Yerel kımıldamalar 21 Eylül 1919’da başladı. Sivas Kongresinden sonra ortaya çıktı. İzmir’den gelmekte olan Yunan birlikleri daha isyan bölgesine ulaşmamıştı. I. Anzavur isyanı adı verilen hareketle, Anzavur 2 Kasım 1919’da Susurluğa, 12 Kasım’da Gönen’e girdi. Girdiği Susurluk, Manyas, Uluabat, Kirmastı ( Mustafa Kemal Paşa), Gönen taraflarını alla bullak etti. İşgal ettiği köy ve kasabalarda halkı camilere, meydanlara topluyor askerliğin kalktığını, askerlerin memleketlerine dönmeleri gerektiğini,ya da kendisine katılmalarını, Kuvvay-ı Milliye’nin “İttihat veTerakki “ eşkiyaları olduğunu, onların silineceğini, Yunanlılara karşı koymaya padişahın rızası olmadığını ilan ediyordu. Balıkesir’de Kazım Özalp’ın 61.tümeni ve Bursa’dan Bekir Sami Bey’in 56.Tümeni atlı ve yaya askerle ve küçuk miktarda milli kuvvetlerle 15 Kasım’da Anzavur’u Susurluk civarında çevirdi.O 30 ölü vererek sahadan çekildi. 16/17 kasım çatışmasına mecbur edildi. Perişan oldu. 1.Anzavur hereketi onun yenilgisi ile sonuçlandı. 2.Anzavur hareketi denilen büyük ayaklanmaya 16 Şubat 1920’de başladı.
Başlayan bu hareket Gönen,Susurluk, Kirmastı ve Bandırma’ya hızla yayıldı. Gönenliler 200kişilik Kaymakam Rahmi Bey kuvvetlerine katılarak savunmaya geçti. Rahmi bey , Müftü , Belediye Reisi ve halktan bir çok kişi şehit oldu. Bandırma komutanı , kendisi de Çerkes olan,-Yusuf İzzet Paşa Bursa’ya çekildi. Anzavur bulunduğu bölgeye tamamen hakim oldu. Bandırma’ya yerli işbirlikçileri sayesinda kolaylıkla girdi. Anzavur her yerde “ Göğsümde Kur’an, kalbimde iman, at üstünde, li, arkamdan gelin. Halife ordusu, Kuvvay-I Milliye eşkiyasını mahvedecektir. Kuvvay-ı Muhammediye’yi kuracağım, Mustafa Kemal vatan hainidir” diyerek dolaşıyordu. Arkasını padişaha ve Yunan Kuvvetlerine dayamıştı.
Susurluğa girmeden önce Anzavuroğlu Ahmet Balıklıdere köyünde karargah kurdu. Buradan Susurluk’taki subaylara gönderdiği haberde amacının Balıkesir’e gitmek olduğunu, Susurluğa uğramayacaklarını, halife ordusu olduklarından kendilerine dokunulmamasını istedi. O yıllarda Susurluk’ta bir topçu taburu bir de kolordu ulaştırma taburu bulunuyordu (Kılıç,83). Bu taburlarda 13 subay ve 10 silahlı jandarma , toplam 200- 300 asker mevcudu vardı. Bu kuvvetlerin başında yüzbaşı Süreyya Bey, topçuların başında da Mülazim Hilmi Bey bulunuyordu .10.5 luk 12 adet ve 8 adet de sahra topu mevcuttu. Askerlerin bir kısmı daha yıkılmamış olan Kervansaray’da, bir kısmı da Susurluk Kışla’sında konuşlandırılmıştı. Anzavur Biga’dan Manyas’a oradan da Susurluğa 500/1000 arasındaki bir kuvvetle gelmişti. Anzavur Ahmet ordusuna , bu padişah ve Halife ordusuna karşı gelen Mustafa Kemal ve Kuvvay-I Milliye yanlılarının zulmünden kurtaracaklarını ve karşı gelenleri yakalayıp idam edeceklerini, ilan etti.
Susurluk’taki askeri birliklerin komutanı Anzavur Ahmet’e tarafsız kalacaklarını ve Susurluğa gelmelerinde bir sorun olmayacağını bildirdi. İstirahata çekildi. Bunun üzerine Anzavur Ahmet ertesi sabah erken saatlerde emrindekilerle birlikte Susurluğa girdi. Sayın Rıfkı Ünder’in anlattığına atfen Yücel Kılıç bu gelişi şöyle anlatmaktadır.’’ Yolun iki tarafı insan doluydu. En önde Ahmet Anzavur , lacivert paşa elbiseleri giymişti. Göğsünün sol tarafında orta boy bir musaf-ı şerif asılıydı. En önde sancak-ı şerif vardı. Adamları tekbir getiriyor ve ilahiler söylüyordu. Şimdiki Atatürk heykeli olan yerin arkasında, yeni Belediye Binası karşısında ‘’Askerlik Şubesi’’ binası vardı. Orada yüksek bir yere çıktı. Yüzünde hilal şeklinde ince bir sakalı vardı. Yüzü sağlıklı bir insanın tüm özelliklerini taşıyordu. Ve kıpkırmizı yanakları vardı. İri yapılı bir insandı. Konuşmasına dört mısralık bir beyitle başladı: ‘’Göğsümde Kur’an/ Kalbimde iman/ Mülk-ü Mürelman/ Anzavur Ahmet Han’’ve sonra padişah lehine konuşmaya devam etti. Daha sonra Askeri Kışla’ya gitti. Orada her şeyden habersiz, örnek olsun diye, sekiz askeri diri diri yaktı.’’
Balıkesir’de oluşturulan Milli Kuvvetler Anzavur kuvvetlerine karşı savaşmak üzere, öncü kuvvetler olarak Köprülü Hamdi komutasında Susurluğa doğruyola çıkmış, Demirkapı’da Anzavur’un oğlu Abdülkadir komutasındaki öncü birliklerle savaşmış, ve onları yenmişti. 16 Kasım 1919’dayapılan bu savaşta Milli Kuvvetler 8 şehit, 15 yaralı vermiştir. Anzavur kuvvetleri ise 50’den fazla kayıp vermiş, Milli Kuvvetleri destek için Mustafa Kemal Paşa’dan – Kirmasti’den – Rahmi Bey kuvvetleri ve Bandırma’dan Selim Bey kuvvetleri gelmiştir.
Anzavur kuvvetleri şaşkınlık içinde dağlara çekilmiştir . Anzavur Ahmet bu savaşta atını kaybetmiş ,Aziziye köyüne sığınmış, oradan Sultançayır’a gelmiş , o yoldan Manyas’a ulaşmıştır. Oradan Gönen’in Keçeler köyüne gitmiş , karargahını orada kurmuştur. Şah İsmail, Gavur İmam ve Kürt Mehmet gibi çeteleri yanına alarak Gönen’e baskın yapmış orayı işgal etmiştir. 14.Kolordo Komutanı
