorlar. Bazen açıkça kullanmıyorlar; ama kimden ne alınabileceğini çok iyi hesaplıyorlar.
Çünkü insanlar artık yalnız sevilmek istemiyor; aynı zamanda hayranlık uyandırmak, unutulmamak, görünür kalmak istiyor. İçinde yaşadığımız düzen bunu sürekli körüklüyor. Herkesin kendi vitrini var artık. İnsanlar ne hissettiğinden çok nasıl göründüğünü yönetiyor.
Böyle bir atmosferde, ilişki bile bazen samimiyetten çok imaj yönetimine dönüşüyor. İnsanlar birbirini sevmekten çok, birbirinin hayatındaki yerini yönetiyor.
Ve çağın en rafine güç biçimlerinden biri de bu zaten: Bir insanı açıkça kırmadan değersiz hissettirebilmek.
Vefanın Kaybı…
Vefa, aslında duygusal hafızadır. Bir insanın sana iyi geldiği zamanı unutmamak… İşine yaramadığı dönemde bile geçmişin hatırını taşıyabilmek… İnsan düştüğünde bile onun eski ışığını hatırlayabilmek…
Bugün ise hafıza hızla siliniyor. İnsanlar çoğu zaman yalnız ‘şimdiki faydalarıyla‘ değerlendiriliyor. İşlev düştüğünde, geçmişte verilen emek de görünmezleşiyor.
Ve ironik olan şu: Herkes birbirini kullanmaktan şikâyet ediyor ama aynı düzenin parçası olmaktan da vazgeçmiyor. Çünkü çağ artık karakterden çok performansı ödüllendiriyor.
Belki de bugün hâlâ vefalı kalabilmek bu yüzden radikal geliyor.
Ve galiba çağımızın en büyük trajedilerinden biri şu: Kimse açık açık “Seni sevmiyorum” demiyor artık.
İnsanlar birbirini, yavaş yavaş hayatlarının dışına alıyor.
Bir gün, artık hiçbir işe yaramadığımızda, geriye sevgiden çok sessizlik kaldığını anlayacağız.
Güzel bayram günleri olması dileğiyle, saygılar.
