GÜRAN TATLIOĞLU
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. SUSURLUK’TAN NEW YORK’A VE LONDRA’YA 26

SUSURLUK’TAN NEW YORK’A VE LONDRA’YA 26

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kafkasya’dan gelen Çerkeslerin iyi yönetildiklerinde dIsipline uyduklarını ve dürüst olduklarını , şu anda istihdam edilmeyen Arnavutların isyankar ve kurallara uymadıklarını fakat lider bir kişiye bağlı olduklarını,temiz olmayan Müslümanlar sayılan Nogay ve Tatarların ağırbaşlılıktan uzak, gösterişe meraklı olduklarını, Bulgaristan ve Makedonya’dan gelenlerin disiplinli ve itaatkar olduklarını, yerli Türklerin ise madende çalışmadıklarını , çiftçilik yaptıklarını yazıyor.

1902’de J.W. Whitall & co.’nin   Susurluk nehri  yoluyla Karacabey’e kadar ham maden taşımacılığının gemiyle yapılması  projesi gerçekleşmiyor. Aslında proje 1882’de hazırlanmış sonuca varılamamış.1911’de Campagnie chemin de Fer Smyrna – Cassaba-, Bandırma – İzmir arası demiryolu inşa ihalesini alıyor. 1914’den önce hattın tamamlanıp tamamlanmadığı bilinmiyor. Fakat Birinci Dünya Harbi’nde bu hat çok kullanılmıştır.

4 Nisan 1915’de madenin teknik müdürü Bunning Balıkesir’den gelen iki koruma ile Çorum’a gönderilmek üzere   madenden alındı. Hastalığı nedeniyle, Balıkesir’de tutuklanan Bunning’in , sevki geçikti. İstanbul’da yapılan girişimler sonucu, 19 Nisan’da İçişleri Bakanı Talat Paşa tahliye emri verdi. 15 Nisan’da biri Alman, biri Rum, iki kişi bir devlet yetkilisi nezaretinde madene geldi ve Harp Bakanı Enver Paşa’nın emriyle madene el koydu. Yönetim Almanlara geçti. Harbi İngiliz ve Amerikalılar kazanınca Bunning tekrar madendeki görevine döndü.

30 Aralık 1918 tarihli Baker’a yazdığı mektubunda şöyle diyordu; ’’ Eşkiyalar tarafından sarıldık. Bir subay, iki astsubay ve o sekiz asker 29 Ekimde Almanları öldürmek için geldi. 1000 lira kağıt para verince öldürmekten vazgeçtiler.  Almanlar çok korku. Ertesi gün gittiler. Tünellerde zarar yoktu. Makine ve araçlarda vardı. Demir aksam çalınmıştı. 7.5 km uzunluğundaki Teleferik zinciri Çanakkale boğazını kapatmak için kullanılan ağları asmada kullanılmak üzere Çanakkale’ye  götürülmüştür’’ Bunning, hapiste olduğu sıralarda Türklerden eziyet görmediğini , tam aksine yardım gördüğünü yazmaktadır.

Susurluk’taki Boraks’ımüdürlüğü  görevine 1920’de Faulkner getirilmiş, onunla Bunning arasında sürtüşmeler başlamış , Londra’daki genel müdür Baker, en sonunda 1922 Ağustos’unun 28’inde Bunning’i görevden almış ve Bunning İngiltere’ye dönmüştü.

Bu sırada Türk – Yunan savaşının üçüncü ve son safhası yaşanmaktaydı. O tarihlerdeki mektupları incelendiğinde Baker’in olup bitenlerden tam olarak haberdar olmadığı anlaşılmaktadır . I ve II. İnönü ve Sakarya Savaşları, Başkomutanlık Meydan Muharebesi ve sonuçları hakkkında fazla bilgisi yoktur. Türk ordusu İzmir’e girdiğinde Maden’de bulunan İngiliz aileleri, Faulkner, eşi ve çocukları dahil İstanbul’a gitmek için harekete geçerler. 1922 yılı sonbaharında Faulkner, Baker’a yazdığı raporda şöyle diyordu : ‘’5 Eylül sabahı Yunan cephesinin bozulduğu ve Susurluk’ta bulunan Yunan askerlerinin oradan ayrılmak üzere olduğu haberi geldi. Biz uzun zamandır savaşın sürdüğünü biliyorduk. Fakat anormal bir şeylerin  olduğu haberi ilk kez geliyordu. Ömerköy’deki istasyon şefini  telefonla aradım. O durumun ciddi olduğunu ve istasyonu  terk emrini aldığını söyledi.  Maden’deki Yunan askerleri Susurluk’taki Yunan askerlerinin çekıldiği ve cephenin bozulduğu konusunda haberleri olmadığını söyledi. Onlara verilmiş yeni bir emir de yoktu. Susurluk’taki Yunan komutanıyla görüşmek için Susurluğa gittim. Henüz bir emir almadıklarını ama her an bir emir beklediklerrini söyledi. Onların korunmasını istiyorsam iki saat içinde Susurluk’ta toplanmamızı istedi. Bunun imkansız olduğunu söyledim. Omuz silkti. Madendeki Rum ve Ermenilerin onlarla birlikte terketmelerini ve onlara acele etmelerini söylememi istedi.eğer İngilizler kalmak istiyorsa onlar için durumun güven verici olduğunu söyledi. Ben Madene döndüm. Rum ve Ermenilere durumu anlattım.Çoğu gitmek istemedi. Gitmeleri için zorladım.

Saat üçte hepsinin birikmiş alacakları  ödenmişti ve madenden ayrılmışlardı. Bazıları kadınlari ,çocukları ve eşyaları götürecek araba bulamamıştı, geride kalmak için  direniyorlardı. Biz sabahki  erken trene yetişememiştik. Eşyalarımızı Susurluğa taşıyacak aracımız yoktu. Rum ve Ermenileri göndermek için uğraşırken kendimizi unutmuştuk. Durum sakinleşinceye kadar benim burada kalmam zaten görevimin gereği idi, Susurluğa varan Rumlar ve Ermeniler, ben Susurluk’tan ayrıldıktan sonra, hemen Yunan askerlerinin orayı terk ettiğini öğrendiler. 

Bandırma– Balıkesir arasına mültecileri almak için gönderilen tren gece 10’da kasabadan geçmişti. Çok az kimse trene binebilmiş ;Dr. Joannides, bakkal Verepoulos ve ailesi ve ustabaşı Manouk. Doktorun Istanbul’a varabildiğini öğrendik. Diğerleri hakkında bir bilgimiz olmadı. Diğerleri Bandırma’dan  başka yere gidemiyeceklerini düşündüklerinden Susurluk’ta kalmışlar. Susurluk’taki müdür onların madene dönmesini istemiş. Ermeniler bunu red etmiş.Yunan askerleri dönünceye kadar Susurluk’ta kalmak istediklerini ısrarla tekrarlamışlar.

SUSURLUK’TAN NEW YORK’A VE LONDRA’YA 26
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Yenihaber Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin