Aşkım Mamur, Bandırmalı bir öğretmendi.
4 yaşından beri kanser ve tekrarlayan sağlık sorunlarıyla güçlü bir şekilde mücadele verirken, 2019 yılında böbrek nakil ameliyatı geçirdi.
Son olarak, Bandırma Hafza Sultan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmenlik yaparken, henüz 34 yaşında vefat etti.
Uzun süren hastalığı boyunca yaşam sevincini ve yaşama bağlılığını hiç yitirmedi. Bu süre içinde, “Kişisel gelişim ve meditasyon” kitabını yazdı. Kardeşi Uğur ve ailesi, Aşkım’ın vasiyetini yerine getirerek, vefatından 3 ay sonra kitabı, “Canım Kendim” ismiyle yayınladı. Sevgili Uğur ve ailesini yürekten kutluyorum.
Uğur’un bana armağan ettiği “Canım Kendim”i bir solukta, duygulanarak okudum.
Aşkım Mamur’un, insanlara kendi güçlerini anımsatmayı, şifayı enerjinin diliyle anlatmayı ve “Hayat, bir strateji değildir” felsefesiyle yaşamayı ilke edinmeleri gerektiğini dile getiren kitabını çok beğendim.
Her satırı sevgiyi, farkındalığı ve yaşamın güzelliğini yansıtan “Canım Kendim”de yer alan bazı değerlendirmeleri sizlerle paylaşmak istiyorum.
KENDİ TABLOMUN BAŞYAPITIYIM
Aşkım Mamur, “Canım Kendim”in önsözünün “Hayat, bir strateji değildir” başlığı altında şöyle diyor:
“Unutma, hayat bir sanattır ve sen bu sanatın yaratıcısısın. Her bıraktığın iz, senin ruhunun, sevginin ve benzersizliğinin kalıcı bir ifadesidir. Bu kitabı yazarken niyetim, yaşamın içindeki görünmeyen mucizeleri, enerjinin dönüştürücü gücünü ve insanın kendi içindeki şifayı fark ettirmektir. Çünkü ben, hayatın hem karanlık hem aydınlık yanlarını deneyimledim. Küllerimden defalarca doğdum. Ve her defasında sevgiyle yeniden var olmayı seçtim. Bu kitap, sadece bir anlatı değil, aynı zamanda bir enerji alanı. Okurken, belki kendi içindeki ışığı, belki de uzun zamandır unuttuğun gücünü hatırlayacaksın. Belki de sadece bir sayfada, seni sana geri getiren o sessiz fısıltıyı duyacaksın.
Ben Aşkım Mamur,
Hayatlara sevgiyle dokunan bir öğretmen, kalplere huzurla ulaşan bir rehberim.
Bu kitabı, ‘doğru enerjiyle yönlendirilen bir hayatın’ mümkün olduğunu göstermek ve her okuyanın içinde saklı olan şifayı uyandırmak için yazdım.
Eğer bu satırlarda kendini bulursan, bil ki bu tesadüf değil, enerji, seni tam da olması gereken yere getirdi.”
“CANIM KENDİM” İFADESİ
Şimdi de, kitaba ismini veren “Canım Kendim” ifadesi şöyle açıklanıyor:
“Canım Kendim” ifadesi, kişinin kendine olan sevgisini, saygısını ve önemini vurgulayan samimi bir söylemdir. Bu ifade, kişinin kendi değerini bilmesi, öz şefkat göstermesi ve kendini önceliklendirmesi gerektiğini hatırlatan bir farkındalık ifadesidir. Hayatta herkesin zaman zaman durup, kendine ‘Ben de değerliyim ve kendime iyi bakmalıyım’ demesi gerekliliğini anlatır.”
HAYAT BİR SANATTIR
Kitapta, yaşama şu bakış anlayışı yer alıyor:
“Unutma, hayat bir sanattır ve sen bu sanatın yaratıcıcısısın. Her bıraktığın iz, senin ruhunun, sevginin ve benzersizliğinin kalıcı bir ifadesidir. Kendi özünü, yaşamın her anına sevgiyle dokuyan bir sanatçı gibi hisset. Her adımında, parmak izlerin gibi eşsiz, kalpten gelen bir iz bırakmaya devam et. Çünkü senin izlerin, dünyanın en güzel sanat eserini oluşturur.”
ZEYTİN AĞACI KOKUSU
“Canım Kendim” kitabında, “doğanın bütünleyici gücüyle meditasyon” bölümü de var.
Bölgemiz, zeytin diyarı.
Kitabın “Zeytin Ağacı Kokusu” bölümü şöyle:
“Zeytin ağaçlarının kendine özgü kokusu, doğanın şifasını taşır. Bu koku, zihninizi berraklaştırır, ruhunuzu sakinleştirir. Zeytin ağacının kökleri gibi, siz de köklerinize dönersiniz. Her bir nefeste, doğanın bu derin özüdür, sizde birikmiş olanları arındıran. Zeytin ağaçlarının yaşlı gövdeleri, size hayatın döngüselliğini hatırlatır ve her şeyi olduğu gibi kabul etmenizi sağlar.”
HAYAT VE ZORLUKLAR
Hayatın sadece ciddiyetle yaşanmayacağını vurguluyor, Aşkım Mamur. “Bazen içimizdeki çocukla dans etmeye de izin vermeliyiz, dozunu ayarlayarak” diye de ekliyor.
“Olmak istediğin kişiye giden yol, olduğun yerden başlar. Zorluklar öğretmendir” değerlendirmesinin ardından şu mesajı veriyor:
“Bazen bize olumsuz gibi görünen olaylar, aslında olmak istediğimiz kişiye dönüşmemiz gereken deneyimlerdir. Bu zorlukları aşarken, içsel gücümüzü keşfeder ve hedeflediğimiz benliğe adım adım yaklaşırız. Hayatta karşımıza çıkan her zorluk, bizi en iyi halimize hazırlayan birer basamaktır. Tıpkı bir tohumun çiçek açmadan önce toprağın karanlığında filizlenmesi gibi, biz de en parlak halimize ulaşmadan önce içsel dönüşümden geçeriz. Önemli olan, bu sürecin doğal bir parçası olduğunun farkında olmak, pes etmemek ve her deneyimi birer öğretmen olarak görmektir. Çünkü gerçek güç, karanlıktan geçip ışığa ulaşabilmektir.”
AN’I YAŞAMAK
“Yaşanmayan an, sonsuza dek eksik kalır” diyor, “Canım Kendim”
Gerçekten de öyle. Kısa sayılacak yaşam yolculuğunda büyük mutluluklar peşinde koşmaktansa, an’ı yaşamak ve anlık olaylardan mutluluk payı çıkarmak çok doğru.
Hataların da insan olmanın bir parçası olduğuna dikkat çekilen kitapta” Ben değerliyim. Hatalarım, değerimi azaltmaz. Her yeni gün, kendime olan sevgimi artırmak için bir fırsat. Kendimi olduğum gibi kabul ediyorum. Sevgiyle yaşamak benim doğuştan hakkım. Unutma, belki de bugün birinin hayatına dokunacağın gün, küçük bir iyilik, büyük bir mucizeye dönüşebilir. Sadece ‘SEVGİ’ ile dokunun” deniliyor.
HAYAL KURMAK
“Canım Kendim” de hayalin öneminin de altı çizilerek, “Hayal kurmak cesaret gerektirmez ama bazen bir hayal, insana cesaretin ta kendisini verebilir” deniliyor.
Hayal kurmak, tabii ki çok önemli. Hedeflere ulaşmanın ilk adımı, hayal kurmaktan geçer.
KAPIDAĞ YARIMADASI
Kitapta, “Kapıdağ”a da geniş yer ayrılmış. Bu doğa cennetinden, şöyle söz ediliyor, özetle:
“Kapıdağ, sadece bir yarımada değil; tarih, doğa ve kadim enerjinin buluştuğu, arayıştaki ruhlara yol gösteren bir köprü.
Kapıdağ Yarımadası, hem doğal güzellikleri hem de tarihi ve kültürel dokusuyla keşfedilmeye değer bir bölgedir. Eğer huzurlu ve doğayla iç içe bir tatil planlıyorsanız, burası iyi bir rota olabilir.”
HİÇBİR ÇİÇEK AÇMA PLANI YAPMAZ
Aşkım Mamur, kitabına, insan yaşamının bir stratejiye bağlanamayacağının altını çizerek, “Hayat, adım adım çizilen, başarıya giden bir yol değil, yaşanarak anlaşılacak bir bilinmezdir. Bizi, planlı olmanın ötesinde ‘hissetmeye’ davet eder. Çünkü gerçek yaşam, kontrol ettiğimiz değil, ‘katıldığımız’ andır. Planlanacak proje değil, sabah güneşiyle, gece sessizliğiyle şekillenen bir değişimdir. Hiçbir çiçek, açma planı yapmaz ve yine de her şey, tam vaktinde olur” diyor.
HİÇ DENEMEZSEN ASLA BİLEMEZSİN
“Canım Kendim”, yaşamda mutluluğu yakalamak için çaba harcamak, denemek ve her şeyden önce “kendini sevmek” olduğuna işaret ediyor.
Buna bağlı şekilde, şu önemli öneride bulunuyor:
“İnsanın, kendi kendisine olan sevgisini hatırlaması gerekiyor.”
Yine kitapta, yaşamı sürekli planlamaktan çok, “an”da yaşamanın önemine dikkat çekiliyor ve “Hayat, bir hedef değil, bir yolculuktur ve her yolculuk, ancak içinden geçerken anlam bulur” deniliyor.
SON ÜÇ ÇARPICI DEĞERLENDİRME
“Canım Kendim”in son sayfalarından üç cümleyle sonlandırıyorum, yazımı:
“Kendime olan sevgim, hayatımın en kıymetli hazinesi”
“Canım kendim, her gün daha da güçleniyor ve parlıyorsun.”
“Canım kendim, seni olduğun gibi seviyor ve kabul ediyorum.”
