Yar, neler gelir, neler, neler benim aklıma;
İzmir’in dağları ve İzmir’in kavakları
Yörük Ali Efe’yle, Çakıcı, Çakırcalı
Çakıcı’nın öteki adıdır Çakırcalı…
Alsancak, Kordonboyu, Konak ve Kemeraltı
Hasan Tahsin ilk kurşunu tam da burda attı
Saat kulesi de şahittir, attı mı attı
…ve şehit olduğu yerdedir onun anıtı
Otuz Ağustos’ta yola çıkan kahramanlar
Fahrettin Altay Paşa ve atlı süvariler
Onlar, Dokuz Eylül’de İzmir’i kurtardılar
O kahpe düşmanı burda denize döktüler
İndirdiler gönderden Yunan’ın bayrağını
Binbaşı Şerafettin çekti, al bayrağımı
Selamladı milletim ay yıldızlı bayrağı
Sel olup akar gözümden sevinç gözyaşları
Yar, Dokuz Eylül’dür İzmir’in kurtuluş günü
Sakın ha! Unutma! Ulu Önder Atatürk’ü
Atatürk’ün önünde yedi düvel diz çöktü
Türk Ordusu düşmanı burda denize döktü
İzmir’de meltem diye güzel bir rüzgâr eser
İmbat eser, yüzüme vurur, göğsüm serinler
Hey! Hey! Diye haykırır, zeybek oynar efeler
İzmir’in dağlarını bekler, o mert efeler
İzmir Fuarı, Kültürpark ve Basmane Garı
Yar, ne yamandır, ne yiğittir Eşref Paşalı
Mor olur, Efelerin cepkeniyle şalvarı
Mor olur, Efelerin cepkeniyle şalvarı
Gel güzelim, gel her yer bin bir nimetle dolu
Sofra kurdum, İster boyoz ye, istersen kumru
Gel sen iki gözüm, gözüm Çeşme senden ulu
Nasıl da yaktı, yaktı beni Karşıyakalı
Yar, o nihavend şarkı geldi benim aklıma;
Sensiz hayat İzmirlim zor gibi geldi bana
Mirkelamoğlu ne güzel yazmış sanki bana
Yar, sende söyle, başkası girmesin şarkıma
Şair Kaynak, şarkı söylüyor, bekler Kordon’da
Mesela saat onda, buluşalım Kordon’da
Mesela saat beşte, buluşalım Menteş’de
Der gibi geldi bana, der gibi geldi bana
Sensiz hayat İzmirlim zor gibi geldi bana
14’lü hece ölçüsü ile… Muharrem KAYNAK
