Kurul, Kütahya’da Çerkez Ethem’in misafiri iken , 29 Aralık1920 günü, Ethem odasına çekildi, sinirlerinin çok bozuk olduğu sırada Meclise ağır ithamlarla dolu şu telgrafı gönderdi; Özetle“-Bu israflar içinde savaşa devam olanağı kalmıyor. Bir yıldan beri devamlı toplantı halinde bulunduğunuz halde , bu süre içinde yaptığınız en büyük iş, kendi maaşlarınızı 300 -400 liraya çıkarmak olmuştur. Herhalde aylardanberi ordu arasına sokulan fitneden haberdar edildiğiniz halde, bir gizli oturum ile bunları giderme ve önleme yürekliliğini göstermediniz…
Hükümet üyelerinin herbirine dalkavukluk ederek kutsal görevinizi kişisel çıkarlarınıza feda etmiş görünüyorsunuz..” (Ethem, 176) diye yazıyordu. Çerkes Ethem kuvvetlerinde 2326 milis (bunun 200 ‘ü piyade), 159. Alayın tam mevcudu 4650 kişi, 6 makineli tüfek, 4 top vardı. Batı Cephesi Komutanı İsmet bey ve Güney Cephesi komutanı Refet Beyle çatışmalar oldu. Milli ordu bu arada I.İnönü zaferini kazandı. 11 Ocak 1921’de Yunan ordusunun nihayet mağlubiyeti kabul ederek çekilmekte olduğu haberi alındı.Çerkes Ethem için üç seçenek vardı; Düzenli orduya teslim olmak, Dağa çıkarak özgürlüğü seçip mücadele etmek, ya da Yunanlılara sığınmak.
Ethem bey kardeşlerini ve yaveri Sami Bey’I Yunanlılarla görüşmeye gönderir. Ateşkes imzalanır. Yunanlılara sığınma talebinde bulunur. Yunanlılar onun şartlarını kabul eder.
Önce kardeşleri Reşit ve Tevfik Beyler sığınır. Onların sağlık haberi gelince o da sığınmaya karar verir. 25 subay ve 700 kişilik birlik Yunan tarafına geçer. Diğerleri serbest bırakılır. Ethem Bey
bir türlü sığınma eylemini gerçekleştiremez. 50 kişilik seçkin birliği ile dağa çekilir. Manyas, Sındırgı, Susurluk dağ köylerinde bir süre kalır ve arkadaşlarıyla birlikte barınma şartlarının zor-
laması nedeniyle Yunan kuvvetlerine sığınma isteğinde bulunur. Susurluğa gelen Yunan Kaymakami Alexander ile, bir yörük köyünde Ermeni bir tercüman aracılığıyla anlaşırlar. Beraberce Susurluğa gelirler. Susurluk hükümet konağında- şimdi Atatürk heykelinin, bayrak direğinin ve kahve hanenin bulunduğu yer –Çerkes Ethem Yunan komutanına teslim olur. Arkadaşları silahlarıyla köylerine bırakılır. Susurluğa gelmis olan kardeşi TevfikBey , kaymakam Alexander, Tevfik Bey’in refakat memuru Yorgiyadis , Şevket Bey ve birkaç arkadaşı ile birlikte Çerkes Ethem Susurluk Garında (açılışı 16 Aralık 1912) 1920 yılı Şubat’ının sonlarında bir günde trene binerek İzmir’e hareket ederler.
X
Birinci Dünya Harbi sırasında ve sonrasında , Türkiye Cum-huriyeti 29 Ekim 1923’de kuruluncaya kadar Susurluk’taki Borasit madeni üretim, ulaşım, ve yönetim açısından bir çok çetin
sorunlarla karşılaştı.
Borax Consolidated şirketinin Londra’da kuruluşundan sonra the Societe Lyonnaise’e ait Aziziye köyündeki pandermite (calcium borate) madeni de ayni şirkete geçti. Zaten Sultançayır ve Aziziye madenleri arasında yeraltı tünellerinden biribirine geçilebilecek kadar yakınlık vardı. Borax Consolidated’in İstanbul’daki acentası Fransız David, Societe Lyonnaise’inki ise Levanten Aristide Tubini idi. Tubini ayni zamanda madenin işletmesinden de sorumlu idi. Tubini ailesi Saray’a çok yakın bir banker ailesi idi. 1843 İstanbul Katolik doğumlu Aristide Tubini İstanbul iş çevrelerinin güvendiği, itibarlı, etkinliği geniş ve zengin bir iş adamı idi. Tepebaşındaki köşklerini Amerikan Büyükelçiliğine kiralamışlardı. Kadıköy’de ve Boğaz’da büyük malikaneleri vardı. Madenlerin birleşmesinden doğan yeni firmanın İstanbul temsilciliğini Tubini’nin yapması çok doğaldı. Fakat Borax’in Istanbul acentası David uzun bir süre görevini devretmemekte direniyordu. Mayıs başlarında Borax yöneticisi olarak görevli olarak Istanbul’a gelen Daniell, David’in hem Sultançayır’daki madende hem de Bandırma depolarında büyük yolsuzluklar yaptığını saptadı. Ve işleri yeni bir düzene sokmakla, İngiltere’deki merkez tarafından görevlendirildi (Tatlıoğlu 87-98)
Tubini’ önerisi ile madene Baş Mühendis ve İşletme Müdürü olarak, iki buçuk yıllık bir süre için, Fransız Pierre Coulbeaux atandı. Göreve başlayışının üçüncü haftasında, 1890’dan beri madende bu görevi yapmakta olan kimya mühendisi, Newcastle upon Tyne doğumlu , İngiliz, Charles J. Bunning’le uyuşmazlığa düştü. Bunning iri yarı, güleç yüzlü, “workaholic” biri idi. Ailesi ile birlikte madende yaşamakta idi.
