Sanat ve kültür ile iç içe olanların dünya görüşleri çok farklıdır. Onların yaşama bakışlarını, ortam ve koşullar ne olursa olsun, aydınlık günlerin geleceğine umutla inanmalarını çok önemserim. Çünkü bir kenti kültür ve sanat besler. Bir kenti kent yapan, içinde yaşayan insanlardır.
Bu bağlamda, CHP Bandırma Belediye Meclis Üyesi Elif Didem Çidem’i de takdir ederim. Belediye Meclis toplantıları dahil yeri geldiğinde, partisinin grup kararına aykırı bile olsa inandığı doğruları çekinmeden dile getirir, Elif Hanım.
Elif Didem Çidem’in, sosyal medya hesabında yayınladığı son paylaşımının sizlere iletiyorum, şimdi:
“Birbirimizin mutluluğunu görerek yaşamak istiyoruz, kaderimizi değil.
Birbirimizden nefret edip, dışlamak istemiyoruz.
Bu güzel dünyada herkese yetecek kadar yer var. Ama ne yazık ki yolumuzu kaybettik. Açgözlülük, insanların ruhunu zehirledi, dünyayı nefret duvarları arasına hapsetti; bizi katliamlara ve acılara mahkûm etti. Hızımızı artırdık ama kendimizden kaçamadık. Bize daha fazlasını getiren makineler, bizi tatminsizliğe sürükledi. Bilgilerimiz, bizi kuşkulandırmaya yöneltti, zekâmız ise katı ve kaba yaptı. Çok fazla düşünüyoruz ama çok az şey hissediyoruz.
Makinelerden çok insanlığa ihtiyacımız var.
Zekâdan çok, nezakete ve iyiliğe…Bu özellikler olmadan hayat anlamsızlaşır ve her şey boşa gitmiş olur.
Umudunuzu yitirmeyin. Üzerimizdeki keder bulutu, açgözlülüğün gölgesinden başka bir şey değil.
İnsanların nefreti geçer ve diktatörler ölür. Ve halktan aldıkları güç, halka geri döner.
İnsanlar olduğu sürece, özgürlük asla yok olmayacaktır.”
Elif Didem Çidem’in değerlendirmelerine içtenlikle katılıyorum.
Benim de bu değerlendirmelere ekleyeceğim iki söz var.
İlki, ünlü İsveçli oyun yazarı ve film yönetmeni İngmar Bergman’dan:
“Dünyayı bir tek utanan insanlar kurtarabilir. Çünkü utanmak, ‘kibir’ denilen en büyük günahın panzehiridir. Yalanın, iftiranın, hırsızlığın, pişkinliğin, arsızlığın önündeki en büyük engeldir.”
Diğeri, antik İyonya’nın ünlü düşünürü Pisagor’dan:
“Bir deliye kılıç vermek ne kadar tehlikeliyse, ahlaksız bir insana güç vermek de o kadar tehlikelidir.”
Yazımıza, dünya şairi Nazım Hikmet’in dizeleriyle son verelim:
“Yeminimiz var hayat
Ne kadar inatlaşırsan inatlaş,
Yine de seni en güzel yerinden yakalayacağız
Zordur temiz kalmak,
Yalanın, ihanetin ortasında dimdik durmak
Ama hayatın koşuludur,
Onurlu, sabırlı, vicdanlı olmak”
