14.Kolordu Komutanı Yusuf İzzet Paşa’ya ve Çerkes Ethem’e tehdiz<at telgrafları çekmiştir. Anzavur’un takibi için Çerkes Ethem Salihli Cephe’sinden Balıkesir’e çağrılmış ve görevlendirilmiştir.
Anzavur’un 2.isyanını bastıracak 2000 süvarili Çerkes Ethem kuvvetlerine , Demirci Efe, Aydın Cephesinden Danişmentli İsmail Efe komutasında 600 süvari zeybek ve Akhisar cephesinden 600 zeybek, Akhisar’dan Milli Müfreze, Soma’dan Selahattin Efendi komutasında çok güçlü bir süvari müfrezesi ve Balıkesir’den Keçeci Hafız Emin Bey komutasında bir süvari müfrezesi katıldı. Milli Kuvvetlerin başına Binbaşı Salih Bey getirildi. Bu kuvvetler Balıkesir’de birleşti. Çerkes Ethem kuvvetleri Susurluk ve Gönen yönüne hareket etmişti.. Anzavur Ahmet de en az Milli Kuvvetler kadar, 5000’e yakın birliğe sahip olarak Karacabey ve Kirmasti yönüne doğru yola çıkt. 15 ve 16 Nisan 1920’de Susurluk Kirmasti arasındaki , Yahya Köy’e yakın Taşköprü
mevkiinde Milli kuvvetler – Çerkes Ethem kuvvetleri- beş bin kişilik olduğu iddia edilen Anzavur ve Gavur İmam kuvvetlerini bozguna uğrattı. Kaçan kuvvetler sıkı takip edildi. Asiler Ban-
dırma ve Karabiga’da bulunan İngiliz gemilerine sığındılar. Bir süre Adapazarı civarında Milli kuvvetlerle savaştılar. İngiliz Karabiga karargah komutanı Avustralyalı Tedvan’dan Anzavur’un
Karabiga’ya geleceğini öğrenen çeteler ona bir tuzak kurdular. Onu bir Rum değirmeninde yakaladılar. Danışmanı Selim Sabri ve yaveri Şevki Bey vuruşarak öldürüldü. Mehmet Efe’nin attığı bir kurşunla yaralandı ve teslim oldu .Bir arpa ve yulaf tarlasında başı kesildi.. Gavur İmam lakaplı İmam Fevzi de Biga’nın düşman işgalinden kurtuluşundan sonra yakalanmış, Bandırma harp divanında yargılanmak üzere getirilirken kaçmaya teşebbüs etmiş ve öldürülmüştü (Kılıç, 86,87)). Anzavur Ahmet’in başı kesilen vücudu Biga’nın Buzağlık-Cihadiye – köyüne gömülmüştür
Çerkez Ethem bölgeyi isyancılardan temizledi. Bandırma’da sehpalar işledi. Çerkes Ethem ve ağabeyi Tevfik Bey kasabalarda darağaçları kurdular ve bir çok asi adamı astılar. Bu olaylardan bir hafta sonra 23 Nisan’da Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Çerkes Ethem’in bu başarısı onu ve kardeşlerini, milli ordu yokluğunda, saygı duyulan , çok önemli kişiler haline getirdi. Çerkes
Ethem’in Anzavur ve Gavur Imam kuvvetlerini yenmesi Kurtuluş Savaşı’nın önemli bir noktasıdır. Eğer aksi olsa idi Padisah ve İşgal kuvvetleri büyük moral kazanmış, düzenli ordunun kurulması
çok geçikmiş olacaktı.Bandırma Marmara kıyısında olduğu için , Boğazlar statüsünde sayılmış ve hiç bir gücün tam egemenliği altına girmemişti. Daha çok Milli Kuvvetler’in sözünün geçtiği bir kasaba idi. Bazen Anzavur güçlerinin bazen de Akbaş cephaneliğinin kaçırılmasından sonra İngiliz askerlerinin limana çıkarak yaptıkları gösterilere sahne oluyordu. 22 Haziran 1920’de başlatılan “Zafer Yürü-
yüşü ” harekatıyla Balıkesir’e giren Yunan birlikleri, toparlanmak için, bir süre beklediler
Türk birliklerinin dağıldığından emin olan Yunan Komutanı , Balıkesir’de bekliyen birliklere yardıma geçti . Selanik, Dedeağaç, ve İskeçe’den getirdikleri askerleri , 2 Temmuz 1920 günü sabah 5.00 de gemilerle Bandırma ve Erdek limanlarına çıkararak , buraları isgal etti. Bandırma’da direnme ile karşılaşmadılar. Karacabey ve Susurluk yönünde harekatlarını geliştirdiler. Yunan Başkomutanı Paraskevopulos işgalden üç gün sonra 5 Temmuz’da , Yunan Kıralı Konstantin ise 6 Temmuz’da
Bandırma’ya geldiler. (Aybek, 173-174) Çerkes Ethem’in Yozgat isyanını bastırmak için görevlendiril-
dıkten sonra Ankara’ya geldiğinde Mustafa Kemal Paşa tarafından karşılanması ve taltif edilmesi , Yozgat isyanını bastırdıktan sonra kuvvetleri ile birlikte Ankara’ya tekrar döndüğünde Çerkez Ethem bey ve kardeşleri , “ Ankara’da kendilerine yapılan gösterilerle, Anadolu’nun başkentinde dahi biricik güç , şeref ve sahibi adamlar olduklarını gördüler…Ethem ve kardeşleri kendilerini milli ihtilalin efendisi saymakla haklı görüyorlardı..düşüncelerine göre , bütün milli Anadolu varlığı Meclis ve Hükü-met onların tüfeklerinin kuvvetiyle yaşıyordu” (Şener, 53)
Milli orduya katılmaları konusundaki önerileri ve arabulucuların tekliflerini red etmeleri üzerine Ankara hükümeti ile ihtilaf büyüdü. Mustafa Kemal 27 Aralık 1920’de Batı Cephesi KomutanıAlbay Ismet Beye ve Güney Cephesi Komutanı Refet Bey’e şu telgrafı çekti; “Kütahya’daki Kurulun ( Balıkesir mebusu Vehbi, Saruhan mebusu Celal Bayar, Ethem’in ağabeyi Saruhan Mebusu Reşit Bey, Eskişehir mebusu Eyup Sabri, Antep mebusu Kılıç Ali‘yi kapsayan öğüt kurulu) cevabı, Kuvvayı-ı
Milliye işinin artık barış yoluyla ve siyasetle çözümünün mümkün olamayacağını ispat etmiş ve sorunun kuvvet zoruyla çözümlenmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bunun son safhasını şimdiden Meclise bildirmeye ihtiyaç yoktur. Başarı ile sonuçlandırırsak , Meclisin yaptıklarımızı onaylayacağı kuşkusuzdur. Haklı olduğumuzu ispat edecek yeteri kadar belge ve delillerimiz mevcuttur”. (Şener, 106)
